Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Kişisel Gelişim | Eklenme Tarihi 19-05-2012
0
Görgü ve Nezaket Kuralları

Günlük hayatta her ne kadar çok fazla dikkat etmesek de bir çok görgü ve nezaket kuralını uyguluyoruz. Ancak bazı anlar oluyor ki ne yapa
Ancak bildiklerimiz bazen yetersiz kalabiliyor. İnsanların mutluluğu birbirleri ile olan ilişkilerine bağlıdır. Ancak bu ikili ilişkilere ne kadar dikkat ediyoruz burası tartışılır. İşte bu ilişkilerimizi daha iyi bir noktaya taşımak için yapmamız gereken bazı nezaket kurallarını bildiğim kadarıyla sizlere aktarmaya çalışacağım.. Görgü ve Nezaket Kuralları hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz Bilgi Yayınevine ait Görgü ve Nezaket Kuralları kitabını satın alabilirsiniz. Bu yazı dizisinin kaynağı Görgü ve Nezaket Kuralları kitabıdır. cağımızı bilemiyoruz. Hayatımızın her anında yazılı olmayan bazı kurallara uymak zorundayız. Bu kurallar her topluma göre değişir. Her insan toplumunun yazılı olmayan kurallarını doğumdan itibaren öğrenmeye başlar.
Lafı çok uzatmadan günlük yaşamda uyulması gereken nezaket kuralları ile Görgü ve Nezaket Kuralları Yazı Dizisine başlayalım. Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Bekarlar için çok tuhaf ama birden aklıma gelen bir yemek tarifi paylaşıyorum, denemekte fayda var
Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Genel | Eklenme Tarihi 27-03-2012
1
Geçtiğimiz günlerde cevizlibağ ‘da üst geçitte saadet partisinin baslattıgı bır imza kampanyası gördüm.Pembe metrobus yani kadınlara ozel metrobus.Hacı amca iyi diyorsun güzel diyorsunda sosyal devlet anlayısına uyuyor mu bu ? yanı madem ayıracaksın kadın ıle erkeklerı benım daha guzel bir fikrim var?
Erkekler komple anadolu yakasına yerlesıcek kadınlarda komple avrupa yakasına bence muthıs cunku pembe metrobus ten ındıkten sonra , bu kadın pembe kaldırımda yurumeyecek.Bu yuzden tamamen ayırmak, haremlık selamlık olmak ıcın benım projem daha mantıklı.
Fikirlerim bununlada bitmedi
Mescitbus projemde var yani icinde namaz kılınabılen zemını manyetık olarak kıbleye donen metrobus,icinde abdest alınabılecek ve namaz kılınabılecek tabıkı bunada badem bıyıklı ve sakallı abılerımız kullanabılecek. Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Genel, Nedir | Eklenme Tarihi 25-03-2012
0
Yunus Emre’nin Felsefesi
Yunus Emre’ye göre insanın iki yönü vardır. İnsan, bir yönüyle ruhsal ve tanrısal, diğer yönüyle maddi ve dünyevidir. İnsan, ruh ve bilinç olarak evrenin yaratılışından ve dünyaya bir bedenle gelişinden önce vardır ve huzur içindedir. İnsanın bu iki yönüne bakan iki “ben”i vardır: Nefis denilen ve bedenle ilgili lan kişisel beni; aşk denilen ve tanrıyla ilgili olan aşkın beni. Aşkın ben, yalnızca iyi ve doğru şeyler yaparak Tanrıya yaklaşmaya çalışır.
Bedenin ve dünyanın etkileri insan üzerinde tutku ve şehvet olarak gerçekleşir; ruh ve tanrının etkileri ise aşk ve sevgi olarak. Mutsuzluğun, erdemsizliğin ve kötülüğün kaynağı, beden ve dünyadır. Mutluluğun, erdemin ve iyiliğin kaynağı ise ruhsal yaşam ve tanrısal aşktır. Bedenin arzuları, zevkleri ve tutkuları, insana kötülük yolunu açar; insanı huzursuz eder. Bedensel yönünü önemseyen, bu dünya hayatını seçen insan mutlu olamaz. Çünkü insanın bedensel gerçeği ölümdür. Ölüm gerçeğinin bilincinde olmayan insan, erdeme zıt davranışlar sergiler: Yalan, fesat, kavga, mal mülk segisi, kin gütmek, kendini beğenmek ve bencillik erdeme zıt davranışlardan bazılarıdır.
Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Nedir | Eklenme Tarihi 25-03-2012
0
Ahlak Felsefesinin Temel Kavramları
İyi : Ahlakça istenilir olandır.
Kötü : İnsanın yapmaması gereken şeylerdir.
Erdem(Fazilet) : İradenin ahlâki iyiye yönelmesidir.
Sorumluluk : Bireyin yaptığı davranışların sonuçlarını üstlenmesidir.(Özgür iradeyle yapılır.)
Vicdan : Bireyin kedi eylem ve tutumunu değerlendirme gücüdür. Kaynağı konusunda iki farklı görüş vardır. Birincisi vicdan gelişim ürünüdür. Yani insan kendi vicdanını geliştirebilir. İkincisi vicdan yaratan tarafından insana sunulmuştur. Doğduğunuzda ne kadar vicdanlı iseniz o şekilde ölürsünüz.
Özgürlük : Kişinin iradesiyle iyi yada kötüden birini seçme halidir.
Mutluluk : Ahlâki eğilimin sağladığı ruh huzurudur.
Ahlâk Yasası : Ahlâki eylemleri belirleyen, uyulması ahlâk açısından gerekli olan genel geçer kurallardır.
Ahlâki Karar : Ahlâka uygun alınan kararlardır.
Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Siyaset | Eklenme Tarihi 17-03-2012
0
1950′lerden günümüze birbirini siyası tavır olarak takip eden, yurdum insanlarını cehalete sürükleyerek ağzındaki lokmayı alıp zengin olan, memleketin topraklarını, kurumlarını ecnebilere satan, dünyanın terk etme çabasındaki eski ve tehlikeli teknolojilere yatırım yapan, karşıt görüşleri sudan sebeplerle parmaklıklar ardına koyan bir vatan 18 Mart’ta kurtulmuş mudur? …ve şehitler ne için ölmüştür? Yazık bize…
http://www.facebook.com/Ylmzsrht
http://twitter.com/SerhatYilmaz_
serhatyilmaz24@gmail.com
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim, Siyaset | Eklenme Tarihi 02-02-2012
0
Evet uzun zamandır yazı yazamıyordum ama artık dayanamadım bu haberi görünce yazamadan edemedim. Her ne kadar bu yazıyı yazmak istesem de aklımdan acaba bende hapis cezası yermiyim sorusu geçiyor. Allah’tan eleştirdiklerimiz bizleri takip etmiyor da sıkıntı yaşamıyoruz
Türkiye basın özgürlüğü konusunda sınıfta kalmış bir ülke olduğunu zaten bundan önce yaşanan onlarca olay ile göstermişti. Ancak bizim ülkemiz hiç elindekilerle yetinir mi tabiki yetinmez. İşte bu vasatlığı dahada arttırmak adına yapılmış bir çalışmayı aktarayım sizlere.
Bir üniversite öğrencisi ki bu üniversite Karadeniz Teknik Üniversitesi bir yazı yazıyor. Haberlere göre öğrenci KTÜ yönetimini eleştiriyor. “ Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi 2′inci sınıf öğrencisi Gizem Görnaz, Evrensel gazetesinin ‘Genç Hayat’ ekinde, üniversiteye kayıt sırasında bağış adı altında alınan 100 liraların, KTÜ Güçlendirme Vakfı’nın kasasına girdiğini yazdı ve üniversite yönetimini suçladı. ” diyor haber merkezleri. Şuana kadar her şey normal. Ancak asıl tuhaflık bu yazıdan sonra yaşanan hadisede. Sonra bizim KTÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özen hemen gidip Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘Basın yoluyla hakaret’ suçlamasıyla şikâyette bulunuyor. Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim | Eklenme Tarihi 01-02-2012
0
Öğrenciler kendi internet radyolarını kuruyorlar
Öğrenciler kendi sorunlarını dile getirmek ve boş vakitlerinde zamanlarını geçirebilecekleri bir internet radyosu kuruyorlar. İstanbul Zeytinburnu Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri tarafından başlatılan proje tüm Türkiye’den programcılar bekliyor.
Henüz test yayınlarını yapan öğrenci radyosunun şuan İstanbul Zeytinburnu ve Bahçelievler’de iki yayın stüdyosu bulunuyor. Öğrencilerin seslerini duyurabilecekleri, haklarını arayabilecekleri aynı zamanda dinlerken eğlenecekleri bir radyo olacak.
Tüm Türkiye’den Öğrenci Radyosuna Programcı Bekliyoruz
Türkiye’nin tek öğrenci radyosu olan Radyo Tenefüs kurucusu Kürşad ALTAN “Tüm Türkiye’den programcı bekliyoruz.” dedi.
Kürşad ALTAN Radyo Tenefüs’ün şuan kurulum aşamasında olduğunu ve kısa bir süre içerisinde eksiklerini tamamlayacaklarını belirtiyor.
İstanbul Öğrenci Meclisi’nin ve bir çok ilçe öğrenci meclisleri tarafından desteklenen projede birçok ilçeden programcıların olduğunu ve öğrencilerin dikkatini çekmeyi başardıklarını söyleyen ALTAN proje için öğrenci arkadaşlarından destek istedi.
Radyoyu dinlemek için http://www.radyotenefus.com’a girmeniz yeterli. Ayrıca sosyal medyada Radyo Tenefüs adreslerine aşağıdaki linklerlen ulaşabilirsiniz.
Facebook : http://www.facebook.com/radyotenefus
Twitter : http://www.twitter.com/radyotenefus
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen babaeren | Kategorisi Genel | Eklenme Tarihi 20-01-2012
0
İstanbul Türk şehridir diyen halt etmiş. İstanbul işgal edilmiş, sokaklarda binlerce ermeni, kürt v.s olduğunu iddia edenler Türkiye Cumhuriyetine ve Türk milletine hakaret ederek İstanbul sokaklarında boy göstermişlerdir.
Katil devlet hesap verecekmiş bak sen şu slogana devlet derken sen kimi kast ediyorsun uzaylılarımı kast ediyorsun yoksa devlet üzerinden Türk milletinimi kast ediyorsun.. .Bir devlet katilse o devlette bulunan o devleti devlet yapan insanlarda melek değildir.
İşin özeti devlet=millet.Yani bunların gözünde ermeni ve kürt olmayanlar katil..İstanbul işgal edilmiş bir durumdadır.Onlarca askerin şehit edilmesinde sesliğe bürünen bir şehirde bir ermeni öldüğünde sokaklar meydanlar dolup taşıyorsa Türk devletine ve milletine hakaret ediliyorsa bunun adi işgaldir.Siz nasıl algılarsanız algılayın artik.İster demokrasi deyin ister özgürlük istersinizde hak.. Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Bahtiyar | Kategorisi Genel | Eklenme Tarihi 23-12-2011
2
Merhaba
İlk kez bir sitede düşüncelerimi yazıya dökerek farklı görüşülü kişilerle yada aynı görüşlü kişilerle paylaşmak gercekten güzel bir şey.İlk yazımı site içindeki bir takım materyallerdeki acıklamalara değinmek için yazamak istiyorum.
Amac bölümündeki yazıda sürekli Türklüğün üstünde durulmuş hep türk genci….diye hep Türklük öne sürülmüş.Burdaki ‘Türk yerine Türkiye Genci denilmesi daha mantıklı olmaz mıydı? Çünkü Türkiye sınırları içerisinde Türk de Kürdü de Lazı da vardır.Herkez düşüncelerini özgürce dile getırecekse amac bölümündeki bu yanlıslık düzeltılmelidir.Bu siteye giren kürt yada lazı amac bölümünü okuduktan sonra düşüncelerini söylemekten cekinebilir.Bu sitede asıl amac herkez istediği konu hakkında dusuncelerını yazacaksa bu amac bölümündeki yazı değiştirilmelidir.Amac bölümünde türklük üzerinde bu kadar durulmasını ve bu konunun tekrar düzenlenmesını canı gonulden istiyorum. Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen babaeren | Kategorisi Genel | Eklenme Tarihi 22-12-2011
0
Uzun zaman oldu neredeyse birkaç kelime satır yazı yazmayalı…
Yazmak istiyorum ama elim ne kaleme nede klavyeye gidiyor.Oturuyorum düşünüyorum kendi kafamda yorum yapıp çizip yazıp oturuyorum..
Yol uzun yol kısa kimimize ama ne var ki hayatın sonu hepimiz için aynı..Kendimizi o kadar yıpratıyoruz ki bunun farkına çok uzun zaman sonra varıyoruz..
Düşünce denizinde kaybolmaya yüz tutarken bir can simidi denizin üstünde tutunmayı sağlıyor..Her şey öyle hızlı gelişip gidiyor ki ne geleni ne gideni nede geleceğe yönelik bir şey yapılabiliyor.. Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim, Siyaset | Eklenme Tarihi 21-12-2011
0
Ülkemizin kanayan yarası haline gelen atanamayan öğretmenler ve kazanamayan öğrenciler. Binlerce öğretmen olmuş ancak atanamayan öğretmen varken okullarımızda öğretmen yokluğundan dolayı dersler boş geçiyor.. Milli Eğitim Bakanlığı sözün tam anlamıyla cinlik yapıyor. Öğretmenlere yapılan yatırımları boş görüyorlar herhalde.
Milli Eğitim Bakanımızı buyrun bir tanıyalım.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer Kimdir ?
1956 yılı Karaman’da doğumludur. İlköğretim, orta ve lise eğitimini Karaman’da tamamlamıştır.
1974-75 öğretim yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesini kazandı ve bu fakültenin “İşletme Yönetimi ve Politikası” bölümünden 1978 yılında mezun oldu.
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinde 1980 yılında “Personel Yönetimi ve Endüstriyel İlişkiler” yüksek lisans programını, 1984 yılında “Örgütsel Davranış’ alanında doktorasını tamamladı.
Bu arada, 1980 yılında. Marmara Üniversitesi İktisadi ve idari Bilimler Fakültesinde asistan olarak göreve başladı. Doktora çalışmalarının tamamlanmasından sonra, 1985 yılında Yardımcı Doçentliğe atandı. Aynı fakültenin Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalında, 1985 yılında Doçent, 1994 yılında Profesör oldu. Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Araştırmalar, Edebiyat, Eğitim, Tarih | Eklenme Tarihi 21-12-2011
1
Daha çok mütareke döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında yaptığı coşkulu konuşmalarıyla tanınan siyaset adamı şair ve yazar. 1885 yılında İstanbul’da doğdu. Tanzimat döneminin tanınmış bilim ve devlet adamlarından Apdülladif Suphi Paşanın oğluydu. Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) bitirdikten sonra ilkokul öğretmeni olarak çalıştı. Ayasofya Rüştiyesinde Hitabet ve Fransızca, Darülfünün-ı Osmani’de (İstanbul Üniversitesi) Türk İslam Sanatı dersleri okuttu. 1920′de ilk Türkiye Büyük Millet Meclisine Antalya Milletvekili olarak girdi. Aynı yıl ilk İcra Vekilleri Heyetinde Maarif Vekilliğine getirildi.
Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Dünya, Siyaset | Eklenme Tarihi 21-12-2011
1

Ermeni Meselesi
Son günlerde herkesin ağzında bir Fransa’dır gidiyor. Sözde Ermeni Soykırımı yaptığımızı kabul etmeyenleri para ve hapis cezasıyla cezalandıracaklarmış. Yahu bu bir kere demokrasinin, özgürlüğün tanımına aykırı. Böyle bir yasanın geçmesi bize ne kaybettirir bilmiyorum ama Fransa için düşünceye vurulmuş ağır bir darbe olacaktır.
Sürekli bizleri eleştiren fransızlar acaba bu yasayı kabul ederlerse ne diyecekler.. Bu işin fransa boyutundan çok Türkiye boyutunu tartışmak lazım.
İktidar sürekli Türkiye’nin sözü geçer bir ülke haline geldiği, güçlendiği noktasında açıklamalar yapıyor. Ancak malesef söylenen sözler ile yaşadıklarımızın birbirinden zıt olduğunu görmek çok zor olmasa gerek. Avrupa’da sözümüzün geçtiğini söylemek ne kadar mümkün ? Hadi Avrupa’yı geçelim kendi bölgemiz olarak gördüğümüz Ortadoğu’da sözümüz ne kadar geçiyor ? Ortadoğu’da ne kadar yaptırım gücümüz var. Komşu devletlerle sıfır sorun politikası ters tepmiş durumda bütün komşularımızla müthiş sorunlar yaşıyoruz. Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>
Ekleyen Muhittin Yalçın | Kategorisi Genel | Eklenme Tarihi 21-12-2011
0
Sevdikçe sevesim geldi, hep sevdim, her an, her gün. Günler geçti yine sevdim, ama hayatımın korkusuydu bu aşkın sonu. Bu kadar sevmenin bir mutsuzluğu olacaktı elbette. Sevdim sevdim sevdim… Ve beklediğim o son geldi. Geçen günlerin anlamını yitireceğini söyleyenler vardı, hep gördüm, hep dinledim sessizce onları. Ancak bilmiyorlardı. Sessizliğimin onları önemsemediğimden değil, çok sevdiğimden olduğunu. Ne o anlamını yitirdi, ne de gözümün önündeki silueti. Bütün çizgileri hala ilk gördüğüm günkü gibi canlı ve gözlerindeki parıltı hep aynıydı. Ben miydim onun o güzelliğini bunca abartan yoksa abartılı mıydı hakikat. O benim hakikatimdi. Evet evet öyleydi. Gözlerimin gördüğü tek hakikat. Hayatımın olur verdiğini sandığım sevdiğim, kıymetlim. Ama bazen insan yalnızlığı, mutsuzluğu da tadıyormuş illaki. İllaki ta baştan düşünüyormuş mutsuzluğu, ta en baştan korkuyormuş kaybetmekten. Ben de öyle kaybettim sevdiğimi. Hep korktum hiç belli etmedim ona ama hep en büyük korkumdu. Elbette herkes gibi sizde kimse vazgeçilmez değildir ve aşk koca bir yalandır diyeceksiniz. Hatta bu yazıyı okuyanlar. Aşkı bilimsel olarak bile açıklayacaklar kendilerince. Ama ben biliyorum ki, herkesin hissettiği aşk, hakikatidir. Aşk insanların anlam vermekten korktukları hakikatleridir. Sevdiğini söylemekten korktukları, gerçeklerden hep kaçtıkları ve kaçtıkça yakasını bırakmayandır. Öyleyse aşk gerçektir. Soyuttur bazense somuttur. Ne olursa olsun asıl olan yıllara rağmen eskimeyen gözlerdeki o siluettir. Yazinin Devamini Oku »
=htmlspecialchars(stripslashes($sayfa_sayac_ayar['sayac_bilgi_sablon']));?>