18 Mart

Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Siyaset | Eklenme Tarihi : 17-03-2012

0

‎1950′lerden günümüze birbirini siyası tavır olarak takip eden, yurdum insanlarını cehalete sürükleyerek ağzındaki lokmayı alıp zengin olan, memleketin topraklarını, kurumlarını ecnebilere satan, dünyanın terk etme çabasındaki eski ve tehlikeli teknolojilere yatırım yapan, karşıt görüşleri sudan sebeplerle parmaklıklar ardına koyan bir vatan 18 Mart’ta kurtulmuş mudur? …ve şehitler ne için ölmüştür? Yazık bize…

http://www.facebook.com/Ylmzsrht

http://twitter.com/SerhatYilmaz_

serhatyilmaz24@gmail.com

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

KTÜ Öğrencisine Bir Yazı İçin Hapis Cezası

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim, Siyaset | Eklenme Tarihi : 02-02-2012

0

Evet uzun zamandır yazı yazamıyordum ama artık dayanamadım bu haberi görünce yazamadan edemedim. Her ne kadar bu yazıyı yazmak istesem de aklımdan acaba bende hapis cezası yermiyim sorusu geçiyor. Allah’tan eleştirdiklerimiz bizleri takip etmiyor da sıkıntı yaşamıyoruz :)

Türkiye basın özgürlüğü konusunda sınıfta kalmış bir ülke olduğunu zaten bundan önce yaşanan onlarca olay ile göstermişti. Ancak bizim ülkemiz hiç elindekilerle yetinir mi tabiki yetinmez.  İşte bu vasatlığı dahada arttırmak adına yapılmış bir çalışmayı aktarayım sizlere.

Bir üniversite öğrencisi ki bu üniversite Karadeniz Teknik Üniversitesi bir yazı yazıyor. Haberlere göre öğrenci KTÜ yönetimini eleştiriyor. “ Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi 2′inci sınıf öğrencisi Gizem Görnaz, Evrensel gazetesinin ‘Genç Hayat’ ekinde, üniversiteye kayıt sırasında bağış adı altında alınan 100 liraların, KTÜ Güçlendirme Vakfı’nın kasasına girdiğini yazdı ve üniversite yönetimini suçladı. ” diyor haber merkezleri. Şuana kadar her şey normal. Ancak asıl tuhaflık bu yazıdan sonra yaşanan hadisede. Sonra bizim KTÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özen hemen gidip Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘Basın yoluyla hakaret’ suçlamasıyla şikâyette bulunuyor.  Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Atanamayan Öğretmenler ve Kazanamayan Öğrenciler

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim, Siyaset | Eklenme Tarihi : 21-12-2011

0

Ülkemizin kanayan yarası haline gelen atanamayan öğretmenler ve kazanamayan öğrenciler. Binlerce öğretmen olmuş ancak atanamayan öğretmen varken okullarımızda öğretmen yokluğundan dolayı dersler boş geçiyor.. Milli Eğitim Bakanlığı sözün tam anlamıyla cinlik yapıyor. Öğretmenlere yapılan yatırımları boş görüyorlar herhalde.

Milli Eğitim Bakanımızı buyrun bir tanıyalım.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer Kimdir ?

1956 yılı Karaman’da doğumludur. İlköğretim, orta ve lise eğitimini Karaman’da tamamlamıştır.

1974-75 öğretim yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesini kazandı ve bu fakültenin “İşletme Yönetimi ve Politikası” bölümünden 1978 yılında mezun oldu.

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinde 1980 yılında “Personel Yönetimi ve Endüstriyel İlişkiler” yüksek lisans programını, 1984 yılında “Örgütsel Davranış’ alanında doktorasını tamamladı.

