Che Guevara’ya Yeniden Bakış

Bildiğimiz gibi TBMM başkanı İsmail Kahraman Che için bir açıklamada bulundu. Bu açıklama Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Sol görüşlü kesim ve CHP milletvekilleri bu çıkışı eleştirdiler. Açıklamada Kahraman “Che denen eşkıya benim gencimin yakasında olamaz, olmamalı dedi.” Bunun üzerine Che Guevara‘ya tekrar bakmanın en doğru zamanı belki de bu zamandır.

Che 14 Haziran 1928 tarihinde Arjantin’de doğdu. 9 Ekim 1967’de 39 yaşındayken Bolivya’da öldürüldü. Kendisinden sonra gelecek ve tüm dünyada etkili olacak özgürlük hareketlerinin sembolü oldu.

Küba’da devrimi tamamladıktan sonra Güney Amerika’daki diğer ülkelerde devrimci mücadeleyi ateşlemek için çıktığı yolculukta öldürülen devrimcidir Che. Doktordur. Mücadeleye olan tutkusundan dolayı bir ülkeyle yetinmemiştir devrimde. Burası tamam derken oturup rahat sürmek yerine kendi vatanı olan güney Amerika ülkelerinde ve Afrika’da da devrim planlamıştır. Dünya malı peşinde koşan ve makam mevkiye bu denli düşkün insanlar Che’yi anlayamaz elbette.

Çocukluğu hastalıklar ve astım krizleri içinde geçmiştir, gençliğinde Latin Amerika’nın tamamını gezmiş ve gördüklerinden sonra zihinde ufak tefek siyası fikirler oturmuştur. Alerjiler üzerine yaptığı bir çalışma ile doktorluk unvanı kazanmıştır. Arkeolojiye ilgisinden dolayı sürekli gezmiş, dünyayı dolaşmıştır. Guatemala askeri darbesinden sonra, Kübalı ve Guatemalalı dostlarıyla birlikte Arjantin’e sığınıp, oradan da Meksika’ya geçme planları yaparken gemilerinin karaya oturmasıyla, yollarına uçaklar tarafından fark edilmemek için yürüyerek devam ederlerken, uğradıkları bir saldırı sonucu Che, yaralanmasının ardından ertesi sabah 22 kişi,  Fidel Castro önderliğinde deniz kuvvetleri kışlasını ele geçirip ilk zaferlerini kazanmışlardır. Evli, üç çocuk babası olup, dağlarda yaşamış, küba’nın özgürlüğü için mücadele etmiş, “gerilla” olarak tanımlanmıştır. Bolivya tarafından öldürülmesi kesin kararı çıkartıldıktan sonra, Bolivya ordusunun 1000’den fazla askeriyle başlatılan operasyonda, yüzlerce asker tarafından kuşatılıp ayaklarından yaralanarak yakalanır. işkencelere rağmen sorgusu sırasında hiç bir soruyu yanıtlamaması kimseyi şaşırtmamıştır, hiç bir tedavi yapılmadan bir süre sonra makineli tüfekle taranarak öldürülür. cesedi bir av ganimeti gibi sergilenmiş gözleri açık olarak gömülmüştür.

O öldükten sonra davası ve ismi daha çok büyümüştür. İktidar sahiplerinin bugün de korkulu rüyasıdır Che. Devrimci olmayanlar. Devrimin ne olduğunu bilmeyenler. Eşitliğin ve güzel bir dünyanın hayalini kuramayanlar tabi ki anlamazlar Che’yi.

Peki Che terör yaptı mı? Elbette yaptı. Kendi eliyle infazlar da yaptı. Ancak terör kavramı nereden baktığınıza göre değişir. Eğer Çin’de ayaklanan Kürşad’a çin gözüyle bakarsanız o da teröristtir. Ama Türk gözüyle bakarsanız bağımsızlığını isteyen cesur bir devrimcidir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>