Hamdullah Suphi Tanrıöver Kimdir ?

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Araştırmalar, Edebiyat, Eğitim, Tarih | Eklenme Tarihi : 21-12-2011

1

Daha çok mütareke döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında yaptığı coşkulu konuşmalarıyla tanınan siyaset adamı şair ve yazar. 1885 yılında İstanbul’da doğdu. Tanzimat döneminin tanınmış bilim ve devlet adamlarından Apdülladif Suphi Paşanın oğluydu. Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) bitirdikten sonra ilkokul öğretmeni olarak çalıştı. Ayasofya Rüştiyesinde Hitabet ve Fransızca, Darülfünün-ı Osmani’de (İstanbul Üniversitesi) Türk İslam Sanatı dersleri okuttu. 1920′de ilk Türkiye Büyük Millet Meclisine Antalya Milletvekili olarak girdi. Aynı yıl ilk İcra Vekilleri Heyetinde Maarif Vekilliğine getirildi.

Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Mehmet Akif Ersoy’u Anlamak

Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Edebiyat, Eğitim, Genel, Tanıtım, Tarih | Eklenme Tarihi : 09-12-2011

2

” Mehmet Akif Ersoy’u Anlamak konulu kompozisyon yarısması için yazdığım yazı”

Mehmet Akif Ersoy edebiyatımızın en büyük şairlerindendir.İstiklal Marşımızı yazmıştır.İyi bir Müslümandır vb vb. Kime Mehmet Akif ‘i sorsak bize aynen bunları söyler ve Mehmet Akif’i çok iyi tanıdığını zanneder.Bu tip insanlardan Mehmet Akif’i anlamasını beklemek mümkün değildir.

Mehmet Akif’i anlamak sadece hayatını öğrenip ‘’İstiklal Marşı’’nı ezberlemek veya ‘’aşırı dinci’’ olmak değildir. Zaten Mehmet Akif’te  ‘’aşırı dinci’’ değildir. Buradaki ‘’aşırı dinci’’ tabiri ile Mehmet Akif’inde hiç sevmediği ; İslam’ı iyi bildiğini zannedip, Hurafeler uyduran ‘’yobaz’’lar kastedilmektedir. Evet Mehmet Akif dinine bağlı  Müslümandı ama  ibadetlerini Kuran’ın ışığında yapıyordu. Bu yobazların sözlerine inanmıyordu. Zaten inansaydı Atatürk’ün yanında olur muydu? Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Servet-i Fünun Edebiyatı (Edebiyat-Cedide)

Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Edebiyat, Eğitim | Eklenme Tarihi : 22-11-2011

0

Servet-i Fünun fenlerin zenginliği anlamına gelen Servet-i fünun dergisi etrafında 1896′da Recaizade Mahmut Ekrem’in önderliğinde toplanan genç sanatçıların oluşturduğu bir edebiyat topluluğudur.Bu edebiyata ”Salon Edebiyatı” da Denmiştir. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Gece ve Gündüz

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 19-11-2011

0

Gün teslim etti kendini geceye usulca
Gökyüzü sis rengi gelinliğini giydi…
Her yerde ıssızlık ,her yerde aldanış!
Ve
Bu aldanışın bıraktığı acı bir yakarış…

Gece ürkek bir ceylan gibi sessiz ,tenha
Ruhlar ki can çekişmekte
Acıların,pişmanlıkların,keşkelerin,yalanların sancılarında
Ben’ini bulamamış benlikler sendelemekte bir sandal gibi
Örter mi dersin gece bütün hüzünleri ?
Kalbimizi ören ince duvarlar yıkılır mı dersin?  Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Ya Bu Kanı Durdurun Ya Millet Durduracak

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Edebiyat, Siyaset | Eklenme Tarihi : 14-08-2011

0

Şırnak’ın Beştüşşebap İlçesi ile Ayvalık Köyü arasındaki kırsal alanda güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasında çatışma çıktı. Saat 21.30 sıralarında çıkan çatışmada biri yüzbaşı 3 asker şehit oldu, bazı askerler de yaralandı. Bölgeye takviye askerler sevk edilirken, çatışmaların devam ettiği öğrenildi.

