9 Yılda Neler Değişti

Bu ülkede Akp’nin iktidar olduğu tarihten buyana neler değişti biraz düşünün. Türkiye gelişti tabi. Ama tek yönden bakarsanız. Bakış açısını biraz genişletip bakarsanız olayın hiçde böyle olmadığını görürsünüz.

Ekonomide yaşanan talihsiz olaylardan, dış politikatadan, iç siyasetten, yalandan, dolandan, terörden, bahsetmeyeceğin. Bunlar zaten herkesin gördüğü, bildiği ama önem vermediği olaylar.

Aslında sürekli tartıştığımız şeylerden bahsedeceğim. Ama bugüne kadar benim de dikkatimi çekmeyen bir değişimden bahsedeceğim. Mustafa Kılıç ağabeyimle yaptığımız sohbette bunları bana söyledi ve gerçekten çok haklı.

Türkiye’de en çok değişen şey güven, saygı, sevgi, aile. İşte bu kavramlar üzerine yoğunlaşırsak Türkiye geliştimi yoksa geriledimi  daha rahat anlayabiliriz.

Bir ülkeye gelişmiş bir ülke diyebilmemiz için ne gerekir biliyor musunuz ? Ekonomisinin güçlü olması mı? Askeri gücünün güçlü olması mı ? Yada bunların dışında başka bir faktör mü ? Bence bir ülkeye gelişmiş diyebilmemiz için gençliğinin saygılı olması gerekir. Genç nüfusunun çoğunluğu saygısız, umursuz ise o ülkeye gelişmiş bir ülke diyemeyiz. Benim gelişmişlik anlayışımda bu faktör birinci sıradadır. Çünkü ekonomisi güçlü olan devletler çok uzun süre lider durumda kalamazlar. Askeri gücü mükemmel seviyede olan devletler çok uzun süre lider durumunda kalamazlar. Ama sürekli bilinçli, bilgili, saygılı bir nüfus yetiştirenler liderlikte kalıcıdırlar. Çünkü yarınları güvenlidir.

Eğer bir ülkede iki kuşak arası inanılmaz değişimler varsa büyük bir sıkıntı var demektir. Bu değişim teknolojik anlamda değil tabi ki  ahlaki anlamda.  Bizden önceki kuşak büyüklerinin yanında sırf saygısızlık etmemek için konuşmazken bizim kuşak büyüklerine karşı ağır hakaretlere varan cümleler sarf edebiliyor.

İşte bahsettiğim kuşak çatışması bu. Bizden önceki kuşak bize göre çok çok çok saygılıyken bizim kuşağımızda o saygıyı göremiyorum. Tabi ki şuan çok saygılı gençlerimiz var. Efendi, ne dediğinin farkında olan, yaptıklarının bedeline katlanabilecek veya yaptıklarının ödülünü anlayabilecek arkadaşlarımız var.

Bir ülkenin gelişmekte olması içinde genç nüfusun daha saygılı, bilinçli olmasına bağlıdır. Biz belki ekonomik olarak gelişmekte olan bir ülkeyiz ama bu sadece aldatmadır. Yaşam hiç bir zaman istatistikten ibaret olmamıştır, olmayacaktır.

Bir ülkenin gelişmişliğini gösteren ikinci nokta ise güvendir. İnsanlar bundan 10 yıl önce kapı kilitlemeyi bilmezlermiş. Anadolu’da kapıların kilitlenmediğini az çok biliriz.  Ben 16 yaşındayım kapıyı kilitlemeden uyumuşluğum olmuştur. Ama 6 yaşındaki yeğenimin böyle bir şansı olur mu bilemem.

İstanbul’da bile 4-5 sene öncesine kadar kapısı açık evler olduğunu bilirim. Ama bugün bırakın kapısı açık yatmayı kapısı kapalıyken rahat edemeyen insanlar evlerine alarm sistemleri, kameralar, binbir çeşitte güvenlik önlemleri almaktalar.

İşte Türkiye’nin gelişmişliği burada belli oluyor. Belki Edirne’den Kars’a direk yol yaparsınız ama Edirne’den gelen bir adamı evine alacak bir Kars’ lı yı zor bulursunuz. Kars’tan gelen adamı Yozgat’ta ağırlayacak bir ev zor bulursunuz. Yardıma ihtiyacı olana yardım edecek adamları zor bulursunuz.

Çok değil geçtiğimiz yıl Bağdat Caddesinde bir patlama olmuştu. Orada bulunan patlamadan kaçarken 80 küsür yaşında bir amca dengesini kaybedip yere düşmüş. Kimse görmüyor tabi herkes kendi can derdinde. Sonra içeriye bir adam giriyor ve amcanın yanından geçip çantasını alıp geri çıkıyor. Bakın işte Türkiye’nin gelişmişliğinin resmi budur.

