KTÜ Öğrencisine Bir Yazı İçin Hapis Cezası

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim, Siyaset | Eklenme Tarihi : 02-02-2012

0

Evet uzun zamandır yazı yazamıyordum ama artık dayanamadım bu haberi görünce yazamadan edemedim. Her ne kadar bu yazıyı yazmak istesem de aklımdan acaba bende hapis cezası yermiyim sorusu geçiyor. Allah’tan eleştirdiklerimiz bizleri takip etmiyor da sıkıntı yaşamıyoruz :)

Türkiye basın özgürlüğü konusunda sınıfta kalmış bir ülke olduğunu zaten bundan önce yaşanan onlarca olay ile göstermişti. Ancak bizim ülkemiz hiç elindekilerle yetinir mi tabiki yetinmez.  İşte bu vasatlığı dahada arttırmak adına yapılmış bir çalışmayı aktarayım sizlere.

Bir üniversite öğrencisi ki bu üniversite Karadeniz Teknik Üniversitesi bir yazı yazıyor. Haberlere göre öğrenci KTÜ yönetimini eleştiriyor. “ Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi 2′inci sınıf öğrencisi Gizem Görnaz, Evrensel gazetesinin ‘Genç Hayat’ ekinde, üniversiteye kayıt sırasında bağış adı altında alınan 100 liraların, KTÜ Güçlendirme Vakfı’nın kasasına girdiğini yazdı ve üniversite yönetimini suçladı. ” diyor haber merkezleri. Şuana kadar her şey normal. Ancak asıl tuhaflık bu yazıdan sonra yaşanan hadisede. Sonra bizim KTÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özen hemen gidip Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘Basın yoluyla hakaret’ suçlamasıyla şikâyette bulunuyor.  Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Türkiye Öğrenci Radyosu

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim | Eklenme Tarihi : 01-02-2012

0

Öğrenciler kendi internet radyolarını kuruyorlar

Öğrenciler kendi sorunlarını dile getirmek ve boş vakitlerinde zamanlarını geçirebilecekleri bir internet radyosu kuruyorlar. İstanbul Zeytinburnu Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri tarafından başlatılan proje tüm Türkiye’den programcılar bekliyor.

Henüz test yayınlarını yapan öğrenci radyosunun şuan İstanbul Zeytinburnu ve Bahçelievler’de iki yayın stüdyosu bulunuyor. Öğrencilerin seslerini duyurabilecekleri, haklarını arayabilecekleri aynı zamanda dinlerken eğlenecekleri bir radyo olacak.

Tüm Türkiye’den Öğrenci Radyosuna Programcı Bekliyoruz

Türkiye’nin tek öğrenci radyosu olan Radyo Tenefüs kurucusu Kürşad ALTAN “Tüm Türkiye’den programcı bekliyoruz.” dedi.

Kürşad ALTAN Radyo Tenefüs’ün şuan kurulum aşamasında olduğunu ve kısa bir süre içerisinde eksiklerini tamamlayacaklarını belirtiyor.

İstanbul Öğrenci Meclisi’nin ve bir çok ilçe öğrenci meclisleri tarafından desteklenen projede birçok ilçeden programcıların olduğunu ve öğrencilerin dikkatini çekmeyi başardıklarını söyleyen ALTAN proje için öğrenci arkadaşlarından destek istedi.

Radyoyu dinlemek için http://www.radyotenefus.com’a girmeniz yeterli. Ayrıca sosyal medyada Radyo Tenefüs adreslerine aşağıdaki linklerlen ulaşabilirsiniz.

 

Facebook : http://www.facebook.com/radyotenefus

Twitter : http://www.twitter.com/radyotenefus

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Atanamayan Öğretmenler ve Kazanamayan Öğrenciler

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim, Siyaset | Eklenme Tarihi : 21-12-2011

0

Ülkemizin kanayan yarası haline gelen atanamayan öğretmenler ve kazanamayan öğrenciler. Binlerce öğretmen olmuş ancak atanamayan öğretmen varken okullarımızda öğretmen yokluğundan dolayı dersler boş geçiyor.. Milli Eğitim Bakanlığı sözün tam anlamıyla cinlik yapıyor. Öğretmenlere yapılan yatırımları boş görüyorlar herhalde.