Beytüşşebap yakınlarındaki 1′inci ve 2′inci köprü mevkii arasındaki Ayvalık bölgesinde bu akşam saatlerinde görevden dönen askerlere PKK’lı teröristler tarafından pusu kurularak uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Askerlerin anında karşılık vermesiyle çatışma çıktı.
Çatışma sürerken, bölgeye başta Beytüşşebap olmak üzere çevredeki birliklerden takviye askerler sevkedildi.

BİRİ YÜZBAŞI 3 ASKER ŞEHİT

Saldırısında biri yüzbaşı, 2′si er olmak üzere 3 asker şehit oldu, 3 asker de yaralandı. Pusu kuran teröristlerin askeri aracın geçişi sırasında önce roketatarlı saldırı düzenledikleri ve ardından uzun namlulu silahlarla ateş açtıkları belirtildi. Teröristlerin roketli ve uzun namlulu silahlı saldırısında araçta bulunan biri yüzbaşı, ikisi er 3 askerin şehit olurken, 3 askerin de yaralandığı belirtildi.

Bölgede teröristlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların sürdüğü öğrenildi.

ERDOĞAN’DAN ORG. ÖZEL’E BAŞSAĞLIĞI MESAJI

Öte yandan Başbakan Tayyip Erdoğan, Şırnak’ta 3 askerin şehit olması nedeniyleGenelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’e başsağlığı diledi.

Başbakanlık Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, Erdoğan’ın gönderdiği mesajda, Orgeneral Özel’e üzüntülerini bildirdiği ifade edildi.

Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Atatürk

Ekleyen Azer Erdağ | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 11-08-2011

1

Atatürk

Atam Sen Olmasaydın Biz Olmazdık

Atam Sen Olmasaydın Türkiye Olmazdı

Atam Sen Olmasaydın Biz Özgür Ve Hür Olamazdık

Atam Sen Olmasaydın Kadın Erkek Eşit Olmazdı

Atam Sen Olmasaydın Güvenli Ve Huzurlu Olmazdık

Atam Sen Ölmedin Yüreğimizde Yaşıyorsun

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Zamanın ötesindeki deha Tesla Kitabı

Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Edebiyat, Tanıtım | Eklenme Tarihi : 23-06-2011

0

Kitabın yazarı Margaret Cheney ‘dir.Asagıda kitabın arka kapak yazısı ;

Adı Edison veya Marconi kadar bilinmese de Nikola Tesla gelmiş geçmiş en büyük mucitlerden biri, hatta birincisi kabul ediliyor. Sırp asıllı, Hırvatistan doğumlu ve ABD vatandaşı olan bu dâhi sayesinde bugün ışıl ışıl aydınlanan kentlerde yaşıyoruz. Ama insanlığın Teslaya borçlu olduğu şey bununla sınırlı değil tabii. Gerçekten zamanının çok ilerisinde yaşayan bir bilim insanı olan Tesla patentinin Marconiye değil kendisine ait olduğunu ancak ABD Yüksek Mahkemesi kararıyla kanıtlayabildiği radyodan televizyona, robotlardan telsiz haberleşmesine, bilgisayardan füzelere kadar bugün gündelik yaşamımızda yer alan pek çok şeyin mucidi veya fikir babasıdır. Kendisine ait bir evi olmayan, otellerde yaşayan, hiç evlenmeyen ve en iyi dostu ünlü yazar Mark Twain ile güvercinler olan Tesla yirminci yüzyılın ilk yarısında sayısız icat yaptı. Ancak bunları ticari ürüne ve kendisi için bir gelir kaynağına dönüştürmeyi pek umursamayınca inanılmaz buluşları Edison veya Marconi gibi açgözlü tüccar mucitler tarafından çalındı. Ne yazık ki bugün onların adı Tesladan daha çok biliniyor. Hayallerine bugün bile ulaşılması zor görünen Tesla İkinci Dünya Savaşının ortasında, 1943te öldüğünde çalışmalarını yakından izleyen FBI bütün araştırma notlarına, yayımlanmamış makalelerine el koydu. Daha sonraki yıllarda nükleer teknolojinin geliştirilmesinde ve uzay çalışmalarında değerlendirildiği söylenen bu belgeler üzerinde hâlâ incelemeler sürüyor. Genç yaşta ABDye göç eden bu büyük mucit bilim tarihinde hak ettiği yeri çoktan almıştır ama sıradan insanların da zihninde ve gönlünde hak ettiği yeri almalıdır. Bu kitap bu işin daha fazla gecikmemesine katkıda bulunmak için yazılmıştır. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Dizi bağımlılığı

