Demiryollu Ulaşımının Başlangıcı

Çeşitli keşif ve icatlarıyla modern insanlığa önderlik etmiş olan 19’ncu yüzyılın en önemli yaratışlarından biri de şüphesiz demiryollarıdır. Genellikle Demiryolu denilince, yolları, taşıt araçları, köprü ve tünelleri, istasyonlarıyla bir bütün olarak tren işletmeleri akla gelir. Ama ilk demiryolu şüphesiz böyle mükemmel bir bütün olarak doğmadı. Emekliyen bir çocuğun geçirdiği bütün acemilikleri yaşadı. Bununla birlikte onun ilk adımları bile muhteşem bir başlangıç oldu.

Muhteşem Başlangıç

15 Eylül 1830. Altı yıllık bir çalışma sonucu meydana getirilen demiryolu hattı işletmeye açılmak üzereydi. George Stephenson’un başında bulunduğu çalışma ekibi mühendislik yönünden büyük bir iş başarmıştı: Hat boyunca irili ufaklı 63 köprü kurulmuş, dokuz gözlü koca bir kemer köprü yapılmış, dünyanın ilk demiryolu tüneli açılmıştı. Buharlı lokomotifin babası sayılan George Stepehenson aynı zamanda mükemmel bir yol ve köprü mühendisi olduğunu ispat etmişti.

15 Eylül günü Stephenson, açılış seferine katılacak olan sekiz lokomotifin içinde en güçlüsü olan Northumbrian’ın üzerine çıkmış hareket işaretini bekliyordu. Liverpool şehri dünyanın ilk demiryolu yolculuğu sahne olacaktı.

Açılış törenine katılacak olan bütün lokomotifler iki hat üzerinde yer almışlardı. Briinci hatta yalnız Stephanson’un Northumbrian adlı lokomotifi, ikinci hatta ise arakalarında ufak birtakım vagonlar takılı olduğu halde öteki yedi lokomotif bulunuyordu. Bakanlar, sorumlu kişiler, davetliler binmişti. Başbakan bulunduğu vagon bir mihrace köşkü gibi muhteşem biçimde süslenmişti. Demiryoluna gelince, törene başlanmadan önce bütün hat metre metre kontrol edilmiş, herhangi yapım yanlışlığı veya bozukluk olup olmadığı iyice araştırılıp gözden geçirilmişti. Bu arada teknikerler de birinci hat üzerinde boyuna üfleyip puflıyarak istim salan koca lokomotifin her yanını son bir defa gözden geçiriyorlardı. Biraz sonra hareket emri verildi. Bütün lokomotifler yavaş yavaş yola koyuldular. Etraf alkış sesinden çınlıyordu. George Stephenson lokomotifinin üzerinde hiç heyecanlanmadan kendinden emin bir tavırla emirler yağdırıyor, halkın sevinç gösterilerine  karşılık veriyordu. Öteki yedi lokomotifin kendisini geçmesini bekliyordu. Sonunda tam istemle yola koyuldu ve onları geride bıraktı. Halk bu baş döndürücü hız karşısında şaşkınlığa uğramıştı. Gerçekte lokomotifin hızı bugünkü normal bir bisikletin hızından daha fazla değildi.

Zaferle Sonuçlanan Kaza

Lokomotifler Park Side istasyonunda durdular. Su ve yakıt ikmali yapacaklardı. Burada Stephenson’un önceki yıl kısa bir mesafe üzerinde yaptığı hız denemesinde büyük bir başarı kazanan füze adlı ünlü lokomotifi bazı manevra gösterilerine başladı. O yıllarda bir lokomotifin geri gitmesi korkunç bir akrobasi olayı sayılıyordu. Halkın bu gösterileri merakla izlediği bir sırada lokomotif yolun üzerinde bakınıp duran seyircilerin birine çarptı ve yaraladı. Üstelik  bu adamcağız yetkili kişilerden biriydi.

George Stephenson’un zaferi bu acı tesadüfle birdenbire gölgelenmiş gibiydi. Halkın kendisine karşı büyük bir hayranlık duyduğu şu sırada onun bütün güvenini kaybetmek Stephenson için meslek hayatının sonu demekti. Üstelik bundan sonra değil trene binmek, kimse vagonlara bile yaklaşmazdı.  İşte bu anda Stephenson önemli bir karar verdi: Haydi çabuk, yaralıyı lokomotife bindirin. Onu ben Manchester’e götüreceğim. Herkes şaşırmıştı. Trenin böyle acele bir durumda insanın yardımına koşması onun ne kadar pratik bir araç olduğunu gözler önüne seriyordu. Yaralıyı hiç bekletmeden trene koydular ve Stephenson ahalinin övgü çığırışları arasında Manchester’a doğru yola çıktı. İşte büyük bir gösteriyle başlıyan olay kötü bir rastlantıya rağmen daha büyük bir zaferle sonuçlanıyordu.

Türkiye’de İlk Demiryolu

Türkiye’de ilk demiryolu 1856’da İzmir – Aydın arasında yapıldı. 1866’da Köstence bölgesinde 66 kilometrelik bir hat işletmeye açıldı. Bunu Varna – Rusçuk arasında bir başka hat izledi. 1871’de yapımına başlanan ve büyük bir bölümünü bugün batı sınırımız dışında kalan Şark- Rumeli hattıyla İstanbul ancak 1833’te Batı Avrupa’ya bağlanabildi. Ama bu yollar batılı birtakım iş adamlarına verilen imtiyazlarla işletiliyordu. Osmanlı Hükümeti’nin kendi eliyle ilk demiryolu yaptırma teşebbüsü 1871’de başlanan Anadolu – Bağdat hattıdır. Bugün bir çok şehirlerimize hızlı tren hizmeti sunulmaktadır. Demiryolu ülkemizde gün geçtikçe gelişmektedir. Tamamı Türk yapımı olan trenlerimizde hizmete başlamıştır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>