Milli Eğitim Bakanımızı buyrun bir tanıyalım.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer Kimdir ?

1956 yılı Karaman’da doğumludur. İlköğretim, orta ve lise eğitimini Karaman’da tamamlamıştır.

1974-75 öğretim yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesini kazandı ve bu fakültenin “İşletme Yönetimi ve Politikası” bölümünden 1978 yılında mezun oldu.

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinde 1980 yılında “Personel Yönetimi ve Endüstriyel İlişkiler” yüksek lisans programını, 1984 yılında “Örgütsel Davranış’ alanında doktorasını tamamladı.

Bu arada, 1980 yılında. Marmara Üniversitesi İktisadi ve idari Bilimler Fakültesinde asistan olarak göreve başladı. Doktora çalışmalarının tamamlanmasından sonra, 1985 yılında Yardımcı Doçentliğe atandı. Aynı fakültenin Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalında, 1985 yılında Doçent, 1994 yılında Profesör oldu. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Hamdullah Suphi Tanrıöver Kimdir ?

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Araştırmalar, Edebiyat, Eğitim, Tarih | Eklenme Tarihi : 21-12-2011

1

Daha çok mütareke döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında yaptığı coşkulu konuşmalarıyla tanınan siyaset adamı şair ve yazar. 1885 yılında İstanbul’da doğdu. Tanzimat döneminin tanınmış bilim ve devlet adamlarından Apdülladif Suphi Paşanın oğluydu. Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) bitirdikten sonra ilkokul öğretmeni olarak çalıştı. Ayasofya Rüştiyesinde Hitabet ve Fransızca, Darülfünün-ı Osmani’de (İstanbul Üniversitesi) Türk İslam Sanatı dersleri okuttu. 1920′de ilk Türkiye Büyük Millet Meclisine Antalya Milletvekili olarak girdi. Aynı yıl ilk İcra Vekilleri Heyetinde Maarif Vekilliğine getirildi.

Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Mehmet Akif Ersoy’u Anlamak

Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Edebiyat, Eğitim, Genel, Tanıtım, Tarih | Eklenme Tarihi : 09-12-2011

2

” Mehmet Akif Ersoy’u Anlamak konulu kompozisyon yarısması için yazdığım yazı”

Mehmet Akif Ersoy edebiyatımızın en büyük şairlerindendir.İstiklal Marşımızı yazmıştır.İyi bir Müslümandır vb vb. Kime Mehmet Akif ‘i sorsak bize aynen bunları söyler ve Mehmet Akif’i çok iyi tanıdığını zanneder.Bu tip insanlardan Mehmet Akif’i anlamasını beklemek mümkün değildir.

Mehmet Akif’i anlamak sadece hayatını öğrenip ‘’İstiklal Marşı’’nı ezberlemek veya ‘’aşırı dinci’’ olmak değildir. Zaten Mehmet Akif’te  ‘’aşırı dinci’’ değildir. Buradaki ‘’aşırı dinci’’ tabiri ile Mehmet Akif’inde hiç sevmediği ; İslam’ı iyi bildiğini zannedip, Hurafeler uyduran ‘’yobaz’’lar kastedilmektedir. Evet Mehmet Akif dinine bağlı  Müslümandı ama  ibadetlerini Kuran’ın ışığında yapıyordu. Bu yobazların sözlerine inanmıyordu. Zaten inansaydı Atatürk’ün yanında olur muydu? Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Servet-i Fünun Edebiyatı (Edebiyat-Cedide)

Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Edebiyat, Eğitim | Eklenme Tarihi : 22-11-2011

0

Servet-i Fünun fenlerin zenginliği anlamına gelen Servet-i fünun dergisi etrafında 1896′da Recaizade Mahmut Ekrem’in önderliğinde toplanan genç sanatçıların oluşturduğu bir edebiyat topluluğudur.Bu edebiyata ”Salon Edebiyatı” da Denmiştir. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

10 Kasım

Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Araştırmalar, Eğitim, Genel, Siyaset, Tanıtım, Tarih | Eklenme Tarihi : 18-11-2011

0

Bugun 10 Kasım

 

ATAM’ın ebediyete kavuştugu gün.

