Begil Oğlu Emren

Oğuzlar’a her yıl altın, gümüş olarak gelen haraç bir sene at-kılıç ve çomak olarak gelir. Oğuz Beyi çok sinirlenir. Ama yanındakiler sinirlenmemesini söyler. ‘Bunları Begil denilen bir yiğit var, ona verelim, bize duacı olsun’ der. Begil çok yetenekli bir avcı ve çok iyi bir yiğittir. Geyikleri ok atmadan sadece ipiyle avlar. Kazan Bey ‘hüner sende midir atta mıdır’ diye sorunca bendedir der ancak Kazan buna katılmaz. Buna üzülen Begil hediyeleri geri verir küser ve oradan ayrılır. Evine döner ve ava çıkar. Avda ayağını kırarak sakatlanır. Önceleri kimseye söylemez ama bu herkese yayılır. Casus hemen bunu kafire iletir. Kafir ilinde de Begil’in casusu vardır ve ‘başınızın çaresine bakın’ diye haber gönderir. Kafir Begil’in üzerine ordu gönderirken Begil oğluna şöyle der: ” Oğul git de oğuz ilinde Bayındır’ı bul, ondan yardım iste. ” Oğlu kabul etmez. ‘ben Allah yolunda gururumla savaşayım’ der. Begil de zırhını ve silahlarını oğluna giydirir. Kafirlerle savaşır. Savaşırken de Allah’a yalvarmayı unutmaz. Allah ona kırk yiğit gücü verir. Sonunda putperest kafire karşı galip gelir. Kafir Allah’a inandığını söyler şehadet getirir. Emren ise onu bırakır; diğer kafirler kaçarlar. Mutluca evine döner. Dede Korkut gelir dualar eder gider

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>