Bu arada, 1980 yılında. Marmara Üniversitesi İktisadi ve idari Bilimler Fakültesinde asistan olarak göreve başladı. Doktora çalışmalarının tamamlanmasından sonra, 1985 yılında Yardımcı Doçentliğe atandı. Aynı fakültenin Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalında, 1985 yılında Doçent, 1994 yılında Profesör oldu. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Ermeni Yasası Fransa Meclisinden Geçti (!)

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Dünya, Siyaset | Eklenme Tarihi : 21-12-2011

1

 

Ermeni Meselesi

Son günlerde herkesin ağzında bir Fransa’dır gidiyor. Sözde Ermeni Soykırımı yaptığımızı kabul etmeyenleri para ve hapis cezasıyla cezalandıracaklarmış. Yahu bu bir kere demokrasinin, özgürlüğün tanımına aykırı. Böyle bir yasanın geçmesi bize ne kaybettirir bilmiyorum ama Fransa için düşünceye vurulmuş ağır bir darbe olacaktır.

Sürekli bizleri eleştiren fransızlar acaba bu yasayı kabul ederlerse ne diyecekler.. Bu işin fransa boyutundan çok  Türkiye boyutunu tartışmak lazım.

İktidar sürekli Türkiye’nin sözü geçer bir ülke haline geldiği, güçlendiği noktasında açıklamalar yapıyor. Ancak malesef söylenen sözler ile yaşadıklarımızın birbirinden zıt olduğunu görmek çok zor olmasa gerek. Avrupa’da sözümüzün geçtiğini söylemek ne kadar mümkün ? Hadi Avrupa’yı geçelim kendi bölgemiz olarak gördüğümüz Ortadoğu’da sözümüz ne kadar geçiyor ? Ortadoğu’da ne kadar yaptırım gücümüz var. Komşu devletlerle sıfır sorun politikası ters tepmiş durumda bütün komşularımızla müthiş sorunlar yaşıyoruz.  Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Bedelli Askerlik – Bedelsiz Askerlik

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Siyaset, Yaşam | Eklenme Tarihi : 19-11-2011

0

Son zamanlarda ülke gündemini meşgul eden bir konu hakkında bir kaç şey söylemek istiyorum. Çünkü içinde bulunduğumuz ortamın suyu çıkmış bulunmakta.  Öncelikle bu bedelli askerlik konusuna tamamen karşı çıkanlardanım. Bizler Türk Milleti olarak köklü bir tarihe sahip olmamızın ve geçmişimize bağlı olmamız nedeniyle askerliğe farklı bir gözle bakarız.

Saf bir Türk Çocuğu askerliği “Vatan Borcu” olarak görmekte ve bu görevini yerine getirmek için sabırsızlanmaktadır.  Ancak büyük şehirlerde “Batı Özentisi” olarak yetişmiş gençlerimiz bu görevden kaçmak için farklı yollara başvurmaktalar. Üstelik bunu yaparken kendilerine göre bir takım bahaneler bulup askerden kaçmayı sanki bir başarıymış gibi aktarmaktadırlar. Türkler eskiden askerden kaçanı adam yerine koymazlardı. Eskiden diyorsak öyle 100- 200 sene önceden bahsetmiyorum 10-15 yıl önceden bahsediyorum. Mesela askerliğini yapmamış adama kız bile vermezlerdi bu ülkede. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

10 Kasım

Ekleyen Serhat Yılmaz | Kategorisi Araştırmalar, Eğitim, Genel, Siyaset, Tanıtım, Tarih | Eklenme Tarihi : 18-11-2011

0

Bugun 10 Kasım

 

ATAM’ın ebediyete kavuştugu gün.

 

Ölümünün üstünden 73 yıl geçmesine rağmen bazı zihniyetlerin hâlâ onun liderlik zekasını ve büyüklügünü kabul etmemesi bu yazıyı yazmamın sebebi.