Ekleyen Tolga Kayasu | Kategorisi Edebiyat, Genel, Kadın - Aile, Yaşam | Eklenme Tarihi : 21-01-2011

0

Anlamadığım şeylerden biri de bu ülkedeki dizi hastalığıdır. Evet, hastalık çünkü bir süre sonra çözüme kovuşulmaz bir hal alıyor. Bir bağımlılık oluyor neredeyse. Tıpkı sigara gibi tıpkı alkol gibi bir bağımlılığa dönüşüyor. Bir de işin bir başka boyutu ülkemizdeki diziler tıpkı zararlı maddelerin verdiği gibi psikoloji bir etki veriyor. Fiziksel etkilerin yanında. Saatlerce televizyona takılıp kalmanın yanı sıra verdiği bel ağrıları, göz ağrıları çabası.

Bir de benim anlamadığım biz ağlamaya çok meraklıyız. Sanki hayatımız çok komik bir ağlamamız eksik diyip sürekli ağlamalı diziler seyrediyoruz. Yaprak Dökümü bitti diye sevinirken Öyle Bir Geçer Zaman Ki başladı. Bu dizide tıpkı Yaprak Dökümü gibi hüzünlü olmayan bir sahne yok neredeyse. Ben 5 dakika seyredince dayanamıyorum. Ne buhranlı dizidir öyle Yaprak Dökümü de böyleydi bu dizi de böyle. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Dede Korkut Hikayeleri Özeti

Ekleyen Alinti-Yazar | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 03-01-2011

14

Dirse Han Oğlu Boğaç Han Öyküsü

Bayındır Han hükmettiği halka her sene büyük şölen düzenler, yine bir sene gelecek konukların üç ayrı çadırda ağırlanmasını emreder. Bunlar Ak, Kızıl ve Kara çadırlardır. Ak çadır oğlan çocuğu olanlara, Kızıl kız çocuğu olanlar için Kara çadır ise hiç çocuğuolmayanlar içindir. Bayındır Han çocuğu olmayanları, üremeyenleri Tanrı’nın lanetledikleri olarak görür. Dirse Han’ın ise çocuğu yoktur yanındaki 60 adamıyla geldiğinde bu davranışı hoş karşılamaz ve hanımına hesap sormaya karar verir. Hanımından hesap sorarken kendini öğüt dinlerken bulur, ama öğüdü de tutar ve büyük yemek düzenler. İnsanlara yardım eder hayır duası alır ve sonunda sağlıklı bir oğlu olur. Oğlan büyür ve Bayındır Han’ın büyük boğasıyla güreşir, kuvvetli yumruğuyla boğayı dizginler ve yener. Şan kazanır Dede Korkut’un iltifatlarına nail olur, babası tarafından da ödüllendirilir. Bunu kıskanan babasının 40 adamı fesatlık düşünürler ve babasını Boğaç Han’a karşı doldururlar. Bir av düzenlerler ve o sırada türlü oyunlarla oğlanı babasına vurdururlar. Boğaç Han mucizevi şekilde annesinin yardımıyla kurtulur ve babasına eziyet eden, kaçıran 40 adamı yener halkına barış getirir.

Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Dede Korkut Hikayeleri Özeti

Ekleyen Alinti-Yazar | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 02-01-2011

