Devlet Nedir ?

İnsan sosyal bir yaratıktır, yani öbür insanlarla birlikte yaşamak eğiliminde, hatta ihtiyacındadır. Toplum halinde teşkilatlanır.Devlet, organlaşmış insanlar topluluğudur; yâni düzenlenmiştir. İçte güveni sağlamış, dıştaki düşmanlarına karşı kendini koruyacak duruma gelmiştir.( Bu konuyu başka bir yerde tekrar göreceğiz.) İşte , böylece bizi ilgilendiren bölüme gelmiş olduk. Devlet bu görevini nasıl, ne yoldan yapmaktadır?

İşte Cevabı : Devlet, adâleti, jandarma ve polisten mahkemeye kadar giden geniş organlar eliyle sağlar.

DEVLETİN ÜÇ KUVVETİ

Devletinüç kuvveti vardır:

Yasama kuvveti yahut kanun yapma kuvveti:

Bunu vatandaşların yaşayışlarıyla Devletin kendini sürdürmesini düzenleyen kanun ve kuralları yapma kuvveti de diyebiliriz. bu kuvveti milletin, Millet Meclisi’ndeki temsilcileri kullanırlar.

Yürütme Kuvveti:

Yürütme Kuvveti veya kelimeden de anlaşılacağı üzere, devletin kanunlarını yürüten kuvvet. Bunu hükümeti meydana getiren Bakanlar kullanırlar.

Kaza kuvveti, yani kanunları saydırma ve onlara karşı gelenleri cezalandırma kuvveti.

MAHKEMELER

Şimdi bir Devletin hayatında çok önemli yeri bulunan mahkemelerin ne olduğunu görelim :

Hepimiz, hiç olmazsa bir parça olsun, Yargıç2ın anlamını biliriz ve hırsız mahkeme huzuruna çıktı. Yargıç suçluyu mahkum etti diye okumuş veya işitmişizdir.

Yargıçlar ne iş yaparlar ? Adaleti düzenlediklerini söyledik. Yani, hangi tarafın haklı, hangisinin haksız olduğunu belli ederek anlaşmazlıkları, davaları, kavgaları giderir ve suç işleyen, kanuna aykırı iş gören vatandaşlar hakkında karar verirler.Tabii bütün bunları kesin bir bağımsızlık ve tarafsızlık içinde yaparlar. Yargıçlar, zayıf veya kudretli herkesi eşit tutar ve vicdanlarına, kanun kitaplarındaki hükümlere göre krar verirler, kanun herkes için aynıdır. Eskiden böyle değildi. Yargıçlık görevini üzerine alan kimseler çok defa kuvvetli ve kudretli kimselerin, prens veya kralların etkisi altında krar vermek zorunda idiler. Bir fakirin, halktan bir kimsenin haklı çıkması çok zordu. Bunun için aşağı tabakadan kimseler yargıçlara başvuramazs olmuşlardı. Artık adâlete güvenleri kalmamıştı.

Bugün, çok şükür, böyle bir durum yoktur. Mahkeme salonlarında << Adâlet mülkün temelidir.>> yazısı vardır ve kanun herkes için aynıdır. Ceza kanunu maddelerinde <<kimse>> tabiri kullanılmaktadır. Kanun: <<başkalarının malına sahip çıkan kimse cezalandırılır…<< Der. Bunlar, bir zaman içinde yaşadığımız utanılacak günleri şereflendiren şeylerdir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>