 

Neymiş efendim ATATÜRK içki içiyormuş.İçer kardeşim sanane.Madem o kadar dinine baglısın ; milletin karısının kızının orasına burasına bakıyorsun birşey olmuyor ATATÜRK içki içiyormuş diye ona ‘’kafir’’ diyorsun. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

PKK SORUNUN GİDİŞ HATTI

Ekleyen sadof_rat | Kategorisi Genel, Siyaset | Eklenme Tarihi : 27-10-2011

0

Pkk nın bugün gelinen noktada asıl taraftarı olanalrı kendi kampında çoğunu tehditle tuttuğu ve döndüklerinde artık normal vatandaş olmayacağından birşey yapamadıklarını görmekteyiz.Şuanda kürt halkının desteğini önemli ölçüde kaybetmiş fakat silah zoruyla yandaşı gibi göstermeye çalışan bir terör örgütü mevcuttur.Bundan dolayıdır ki doğudaki olaylarda çoğunlukla sivil ayrımı yapılmaksızın eylemlerini gerçekleştiriryorlar.Şuandaki operasyonların ve terör örgütünün KCK adı ile siyasal devlet gibi işleyen kollarına yapılan darbelerle kan kaybeden ve son çırpınışlarını sürdüren bir örgüte dönüşmüştür.
Şu sıralar yapılmakta olan operasyonda şanlı ordumuzun üst düzey rütbelerden oluşan BORDO bereliler ve bazı özel timlerden oluşması bu konu hakkındaki istikrarımızı açıkca ortaya koymaktadır.Terör örgütünün aslında doğudaki baskılarının temelindeki ve Şahin kanadının asıl övündüğü nokta TÜRKİYE CUMHURİYETİ orduları bazı kamplarına giremeyeceğirüyasına kendilerini kaptırıp bükülmez bilek oldukları gibi bir saçmalığa büründüğüdür.Bunun gercek olmadığını anlamaları için boş rüyadan uyanıp kaçacak delik aramaları için şuan ki operasyonda girilemez girsede çıkılmaz denen kampları darmadağın edilmektedir.Bu operasyon istenildiği gibi tamamlanırsa artık örgütten kopmalar ve silah bırakma haberleri ile karşılaşacağımızı tahmin etmekteyim. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Yaşar Karaoğlu Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Siyaset | Eklenme Tarihi : 11-10-2011

0

1980 SONRASI BİZİM OCAK VE İSTANBUL ÜLKÜ OCAKLARINDA ERDEM KARAKOÇ VE AZMİ KARAMAHMUTOĞLU’NUN YAKIN ÇALIŞMA ARKADAŞI OLARAK BULUNAN TRABZON-ÇAYKARA’LI YAŞAR KARAOĞLU EVİNİN ÇATISINDAN DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ…SON OLARAK MHP NİN DİYARBAKIR MİTİNGİ ÖNCESİ SÖZDE PROVAKASYON İDDASIYLA İSTANBUL’DA GÖZALTINA ALINAN 17 ÜLKÜCÜ ARASINDAYDI…
CENAZESİ 12 EKİM ÇARŞAMBA GÜNÜ ÖĞLEN NAMAZINA MÜTEAKİB GÜNGÖREN MERKEZ CAMİİ İÇİNDEN KALDIRILACAKTIR…
Yaşar Karaoğluna ALLAH’tan rahmet, kederli ailesine,yakınlarına,dostlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Ruhuna El Fatiha

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Mit – Pkk Görüşmesi – Mit – Pkk Ses Kaydı

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Siyaset | Eklenme Tarihi : 15-09-2011

1

Mit – Pkk görüşmesine ait ses kaydının basına sızmasının ardından Türkiye’nin gündemine oturan bu haber hakkında yazılan yazıların bir kaçını okuma fırsatı buldum. Yapılan bu görüşmeye bazı aydın(!) yazarlarımız hak verirken bazı yazarlarımızda karşı çıkmış. Yani yapılan bu görüşmeye siyasi olarak yaklaşılmış. Hükümetin yazarları destek verirken muhalif yazarlar karşı çıkmış her zaman ki gibi.