 

Ölümünün üstünden 73 yıl geçmesine rağmen bazı zihniyetlerin hâlâ onun liderlik zekasını ve büyüklügünü kabul etmemesi bu yazıyı yazmamın sebebi.

 

Neymiş efendim ATATÜRK içki içiyormuş.İçer kardeşim sanane.Madem o kadar dinine baglısın ; milletin karısının kızının orasına burasına bakıyorsun birşey olmuyor ATATÜRK içki içiyormuş diye ona ‘’kafir’’ diyorsun. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Eğitilmeyen Çocuklar, kaybolan bir Nesil!

Ekleyen Lokman Günyeli | Kategorisi Anı - Hatıra, Araştırmalar, Eğitim, Genel, Kadın - Aile, Kişisel Gelişim, Nedir, Yaşam | Eklenme Tarihi : 02-08-2011

0

Sevgili Okurlar,

Yazı nın başlığında olduğu gibi bu yazı da eğitilmeyen çocukların nasıl elimizden nasıl kaydığını, gelecek Nesillerimizin nasıl kaybolduğunu ve neyden etkilediğini elimden geldikçe izah etmeye çalışacağım.
Önceki nesillerde daha çok Anne-Baba nın davranışları ve tutumları Çocukları etkiliyordu.
Anne ve Baba nın istediği yönde gidiyordu Çocuk ve onlara göre eğitiliyordu. Ancak bu gelenek son nesillerde bozulup sözde ‘modern çağ’a ayak uydurarak dahada özgürleşti.
Bu “özgürleşme” hareketinden sonra peki Çocuklar gerçekten özgür bırakıldığında özgürce gelişebiliyormuydu? Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Bir Dahi ; Nikola Tesla

Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Araştırmalar, Bilim Teknik, Dünya, Eğitim, Genel, Tanıtım, Teknoloji | Eklenme Tarihi : 20-06-2011

0

Nikola Tesla Kimdir ?

Nikola Tesla 10 Temmuz 1856 ‘da  Hırvatistan’da Doğmuş Sırp fizikci ve elektrofizik uzmanıdır.Lakabı Elektrotanrıdır. Bilim ve teknolojisi kökünden değiştirebilicek buluslar yapmasına ragmen adı nadiren gecer.

Süphesizki Nikola Tesla’nın en büyük buluşu bugun evlerimizde kullandıgımız AC (alternatif Akım) ı bulmasıdır. Alternatif Akım Transformator ler ile yukseltilip alçaltılarak teller vasıtasıyla tasınır ve rahat dagıtılır oldugu için Tesla AC nin DC den daha üstün oldugunu savundu fakat AC ile çalışan hiç  cihaz yoktu 1800 ‘lü yıllarda yasayan bilim adamları boyle bir cihazın bulunamayacagını ve AC nin zaman kaybı oldugunu dusunuyorlardı.Bunun üzerine Nikola Tesla ilk AC motoru icat etti daha sonrada endüstri, florasan lambayı “icat” etmeden 40 yıl önce Tesla florasan lambayı icat etti.
Tesla, şu an Niyagara şelalesinde bulunan dünyanın ilk hidroelektrik santralini dizayn etti ve orada elektrik üretti. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Çanakakle Savaşı İnsanlık Örneği

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Anı - Hatıra, Eğitim, Tarih | Eklenme Tarihi : 01-05-2011

2

Andre Lemoine’nin Bir Anısı

 

18 Martta batan Fransız gemisinden 20 kişilik bir denizci sahile çıkmaya muvaffak olurlar. Ama karaya ayak bastıkları anda Türk askerlerini de karşılarında bulurlar. Bu olayı Andre Lemoine şöyle anlatıyor:

“Sahile çıktığımız zaman bitkindik. Bir taraftan üzerimizden akıp giden mermiler, diğer yandan mayınlar… Korkulmayacak gibi değildi…. Üstelik şimdi kızgın düşmanla karşılaşmıştık… Bizi aldılar, ilerideki tepenin hemen ardındaki bir kulübeye götürdüler… İçlerinde subay yoktu… Üzerimizdeki ıslak elbiseleri çıkardık… Bize kaputlarını verdiler.  Sobanın başında ısındık. Az bir zaman sonra ekmek ve azık getirdiler. Kendilerinin tayınları olduğu belliydi. Karşılıklı yedik bunları… Çorba ikram ettiler.. Düşman değil müşfik kurtarıcılar gibi davranıyorlardı. Az sonra genç bir teğmen geldi. Güzel Fransızca konuşuyordu.

“Sizin için savaş bitti. Artık düşman değilsiniz. Biz zengin değiliz. Erlerim sizi ancak bu kadar ağırlayabilmişler…” dedi.

Daha sonra bizi aldılar ve Tekirdağ’a götürdüler.

Türklerin bu büyüklüklerini asla unutamam.” Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Çanakkale Savaşı Hatırası

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Anı - Hatıra, Eğitim, Tarih | Eklenme Tarihi : 30-04-2011

0

İşgalcilerin  Tek Başarısı

 

18  Aralık günü de son hazırlıkların tamamlanmasıyla geçti. Siperlerden geriye doğru kıyıyla inen yollara mayınlar yerleştirildi.  Bunların arasındaki daracık yol da un ve tuz dökülerek belirlendi.

Bu arada, siperlerde hâlâ asker olduğu izlenimi verebilmek için de tüfeklerin, kendi kendilerine ateş etmelerini sağlayacak bir mekanizma ile çalışması sağlandı. Tüfek bir yere sıkıca tesbit ediliyor, tetiğine de ip bağlanıyordu. İpin ucunda delik bir konserver kutusu vardı. Bunun üzerine de içini suyla doldurdukları bir başka kap yer alıyordu. Bunda alttakine damlayan suyla dolmaya başlayan kap yeterince ağırlaşınca tetiği düşüyor, tüfek te ateşlenmiş oluyordu. Bu usulün mum aleviyle harekete geçen bir başka şekli daha vardı.

Bu tüfekler öyle düzenlenmişlerdi ki, Anzak siperleri bütünüyle boşaldıktan yarım saat sonrasına kadar bile yer yer silah sesleri duyulmuş olacaktı. İngilizler’in Gelibolu Yarımadası’ndaki birliklerini geri çekmeleri başarıyla sonuçlandı. Aslında dev bir donanmayla geldikleri Çanakkale’de, düşmanların tek başarısı Gelibolu’yu bu şekilde başarıyla tahliyeleri olmuştur. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Dürtü ve Güdüler

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim | Eklenme Tarihi : 24-04-2011

1

İhtiyaç : Organizmanın eksikliğini hissettiği şeylerin tümüne denir.

Dürtü : Tüm davranışlarımızın altında bir ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyacı gidermek için organizmada yer alan güce dürtü adı verilir.

Güdü : Organizmanın var olan ihtiyacını gidermek için belli bir yönde etkinlik gösterme eğilimidir.

Not : Dürtü organizmanın bir ihtiyacını olduğunu farketmesi güdü organizmanın bu ihtiyacı gidermek için bir davranış sergilemesidir. Örneğin acıkma bir dürtüdür, yemek yemek ise güdüdür.

Güdülenme :Organizmanın ihtiyaçlarını karşılamak için harekete geçip ihtiyacını gidermesi ve rahatlama sürecine verilen isimdir.

Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Bobinin Endüktansı

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim | Eklenme Tarihi : 23-04-2011

0

Bobinler

Bobinler iletken tellerin yan yana veya üst üste sarılmasıyla elde edilen devre elemanlarıdır. Bobinlerin elektrik akımının değişimine karşı gösterdikleri tepkiye endüktans denir.

Endüktans, L harfi ile sembolize edilir ve birimi Henry (H) dir.  Uygulamada daha çok endüktans biriminin alt katları olan Mikro Henry ve Mili Henry kullanılır.

1 Henry = 1000 Mili Henry = 1000 000 Mikro Henry dir.

Bir bobinin endüktif reaktansını (Xl) bulabilmek için endüktans değeri bilinmelidir.

Bobinler DC ile beslenen bir devrede çalışırken akıma sadece Omik Direnç gösterirler.

Alternatif Akım sinyalinin frekansı yükseldikçe oluşan manyetik alanın değişim hızı da artacağından bobinin akıma gösterdiği direnç de yükselir. Bu nedenle bobinler, dirençleri frekansla birlikte yükselen eleman olarak nitelendirilebilir. Bobinler sarıldığı, kısma karkas, madren yada  makara iletkenin karkas üzerinden bir tur yapmasına ise sipir, tur yada sarım adı verilir. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

ZEML – Zeytinburnu Endüstri Meslek Lisesi

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim, Tanıtım, Yaşam | Eklenme Tarihi : 09-04-2011

14

Yılların eskitemediği İstanbul’un eski okullarından ZEML. Yani Zeytinburnu Endüstri Meslek Lisesi, Teknik Lise ve Anadolu Teknik Lise

Okulda 2. yılım ve okulumu seviyorum. İşlerinde uzman öğretmenlerden ders alma imkanı sağlıyor. Okulda

Bilgisayar Bölümü

Elektrik Elektronik Bölümü

Otomasyon Bölümü

Metal Bölümü ve

Makine Bölümü mevcut.

2011-2012 Eğitim yılında Arçelik Ev Aletleri Teknik Servis dalını Zeytinburnu Endüstri Meslek Lisesi’n de açıyor.  Bizzat arçelik tarafından seminere alınan öğretmenler öğrencilere ev aletleri teknik servis dalında eğitim verecek. Üstelik bu dalın başarılı öğrencileri arçelikte staj yapma fırsatı bulacak.

arçelik elektrikli ev aletleri dalı zeyinburnu endüstri meslek lisesinde açılıyor.

Bu bölümleri düşünen öğrenciler bu okulu tercihlerinin arasına almalıdır.  Okul 3 bloktan oluşuyor.

 

Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Gereksiz Sınav Patlak Verdi

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim, Genel, Siyaset | Eklenme Tarihi : 09-04-2011

0

YGS – LYS – ÖSS – OKS – SBS – OGS – KGS adı her ne halt olursa olsun gereksizdi artık patlağı gün yüzüne verdi. Bu sınavların zaten gereksiz olduğunu düşünen ben bu yaşanan olayları görünce hepten karşıyım. Bir eğitim sürecinden geçirilmiş adam ki bu eğitim süreci 12 yıl lise bittiği zaman neden sınava girsin ki ? Eğer adam 11 yıl yatar son sene çalışırsa zaten sınavda yeteri puanı alabilir. 1 yıl gibi bir zaman içinde Türkiye’de istediği üniversiteyi kazanabilecek kapasiteye gelebilir. Ama ortalamalı sistemde bu gerçekleşemez. Öğrenci 12 sene boyunca çalışmak zorundadır. Ortalamalı sistemin detaylarını da vereceğim.

YGS sınavı hakkında iddaalar ortaya atıldı. Bu iddaalara verilen cevaplar ise hakikaten üzücü. ÖSYM Başkanının yaptığı açıklama en beteri. Sayın başkan diyor ki yeni üretilen araba gibi.  Yahu 1.7 milyon öğrencinin girdiği bir sınavı nasıl buna benzetirsiniz. Benzetmede 4 unsur vardır. Benzeyen, Benzetilen, Benzetme Yönü, Benzetme Edatı. Burada benzeyen belli benzetilen belli de benzetme yönü ilginç. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF