2010 Referandum Değerlendirmesi

12 Eylül günü gerçekleştirilen referandum %57 Evet , %42 Hayır ile sonuçlandı. Bu sonucun vatana, millete hayırlı ve uğurlu olmasını haktan niyaz ederim. Ben “Hayır” ın daha yararlı olacağını düşünüyordum. Bu yüzdende “Hayır” safında yer almıştım. Hâlen hayırda ısrarlıyım. Ama Türk Milleti “Evet” i daha yararlı görmüştür. Bu sonuca saygı duyuyorum.  Darbecilerin yargılanmasını isteyenler hükümetin hazırladığı pakete güvenerek, hükümete inanarak evet oyu vermiştir.  Darbecileri yargılamak hükümetin asli görevidir. Eğer hükümet apo konusunda yaptığı gibi yaparsa bu ülkede yatacak yerleri kalmaz diye düşünüyorum. Apoyu asmayı bırakın yanına arkadaş gönderdi, yattığı yeri genişletti. Darbecileri yargılayamaz da aklarsa vay bu milletin haline.

Umarız ki her şey başbakanın dedi gibi olur. Başbakan’ın siyasetçi olarak söylediği yalanlar neticesinde bize pek güven vermemektedir. Şahsına saygımız olmasa da, makamına olan saygımız ve gençler olarak yaşına olan saygımız var.  Türkiye’de yaşanan sıkıntılar gün geçtikçe büyüyor. Bu yazımda ne ekonomik sorunlardan ne sağlık sorunlarından nede eğitim sorunlarından bahsetmeyeceğim. Ama Türkiye’de çok fazla sıkıntı var. Bu sorunların çözümünde devlet ne yapıyor göremiyoruz. Çünkü bize bir şey anlatmıyorlar. Belediye yardım edecek oluyor bizim haberimiz olmuyor ki ihtiyacı olanlara duyuralım. Teşkilatlarına gidip gelmek gerekiyor. Hâl böyleyken devletin yardımlarına gölge düşüyor.  Devlet, tamamen bağımsız, tarafsız olmalı. Hukukta nasıl tarafsızlığa ihtiyaç varsa devlet hizmetlerinde de  tarafsızlık şart.   Çünkü devletler, milletler için vardır. Ancak başbakan bazen devlet adamı olup bazen parti genel başkanı olduğundan her kesimi memnun etme olanağı yoktur. Başbakanlık görevine geldikten sonra partisinden çok ülkesini düşünmek zorundadır. Konuştuklarını AKP Genel Başkanı olarak değil Başbakan olarak yapmakta ve bunun bilincinde olmalıdır. Ama bazen AKP’nin çıkarlarını ülkenin çıkarlarından önde görmektedir. Referandumun sonucu %57 Evet ile çıkınca Başbakan’ın uçan ayakları daha tepelere çıkmıştır. Bu paket ile hükümet daha geniş yetkiye sahip olmuştur.  Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemdeki padişahlarında olmayan imkanlar bu hükümete verilmiştir. Bu hükümet bu yetkilere sahipken Türkiye’yi göklere de çıkarabilir yerlere de çekebilir.  Türkiye belki bunların acısını şimdi değil ama 10 sene sonra çekecektir. Demokrasi adına gelişme olduğuna inanmıyorum. Daha doğrusu demokrasi nedir unuttum. Bize öğretilen demokrasiyle yaşadığımız demokrasi bir değil. Ya bize öğretilen demokrasi yanlış ya da yaşadığımız demokrasi yanlış.  Bu referandumda kaybeden kim oldu, kazanan kim oldu tartışılır. Herkes kendine göre kazanan ve kaybeden yaratabilir. %57 ile Evet çıktı ama AKP kaybetti diyebilirsiniz ama buna karşı bir fikirde koyabilirsiniz.  Bu referandumda CHP kaybetti diyebilirsiniz ama karşı fikirde ortaya koyabilirsiniz. Bu referandumda MHP kaybetti çünkü kalelerinde Evet çıktı diyebilirsiniz. Ama kale denilen yerlerin artık kaleden çıktığı ve AKP’nin fazla olduğunu söyleyebilirsiniz. Ama bana kalırsa bu referandumda kazanan veya kaybeden partiler değil Türk Milleti’dir. Partiler 2009 Mahalli İdareler Seçimindeki oylarını korumuşlardır. Çok fazla oynama olmamıştır. AKP’ye hayatta oy vermem diyenler Evet oyu vermişlerdir. Ama AKP’ye oy verenlerden Hayır oyu çıkmamıştır. Bu yüzden MHP ve CHP ‘nin şu durumdan daha fazla oyları olabilir. EVET, cephesinde Akp dışı partileri çıkaracak olursak %40 civarı bir oy kalıyor ama Evet oyu veren chp ve mhp seçmenleri çıktığında AKP kuşa dönebilir. AKP izlediği politikadan vazgeçmeli ve Türkiye’nin tamamını kapsayacak işler yapmalıdır. AKP’li olmayan belediyelere yapılan baskıları bırakmalı ve tüm belediyelere eşit hizmet vermelidir. Hizmet eden belediyelere yardım etmeli ve Millet’e hizmet edenleri ödüllendirerek buna teşvik etmelidir. Başbakandan doğruyu söylemesini talep ediyoruz. Sorulara ilk başta yalanla cevaplayıp sonradan değiştirmesi güvenilirliğini azaltır. Apo ile görüşme konusunda böyle olmamıştır demiş ve sonra olabilir diye çevirmiştir. Üzerine biraz daha gidilse ben görüştüm ama yarım saat görüştüm bile diyebilir.

Başbakan’ın tarafsızlığını koruması gerekir. Bir siyasetçi değil bir devlet adamı olarak yaşaması gerekir. Yediğine, içtiğine, oturduğu evine karışmıyoruz ama milletin parasını har vurup harman savurmamalı. En azından düğünlere giderken devlet uçağını kullanmasınlar.  Ailelerini ziyarete giderken devlet helikopteriyle değil özel arabalarıyla gitseler. Ülkemizde yaşanan açlık ve sıkıntıyı yok gibi gösterirken olmayan Kürt sorununu var gibi anlatmasalar. Türkiye’de birçok sorunun çözümünde tek başlarında uğraşmasalar da muhalefete danışsalar. Fikir alsalar.  Başbakan çıkıp ben Türküm ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanıyım dese de bizde ona saygı duysak. Türkiye daha güzel yerlere gelecektir.

Allah Türkü Korusun ve Yüceltsin

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>