Türkiye’de ki aile yapısı hiç bir batı ülkesinde yoktur. Doğuda’da bizimki kadar yoktur. Hiç kimse ailesini bizimki kadar sahiplenmezdi. Ancak bizim o batı hayranlığımız sonucu malesef bu özelliğimizi de yitirdik. Artık babalarına hesap veren çocuklar tuhaf gelir oldu. Bir babanın oğlum/kızım nereye gidiyorsun bu saatte demesi ayıp kaçar oldu. Hadi oğlum cumaya gidelim diyen baba tuhaf kaçar oldu.

Sayın Başbakanımız ve onun yandaşları sürekli diyor ya Türkiye gelişiyor diye işte buyrun bakın bi etrafınıza ne gelişti. Teknoloji’mi gelişti. Evet teknojide muazzam bir gelişme var ama Hangi birinde “Türk Malı” yazıyor Allah aşkına. İthal edilen mallara oy veriyor bu ülke. Üstelik ihraç etmemiz gereken ürünlerin ithaline oy veriyor.

Bunların hükümetle ne alakası var diye düşünebilirsiniz. Onuda kısaca şöyle açıklayayım. Bugüne kadar Adalet ve Kalkınma Partisine herhangi bir seçimde oy vermiş, Ak Parti’ye gönül vermiş hiç kimse bundan 9 yıl önce Avrupa Birliği meraklısı değildi. Ak Partinin tabanı ne amerikan hayranıydı ne avrupa. Ak Parti iktidara geldiğinden beri amerika ve avrupa merağı sardı Türkiye’yi. Ak Parti avrupaya yönelmek yerine Orta Asya’ya yönelseydi bugün oy kaybetmemiş aksine çok daha güçlü bir iktidar yolunda ilerliyor olurdu. Ben bugün güven sıkıntımız var diye cümleler kurmaz Güvenli Türkiye başlıklı yazılar yazıyor olurdum. Ak Parti avrupa hayranlığı yapan ilk siyasi parti değil ama bu hayranlığı bitiren parti olabilirdi. Ak Parti bunu yapmadı işte bu sorunlardaki en büyük suçlu Ak Parti’dir.

2011 Seçimleri sadece bir seçim olmayacak. 2011 Türk aile yapısının, Türk Töresinin, İslam Ahlâkının, Güven duygusunun seçimi olacak. Seçimini iyi yap Türkiye. Gerçek bir LİDERİN SESİNE KULAK VER TÜRKİYE.

Sıradan Bir Çocuk : Kürşad Altan

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

9 Yorum Yapıldı

  1. nt

    14 Nisan 2013 at 03:10

    ataürk batıya özendirmişti …o zaman ki batıyla şimdiki batı aynı hiç değişmedi mi?of of bıraz mantık …

  2. Can ERİM

    29 Mayıs 2011 at 12:10

    Şu günümüz yazarlarının gazete köşelerinde dış güçlere çalıştığını ve onların istekleri halinde yazdıkları yazılardan ve milletimizi galyana getirecek sözlerden temiz saf ve günümüz Türkiye’sini gerçek bir şekilde aydınlatmanız ve o köşe yazarlarının yazamadıklarını yazdığınız için sizi ve sizin gibi gençliği yürekten tebrik ediyorum…

  3. Kürşad Altan

    17 Nisan 2011 at 18:48

    Ülkede bir bozulma var. Bu bozulmayı akp başlatmadı. Burada hem fikiriz. Ülkedeki bozulmanın önemli unsuru televizyonlar buradada hem fikiriz. AKP düzensiz eğitim sistemi ile bir nesli heba ediyor, etmekte. Birbirini anlamayan nesil haline geldik. Komşumuzu tanımaz hale geldik. Ha en azından bu durum çok şükür sadece büyük kentlerde geçerli. Anadoluda halen komşuluk var her ne kadar eskisi gibi olmasada. Türk gençleri kültürden uzak yetişiyor. Gençleri adeta yarış atı sistemine sokuyorlar. Ha bu sınavları akp çıkarmadı belki ama akp bu sınavları sürdürüyor. Öncekilerden daha fazla akp suçlu. Çünkü gerçekten çok güçlü bir şekilde ülkeyi yönetme hakkına sahip. Ülkede yaşanan ahlaki problemlerin, toplumsal problemlerin en büyük sorumlusu hükümettir. Bunu kabul etmek zorundasınız.