Bir yazarımız Mit Görevlilerine sesleniyor ve diyor ki ”

Sakın utanmayın!
Sakın geri adım atmayın!
Sakın ‘eyvah, yakalandık’ demeyin!
Sakın paniklemeyin! Sakın ‘Vay, teröristlerle pazarlık ha’ türü çıkışmalara aldırış etmeyin!

Sizler Oslo denilen yerde…
Kanı kanla temizlemek için…
Ölümleri ölümlere eklemek için…
Daha fazla gözyaşı için…
Dağları mesken tutanların sayısını artırmak için…
Çözümsüzlüğü kalıcı kılmak için…
O görüşmeyi yapmadınız. ” Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Devlet Pkk ile Görüşüyor Demişti

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Siyaset | Eklenme Tarihi : 14-09-2011

0

Evet bu günlerde haber kanallarına düşen yeni bir ses kaydı ile Türkiye’nin gündemi yine değişmiş bulunmakta. Türkiye’nin gündeminde yaşanan bu gelişmeler ekonomide yaşansa taşıyamacak kadar paramız olurdu herhalde..

Gün başına bir kaset düşen ülkemiz bununlada yetinmiyor günde 3 kez gelen cinayet haberleri lale devrinin bir nişanesi olarak baş gösteriyor. Canımızı yakan ŞEHİT haberlerinden bahsetmiyorum bile. Ülkemiz o kadar iyi yerlere gidiyor ki önümüzdeki yıllarda 70 milyon kişinin kasetlerini televizyonda görebileceğimizi söylüyor uzmanlar.

Uzmanlar herkesin en az 15 dakikalık kasetinin birilerinin elinde olduğunu ve istendiği taktirde herkesin rezil edilebileceğini söylüyorlar. Uzmanlar diyorsa kesin doğrudur diyip tam manasıyla inanıyoruz onlara.

Uzmanlar Türk Milleti’nin hafızasının 1 günden ibaret olduğunu ve geçmiş günleri, haftaları, ayları hatırlamadığını yaklaşık 100 yıldır basın – yayın aracılığı ile yapıyorlar. Geçmiş yılları hatırlayan bir Türk  anormal olarak karşılanıyor. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Ne Mutlu Türküm Diyene

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Siyaset | Eklenme Tarihi : 08-09-2011

0

Selamun Aleyküm

Son zamanlarda öyle şeyler yaşıyoruz ki çoğumuz takip etmekten yoruluyoruz. Hatta bazılarımız benim gibi takip etmeye çalışmıyor bile. Haberleri izleyemiyor çünkü gördüğü duyduğu olayları içine sindiremiyor. Şahsen ben sindiremiyorum. Neredeyse her gün gelen ŞEHİT haberlerini sindiremiyorum. Her gün cinayet haberlerini izlemek, her gün kendi cebini doldurmak için veya kendi yerini güçlendirmek için haber yapan habercilerin haberlerini izleyemiyorum artık.

Bizi yavaş yavaş değiştiriyorlar. Herkesin beynini usul usul yıkıyorlar. Herkesi istediklerine inandırıp istediklerini düşman istediklerini kahraman ilan ediyorlar. Sadece kendi işlerine gelen haberleri yayınlıyorlar. Nereden para kazanırız derdindeler bunlar.

Ya ne olacaktı Kürşad ? Adamlar seni mi düşünecek ceplerini mi ? Bu böyle geldi böyle gider diyenleri duyar gibiyim. İşte bende malesef buna birşey yapamadığım için sadece izlemeyerek ve dinlemeyerek tepki gösteriyorum.

Hoş ben tepki göstersem ne göstermesem ne ?