2

Dirse Han Oğlu Boğaç Han Öyküsü

Bayındır Han hükmettiği halka her sene büyük şölen düzenler, yine bir sene gelecek konukların üç ayrı çadırda ağırlanmasını emreder. Bunlar Ak, Kızıl ve Kara çadırlardır. Ak çadır oğlan çocuğu olanlara, Kızıl kız çocuğu olanlar için Kara çadır ise hiç çocuğuolmayanlar içindir. Bayındır Han çocuğu olmayanları, üremeyenleri Tanrı’nın lanetledikleri olarak görür. Dirse Han’ın ise çocuğu yoktur yanındaki 60 adamıyla geldiğinde bu davranışı hoş karşılamaz ve hanımına hesap sormaya karar verir. Hanımından hesap sorarken kendini öğüt dinlerken bulur, ama öğüdü de tutar ve büyük yemek düzenler. İnsanlara yardım eder hayır duası alır ve sonunda sağlıklı bir oğlu olur. Oğlan büyür ve Bayındır Han’ın büyük boğasıyla güreşir, kuvvetli yumruğuyla boğayı dizginler ve yener. Şan kazanır Dede Korkut’un iltifatlarına nail olur, babası tarafından da ödüllendirilir. Bunu kıskanan babasının 40 adamı fesatlık düşünürler ve babasını Boğaç Han’a karşı doldururlar. Bir av düzenlerler ve o sırada türlü oyunlarla oğlanı babasına vurdururlar. Boğaç Han mucizevi şekilde annesinin yardımıyla kurtulur ve babasına eziyet eden, kaçıran 40 adamı yener halkına barış getirir. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Halide Edip Adıvar

Ekleyen Ahmet-Balikcioglu | Kategorisi Araştırmalar, Edebiyat | Eklenme Tarihi : 09-10-2010

0

1882′de İstanbul’da doğdu. 9 Ocak 1964’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. 1901′de Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nde mezun oldu. Öğretmenleri arasında Rıza Tevfik Bölükbaşı ile sonradan evlendiği ve ilk kocası olan Salih Zeki de vardı. İlk yazıları “Halide Salih” takma adıyla Tanin gazetesinde yayınlandı. Balkan Savaşı yıllarında hastanelerde çalıştı. Gerek bu çalışmaları, gerekse müfettişliği sırasında İstanbul semtlerini dolaşması, ona çeşitli kesimlerden insanları tanıma fırsatını verdi. Gericilerin tepkisinden çekindiği için 31 Mart Olayı’nda çocuklarıyla birlikte Mısır’a gitti. Ayaklanmanın bastırılmasından sonra yurda döndü. 1909′dan sonra öğretmenlik, müfettişlik yaptı. Kadınların toplumsal yaşama katılması ve eğitilmesi için çalışan Teâli-i Nisvan Cemiyeti’ni kurdu. 1912’de kurulan Türk Ocağı’na katıldı. 1919′da Wilson Prensipleri Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. Aynı yıl İzmir’in Yunan ordusu tarafından işgal edilmesini protesto için Sultanahmet Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı etkili konuşma büyük yankı uyandırdı. Hakkında soruşturma açılınca, 1917′de evlendiği ikinci eşi Adnan Adıvar birlikte Anadolu’ya geçerek Kurtuluş Savaşı’na katıldı. Çeşitli cepheleri dolaştı, Mehmetçiklere moral ve destek verdi. Kendisine önce onbaşı, sonra da üstçavuş rütbesi verildi.

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Edebi türlerin ortaya çıktığı dönemler(Destan,Halk hikayesi,mesnevi,roman vs…)

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 25-09-2010

0

EDEBî TÜRLER

* Edebiyat türlerini önce ikiye ayırmak mümkündür. Birincisi nazım, ikincisi nesir. Nazım belli bir ölçü ve kalıp esas alınarak üretilmiş edebi ürünlerdir. Ya da kısaca bütün şiir ve şiirler metinlerdir. Hece vezni gibi belli bir kalıp ve ölçü kaygısı güdülerek yazılır. Nesir ise serbest, ölçüsüz düz yazıdır. Nazım genel olarak bütün şiir türlerini kapsar. Nesir ise edebiyatın şiir dışındaki tüm biçimlerini kapsar. Roman, öykü, tiyatro, deneme gibi.
Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Destanlar

Ekleyen admin | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 25-08-2010

0

Destanlar bir milletin başından geçen önemli olayları, toplumsal sorunları, doğal afetleri ve bunlarda kahramanlık gösterenleri yiğitlik ve olağanüstülük temelinde uzun manzum eserlerdir.

1) Doğal Destanların Oluşum Safhaları

a) Oluşum Safhası

Çok eski çağlarda destanda anlatılacak olayların meydana gelmesi yaşanmasıdır.

b) Yayılma Safhası

Bu olayları kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır.

c) Derlenme Safhası

O toplumda yetişmiş bir halk ozanı tarafından halkın dilinde efsaneleşmiş olayları derleyip şiir biçiminde yazmasıdır.