  4. Kürşad Altan

    16 Nisan 2011 at 23:14

    Atif bey öncelikle belirtmek isterim ki tarif ettiğiniz batıyı en az sizin kadar iyi biliyorum. Konuşmalarınızdan belliki 2002 den beri eğitim almıyorsunuz. Türkiye’de 2002 den beri yetişen öğrencileri 1 kategori altında inceleyemezsiniz. Çünkü her sene eğitim sistemi değişmektedir. Onun yanı sıra aile yapımızın son dönemde hızla bozulduğu gerçeği öznel değil nesnel bir yargıdır. Özellikle 15 -16 yaş grubunun altı saygısız olarak yetişiyor. Bunu anlamak için ilköğretim öğrencilerini gözlemleyebilirsiniz. Aile kavramımız gittikçe zayıflıyor. Bunu engelleyebilecek tek güç akpdir. Eğer akp bunu önleyemiyorsa suçludur. Sırf akpyi korumak için görmezden gelmeyin. Eğer sigara ilköğretim öğrencilerine kadar düştüyse bunu görmezden gelemezsiniz. Bunda en büyük suçlu akpdir. Ha diyeceksinizki akpnin ne suçu var. Akpmi bozulun dedi. Belki sözleriyle demediler ama uyguladıkları politika direk bozulmaya yol açtı

    • Arif Topaloğlu

      17 Nisan 2011 at 18:40

      evet haklısınız 2002 den beri eğtim almıyorum 1998 den beri eğtim alıyorum galiba siz eğtime 2002 de başladınız o yüzden bazı şeyleri anlıyamıcak kdar küçük sayılırsız. bi konuda çok haklısınız aile yapımız bozulmuş olabilir ancak hükümetin ne yaptıda bozuldu hiç tv de yayınlanan dizilere baktınızda mı konusuyosunuz halkımızın bozulmasında tv de yayınlanan diziler gazeteler etkili şimdi diceksiniz ki o zaman hükümet bunlara el atsın el attığı zamanda hükümet dikta yolunda korku devleti kuruyolar falan diyolar ve zaten hükümetin bunlara karışmaya hakkı yok. bunu engellicek tek güç akp dir diyosunuz akp ne yapsında engellesin tvleri mi kapatsın gazeteleri mi kapatsın?
      sigara ilkokula kadar indi dediniz hükümet önlem almadı diyosunuz evet sigaraya zam yaparak bişey yapdılar dimi sigara yasağını çıkararak bunu yapmadılar dimi içki yasagını dile getirdiklerinde neler dediniz merak ediyorum. ilk başta topluma değil kendize bakın hiç küfür etmiyomuş gibi konusmayın kendinizi büyükler yetiştirin ondan sonra toplum hakıkında konusmaya başlayın

  5. Arif Topaloğlu

    16 Nisan 2011 at 23:03

    söylediklerin çok saçma bi kere Mustafa kemali hedeflerinden bir tanesi çağdaş ve batılı bir devlet kurmak vardı o günden bugune herkes batılı olmak istiyodu Türkiye ab ye 23 senedir girmeye çalışıyo 8 senedir değil.

    eğer bi ülkenin gelişmişliğini gençerline ve aileine bakarak yorumlıcaksan batı devletleri dünyanın en geri devletleri batıya gitmediğin belli batıda 18 yaşından sonra genç başka bir eve çıkar ve ondan sonra ne annesi ne de babası onu arar çocuk tüm haltları yerken ailesi banane o özgür biri istediğini yapar der. ve gençlerine gelince onlarda kimseyi takmazlar hayatları içki sigara tiner ve uyşturucudan ibarettir kaç yaşında olursa olsun bir yaşlıya bağırıp dövebilirler. çok bilmeden konuşma bence bir hükümeti değerlendirceksen yetiştirdiği nesle bak yani 2002 den beri okula başlayanlara bak eskilere değil

  6. Kürşad Altan

    9 Şubat 2011 at 18:10

    Emre Bey gelişen teknolojiden, ekonomiden, siyasetten, dış politikadan, iç politikadan, eğitmden, emniyetten bahsetmedim. Bunlardan bahsetmediğim gibi gerileyen gelişen teknolojiden, ekonomiden, siyasetten, dış politikadan, iç politikadan, eğitmden, emniyetten de bahsetmedim. Benim üzerinde durduğum konu GÜVEN konusu. 2002 yılında 7 yaşında olmamın bir önemi yok. Ben yaşadığım yıllar arasında GÜVEN duygusunun sürekli azaldığını görüyorum.

  7. emre

    8 Şubat 2011 at 20:38

    16 yaşındayım demişsin 2002 yılında da galiba 7 yaşında sın Ak partinin 2002 de geldiğini düşünürsek sen dsp mhp anap koalisyonunu hatırlar mısın bilmem ama o zamanların şu yaşadığımız zamandan kat kata kötü olduğu aşikardır bi araştır derim sana bir diğer mevzu biz Anadolu da hala kapıyı kilitlemeden yatıyoruz Diğer bir mevzu Türkiye gelişiyor ama ne zaman göre gelişiyor ak parti iktidarı öncesine göre gelişiyor ak parti iktidarı öncesi Türkiye yi araştır ne kadar geliştiğini göreceksin şu son günlere veya son bir iki yıla baktığın zaman bir çok teknoojik gelişme de olmştur örnek cumhuriyet tarihinin ilk Türk savaş gemisi bu iktidar zamanında yapılmıştır bunun dışında daha çok önmeli, gelişmeler olmuştur…… Bi araştır derim ….