Geçenlerde Zeytinburnu’nda yaşanan olaylar hepimizin hatırındadır. Orada yaşanan çoğu olay basında yer almadı. Türk Bayraklarını kaldırın diye tehtit edilen insanları söyledimi medya bilmiyorum. Ama bu duruma geldik bilmem farkında mısınız ? Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Türkiye’nin Musul Vilayeti Petropolitiği*

Ekleyen Bekir Aydoğan | Kategorisi Ekonomi, Siyaset, Tarih | Eklenme Tarihi : 26-08-2011

0

“Irak’ın önde gelen ihraç ürünleri marul ve salatalık olsa ve büyük petrol sahaları da Güney Pasifik’te yer alsa idi, ABD’nin yine de bu ülkeyi özgürleştireceğine inanmak için bizim yönetenlere sıra dışı bir teslimiyetimiz gerekirdi.”(1)

Vietnam Savaşı, Arap-İsrail çatışmaları, Körfez, Kosova ve Irak Savaşı’ndaki insan hakları ihlallerine muhalif duruşuyla bilinen Noam Chomsky; 2003 Irak Savaşı’na ilişkin 2006 yılında böylesi bir açıklama getiriyor ve bu sözler bize; ABD Başkanı Jimmy Carter’ın 23 Ocak 1980 günü, “Basra Körfezi petrolüne erişim yaşamsal bir ulusal çıkarımızdır. Bu çıkarımızı korumak için ABD, askeri güç kullanımı da dâhil her vasıtayı kullanmaya hazırdır.”(2) deyişini hatırlatıyor.

Bugün dünya petrol rezervlerinin %69.7’sini(3) oluşturan, siyasi çalkantı ve askeri müdahalelerin çok sık yaşandığı Ortadoğu; bundan yaklaşık 1 asır önce büyük ölçüde Osmanlı Devleti sınırları içerisinde bulunuyor, sahip olduğu stratejik konum ve yer altı zenginlikleri bakımından sanayileşen devletlerinin ilgisini cezbediyordu. Dönemin bu özellikteki bölgeleri, devletlerin buralarda izlenen politikalarını ve üstü kapalı da olsa geleceğe ilişkin planlarını belirlemede etkili oluyordu. Zira bugün olduğu gibi, 1980’lerde ve 20. yüzyılın başlarında da buna ilişkin izler bulabiliyoruz. Bu konuda dönemin İngiltere Donanma Bakanı Walter Hume Long, 23 Mart 1920 günü yaptığı bir konuşmada şunları dile getirmiştir; “Dünyadaki bilinen petrol yataklarını ele geçirebilirsek, dilediğimiz gibi kullanabiliriz. Eğer, Büyük Britanya ‘ele geçirilebilir’ petrol sahalarına sahip olma fırsatını elinden kaçırırsa, Hükümet ‘ulusal çıkarlar bakımından en uygun zamanda harekete geçmemekle suçlanacaktır.’ Olağan dışı fırsatların eşiğindeyiz; ya biz bu kapıdan girmek için gerekeni yapacağız veya başkaları girecek ve geleceğin anahtarına sahip olacaklardır.”(4) Aslında Carter ve Long’un bu sözleri; devletlerin petropolitiği, ‘ulusal çıkar’ kavramıyla ne kadar yakın tuttuklarını gösterir ve zaten 21. yüzyılın Avrasya üzerinde mücadele ile geçeceğini söyleyen Bill Clinton da, 20. yüzyılın Ortadoğu petrollerine yönelik savaşlarla geçtiğini dile getirmiş ve belki de bu öngörüyle geleceğin anahtarına sahip olma konusunda ülkesinin ciddiyetini ortaya koymuştur. Bu noktada ‘ulusal çıkar’olarak görülen petrol politikalarının güç uygulayarak değil, uluslararası antlaşmalar nezdinde sürdürülmesi ve ülkelerin iç işlerine müdahale olmaksızın izlenmesi gerektiği de söylenmelidir. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

ULUSLARARASI TERÖRİZM*

Ekleyen Bekir Aydoğan | Kategorisi Dünya, Siyaset | Eklenme Tarihi : 16-08-2011

0

Terör; insanları yıldırmak, sindirmek yoluyla onlara belli düşünce ve davranışları benimsetmek için zor kullanma ya da tehdit etme eylemidir. Bölgesel sonuçlarından ziyade, iki ya da daha fazla ülke arasındaki ilişkilere yön veren, küresel getirilerinin ön planda olduğu eylemlere uluslararası terörizm denmektedir. Dünyadaki güç dengelerinin değişimi ve uluslararası ilişkilerdeki farklılaşmanın sonucu olarak, sınır savaşlarının azaldığı, artık sınır içi savaşlara geçildiği bugünlerde aynı zamanda psikolojik savaş unsuru olarak da kullanılan uluslararası terörizm; ülkelerin stratejilerinin belirlenmesinde önemli birer nitelik taşır hale gelmiştir. Siyasal amaçları için örgütlü, sistemli ve sürekli bir şekilde terör içerikli strateji benimseyen bu örgütler; faaliyet gösterdikleri ülkelerin mevcut siyasal sisteminde bazı değişiklikler yapmak, sistemi içeriden ve dışarıdan etkilemek için karşı mücadelede bulunurlar.

Günümüze kadar küresel terörizm birçok evreden geçmiş ve şu an ki yapısını kazanmıştır. 18.ve 19. yüzyıllarda terörist örgütlerin kendilerini meşrulaştırma aşamasında ezilenlerin despot yönetimlere karşı az bir güçle hedeflerine ulaşmasını amaçlayan argümanları vardı. Soğuk savaşın başlaması, bu savaş döneminde bazı devletlerin terör örgütlerine ihtiyaç hissetmeleri ve terörü uluslararası ilişkilerin bir pazarlık unsuru olarak kullanmaları bu argümanlardan uzaklaşıldığı ve uluslararası arenada birer çıkar çatışmasının şablonu haline getirildiğinin göstergesidir. Soğuk savaş dönemindeki uluslararası terörizmin temel özelliklerini; kapitalist bloğun sosyalizmin dünyaya yayılmasını engellemesi, doğu bloğunun ise sosyalizmi dünyaya ihraç etmek amacıyla karşı blok içinde oluşumlar yapılandırıp, terörist eylemler gerçekleştirmesi olarak görebiliriz. Aynı zamanda bu dönemki terörist örgütler ”devlet destekli” terör kavramına da örnek teşkil eden bir yapının ürünüdür.

Doğu Avrupa’da 1989 ve Rusya’da 1991 yılında komünizmin çöküşünün ardından çift kutuplu dünya düzeninin son bulmasıyla kalıcı bir huzur ortamı arzulanmış; ama o dönemki iyimser hava kendi içerisinde yeni problemlerle uğraşırken, tarihler 11 Eylül 2001′i gösterdiğinde tüm dünya siyasetinin odak noktası olan New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne ait ikiz kulelere yapılan kamikaze saldırısıyla uluslararası terörizm kavramı bir kez daha gündeme gelmiş ve “Yeni Dünya Düzeni”nin bu tarihten itibaren kurulmaya başlanacağı o dönemki ABD başkanlığındaki Bush yönetiminin “ya bizdensiniz ya da teröristlerden” sözüyle anlaşılmıştır. Böylelikle Sovyetler birliğinin yıkılışından sonra dünya ABD önderliğinde kendisine bir karşı taraf daha seçmiş bunun adını da ”uluslararası terörizm” koymuştur. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Ya Bu Kanı Durdurun Ya Millet Durduracak

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Edebiyat, Siyaset | Eklenme Tarihi : 14-08-2011

0

Şırnak’ın Beştüşşebap İlçesi ile Ayvalık Köyü arasındaki kırsal alanda güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasında çatışma çıktı. Saat 21.30 sıralarında çıkan çatışmada biri yüzbaşı 3 asker şehit oldu, bazı askerler de yaralandı. Bölgeye takviye askerler sevk edilirken, çatışmaların devam ettiği öğrenildi.