Türk Destan Türleri

İslamiyetin Kabülünden Önceki Türk Destanları

Yaradılış Destanı Ergenekon Destanı

Alp Er Tunga Destanı Türeyiş Destanı

Şu Destanı Göç Destanı

Oğuz Kağan Destanı

Bozkurt Destanı

İslamiyetin Kabülünden Sonraki Türk Destanları

Saltuk Buğra Han Destanı Manas Destanı

Cengiz Nâme Timur Destanı

Seyyid Battal Gazi Destanı Danışmend Gazi Destanı

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Halk Edebiyatı

Ekleyen admin | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 25-08-2010

0

Anonim Türk Şiiri

Söyleyeni belli olmayan ürünlerden oluşan ve dilden dile dolaşarak halka mal olan şiirlerdir. Mani, türkü ve ninni bu edebiyattaki en önemli şiir türleridir.

Örnek :

Karşların ak dedikçe

Kirpiğin çok dedikçe

Pek mi gönlün büyüdü

Sen gibi yok dedikçe

Aşık Tarzı Türk Şiiri

Aşık adı verilen halk ozanları tarafından genellikle saz eşliğinde söylenen şiirleridir.Bu anlayışla ortaya konulan üünlerin en önemlisi koşmadır. Aşıklar koşmanın yanında semai, varsa ve destan adı verilen şiirlerde söylenmiştir.

Burada adı geçen destanla milletlerin başından geçen önemli olayların anlatıldığıi olapanüstü olay ve kahramanlara yer verilen şiirlerin farklı ürünler olduğunu belirtelim

Aşık tarzı Türk şiiri ürünleri, işledikleri konulara göre şu adlarla anılmıştır.

A) Güzelleme : Lirik bir anlatımla aşk, doğa gibi konuların ele alındığı şiirlerdir.

B) Koçaklama : Epik bir anlatımla Kahramanlık, savaş gibi konuların işlendiği, şiir türüdür.

C) Taşlama: Satirik üslupla dile getirilen ve bir kişi ya da topluluğun bozuk beğenilmeyen yönlerini eşleştirmek için söylenen şiirlerdir.

D) Ağıt : Sevilen bir kişinin ölümünden duyulan üzüntüyü dile getirilen çoğunlukla lirik bazende didaktik bir anlatıma sahip olan şiirlerdir.

ÖRNEK : Hasta oldun yatağını istersen Kadir Mevlam sağlığını göstersin cennet-i alâdan bir köşk dilersin Beynunun farzını kıldın mı gönül ?

Dini Tasavvufi Türk Şiiri

Tasavvuf anlayışına bağlı kişilerce söylenen, dini konuların işlendiği şiirlerdir.Bu geleneğin enönemli ürünü ilahilerdir.

İlahilerin yanında nefes, demeç, nutuk, sayhiye ve devriye gibi nazım şekilleride bu tür şiirin içinde değerlendirir.

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Divan Şiirinin Genel Özellikleri

Ekleyen admin | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 24-08-2010

0

1-Klasik edebiyatta şekil kesin kurallara bağlanmış buna da oldukça önem verilmiştir.

2-Bütün klasik şairler aruz veznini kullanmıştır.

3-Özellikle Tam ve Zengin kafiye kullanışmıştır.

4-Nazım birimi beyit kullanlmıştır. Şairler bütün düşünce ve hayalleini bu iki mısrada anlatmaya çalışmışlardır. Bu durum bir divan şiirinin her beyitinde farklı bir kanunun işlenmesini mümkün kılmıştır. yani parça güzelliği ön plana çıkmıştır.

5-Divan şiirinde murabla, muhammes gibi bent bütünlüğüne dayalı nazım şekillerini kullanılmıştır.

6-Arap ve iran edebiyatının ortak nazım şekilleri kullanışmıştır.Bunlar Gazel, Kaside, mesnevi.

7- Klasik edebiyatta düşünce ve hayaller bir takım kalıplaşmış Mazmun, belli kavramları anlatan onu düşündürüğ çağrıştıran klişeleşmiş sözcüktür.

8-Divan şiirinde sanat yapabilmek amacıyla süslü anlatım söz sanatlarına sıkça başvurulmuştur.

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF