Osmanlı İmparatorluğu’nda Eğitim ve Öğretim Kurumları

gölge

Osmanlı İmparatorluğu çağında Türk eğitiminde çocuklardan istenilen ilk şey itaatli olmaktı. Ana- babaya, bütün büyüklere saygı, küçüklere sevgi göstermek eğitimin temeliydi. Bunu sağlamak için çocuk, aile içinde büyük bir baskı altında bulundurulu, büyüklerin hele yabancıların yanında konuşmasına, hatta oturmasına izin bile verilmezdi. Din eğitiminin önemi çok büyüktü. Bütün öğretim kurumları bu tarz eğitimin amaçlarna göre kurulmuştu. Camiilerin, mescitlerin yanısıra kurulmuş olan okullar, sonraları medreselere kadar gelişmişti. <<Sıbyan mektepleri>> doğrudan doğruya Kur’an öğretimi yapan okullardı. Bu okullara 4-5 yaşındaki çocuklar alınırdı. Hemen hemen her mahallede bulunduğundan <<mahalle mektebi>>, taştan yapıldığı için de <<taş mektep>> diye alınırdı.

Sıbyan mektepleri eğitiminde zamanla değişiklikler yapıldı. 1838 yılında bu okullar küçük ve büyük olmak üzere ikiye ayrıldı. Küçük ve büyük olmak üzere ikiye ayrıldı. Küçüklerde yalnız Kur’an okuması öğretildiği halde büyüklerde daha başka derslere de verildi. Sıbyan mekteplerinde yazı ve dil öğretimine 1846′dan sonra başlandı. Çocuklar bu okullara başlarken özel bir tören de yapılırdı.

Sıbyan Mekteplerinden sonra orta, yüksek öğretim veren medreseler, ayrı olarak askeri, mülki sınıfları yetiştiren Saray Okulları vardı. Saray  Okulları’nın en büyük derecelisi <<Enderun>> du.

Medrese sistemi, büyük bir İslâm Devleti olarak kurulan Osmanlı İmparatorluğu’nda başlangıçtanberi uzun süre bellibaşlı bir öğretim kurumu olarak kabul edilmiş ve bunlar 18′nci yüzyıla kadar Avrupa Üniversiteleri’yle rekabet edebilmişlerdir.

15′nci yüzyılda  Fatih Sultan Mehmet’in, 16′ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın kurdukları <<Fatih>> ve <<Süleymaniye>> medreseleri, pek geniş kuruluşları, büyük imkânları, değerli öğretim kadrolarıyla yalnız Osmanlının değil, o çağ dünyasının en ileri üniversiteleriydiler.

Daha sonraki yüzyıllarda medreselerin yanında yüksek dereceli okullar açıldı. <<Mühendishane-i Berri-i Hümayun>> (1795).

<<Mehteb-i Tıbbiye>>(1827) ve <<Mekteb-i Harbiye>> (1837) Osmanlı’da Batı’lı anlamda öğretim yapan ilk kurumlardı.

Tanzimat’tan sonra yurdumuzda ilk defa olarak ortaokul ve liselerin benzeri olan <<Rüştiyeler>>le <<idadiler>> açılmış, sonraları Sıbyan Mektepleri’nin bu okullara yararlı öğrenci yetiştirmediği görülerek ilkokulların açılması yoluna gidilmiştir.

1868′de Avrupa ülkelerindekilere benzer bir öğrenim veren <<Galatasaray Lisesi>> 1869′da da <<Darülfünun>> adıyla kurulan üniversite, yüksek öğrenime modern bir yön vermiştir.

gölge
Yorum Yaz
Ad Soyad:
Yorum:

gölge

Benzer Yazılar

Lokantaya Giriş ve Çıkış   Lokantaya, önce erkek sonra hanım girer. Çıkarken önce hanım, sonra erkek çıkar. Lokantaya... 
Sevgili Okurlar, Yazının başlığında olduğu gibi bu yazı da eğitilmeyen çocukların nasıl elimizden nasıl kaydığını,... 
ANADOLU’DA SİYASÎ BİRLİĞİN KURULMASI 1. Murat Döneminde Anadolu’daki Faaliyetler I. Murat, hükümdar olduktan... 
Aslında bu yazıma aylar öncesi başlamıştım ve yarım kalmıştı. Fakat bugün itibariyle tamamını sildim ve yeniden yazıyorum.... 
gölge

Çeşitli Yazılar

Bugün MHP yeniden şekillendirilmesi için yapılan çalışmalar hız kızandı ve kazanmayada devam edecek..Ülkücü... 
Her bilim kolu, ilgilendiği konuların genelliği içinde yayılarak özellik tiplerine doğru dallanır. Son yüzyıl içinde bazı... 
Türkiye’de milliyetçilere yönelik yapılan saldırılarının sonuncusu Tunceli’de gerçekleşti. Tunceli’de... 
Görgü ve nezaket kuralları yazı dizimizin ikinci sayısında telefon görüşmelerinde görgü kurallarından bahsedelim.. Telefon... 
gölge