Beytüşşebap yakınlarındaki 1′inci ve 2′inci köprü mevkii arasındaki Ayvalık bölgesinde bu akşam saatlerinde görevden dönen askerlere PKK’lı teröristler tarafından pusu kurularak uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Askerlerin anında karşılık vermesiyle çatışma çıktı.
Çatışma sürerken, bölgeye başta Beytüşşebap olmak üzere çevredeki birliklerden takviye askerler sevkedildi.

BİRİ YÜZBAŞI 3 ASKER ŞEHİT

Saldırısında biri yüzbaşı, 2′si er olmak üzere 3 asker şehit oldu, 3 asker de yaralandı. Pusu kuran teröristlerin askeri aracın geçişi sırasında önce roketatarlı saldırı düzenledikleri ve ardından uzun namlulu silahlarla ateş açtıkları belirtildi. Teröristlerin roketli ve uzun namlulu silahlı saldırısında araçta bulunan biri yüzbaşı, ikisi er 3 askerin şehit olurken, 3 askerin de yaralandığı belirtildi.

Bölgede teröristlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların sürdüğü öğrenildi.

ERDOĞAN’DAN ORG. ÖZEL’E BAŞSAĞLIĞI MESAJI

Öte yandan Başbakan Tayyip Erdoğan, Şırnak’ta 3 askerin şehit olması nedeniyleGenelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’e başsağlığı diledi.

Başbakanlık Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, Erdoğan’ın gönderdiği mesajda, Orgeneral Özel’e üzüntülerini bildirdiği ifade edildi.

Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Yeni Dönemde Dış Politika Ajandamız*

Ekleyen Bekir Aydoğan | Kategorisi Siyaset | Eklenme Tarihi : 02-08-2011

0

12 Haziran genel seçimleri gündemdeki önemini bir süredir rafa kaldırılan dış politika konularına bırakırken, Türkiye yeni dönemde yoğun dış politika gündemi ile bölgesindeki gelişmelerde ‘etken’ olabilme mücadelesi veriyor, bir yandan Filistin, İsrail, Suriye ve Libya meselelerine ilişkin Ankara merkezli yoğun uluslararası toplantılar ve açıklamalar yapılırken, bir yandan da Kıbrıs, Avrupa Birliği ve Ermenistan ile ilişkilere yönelik karar dönemlerinden geçiliyor.

Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak coğrafyasındaki politikalara Ankara merkezli gündem belirleme düşüncesi, dış politikada daha fazla sorumluluk üstlenmesine, yaygın ve etkin bir strateji ile kararlı ve tutarlı adımlar atmasına bağlıdır. Genel seçimler süresince geri planda kalan birçok mesele, seçimleri geride bıraktığımız bu dönemde dış politikamızı bir hayli hareketli ve tartışmalı günlere götüreceğe benziyor.

İsrail İle İlişkiler

Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gerginlik, Türkiye’nin Mavi Marmara olayıyla ilgili özür, tazminat ve Gazze ablukasının sonlandırılmasındaki ısrarı ile gündemini korumaktadır. Buna karşılık, İsrail Dışişleri Bakanı Lieberman çözüm için Türkiye’nin talepleriyle uyuşmaz bir tavır takınırken; İsrail Kabine Sekreteri Zvi Hauser, Türkiye ile görüşmelerin devam ettiğini ve uzlaşma için kurtarıcı bir formülün, İsrail’in güvenlik kaygılarıyla dengeli bir şekilde bulunabileceğini belirtmiş, İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak ise Türkiye’den özür dilenmesinden yana tavır koymuştur. Öte yandan İHH’nın Haziran ortasında Gazze filosuna katılmayacağını açıklaması hem Ankara’yı hem de Tel Aviv’i rahatlatmış, kimileri bu durumu Ankara’nın çözüm yolunda bir müdahalesi olarak değerlendirmiştir. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF