Dizi bağımlılığı

Anlamadığım şeylerden biri de bu ülkedeki dizi hastalığıdır. Evet, hastalık çünkü bir süre sonra çözüme kovuşulmaz bir hal alıyor. Bir bağımlılık oluyor neredeyse. Tıpkı sigara gibi tıpkı alkol gibi bir bağımlılığa dönüşüyor. Bir de işin bir başka boyutu ülkemizdeki diziler tıpkı zararlı maddelerin verdiği gibi psikoloji bir etki veriyor. Fiziksel etkilerin yanında. Saatlerce televizyona takılıp kalmanın yanı sıra verdiği bel ağrıları, göz ağrıları çabası.

Bir de benim anlamadığım biz ağlamaya çok meraklıyız. Sanki hayatımız çok komik bir ağlamamız eksik diyip sürekli ağlamalı diziler seyrediyoruz. Yaprak Dökümü bitti diye sevinirken Öyle Bir Geçer Zaman Ki başladı. Bu dizide tıpkı Yaprak Dökümü gibi hüzünlü olmayan bir sahne yok neredeyse. Ben 5 dakika seyredince dayanamıyorum. Ne buhranlı dizidir öyle Yaprak Dökümü de böyleydi bu dizi de böyle.

Amaç reyting kazanmak. Bunu halkımız hala anlayamadı. Birde bizim dizi karakterlerini gerçek hayata uyarlamak gibi bir huyumuz var. Sanki onlar bizle birlikte yaşıyorlar. Zaten kötü karakterlere hiç girmiyorum. Çünkü onlarla yaşanan çok komik hadiseler var. Birçok kötü karakteri oynayan ünlü anlatmıştır. Dizi dışında normal hayatlarında toplumumuz tarafından hakarete varan durumlarla karşılaşmışlardır. Yani şimdi sanki onu kendi hayatında yaptı. Hayır, o dizi biz toplum olarak daha bunun farkına varamadık.

Gün geçtikçe dizi bağımlı olanlarımızın sayısı da artıyor ne yazık ki. Zaten okumayan bir toplumumuz bir de böyle bir bağımlılık toplumumuzu iyicene kötüye sürüklüyor.

Lise zamanlarımı hatırlarım. Kitap sınavlarımız olurdu ve hocalarımız bilerek dizi olarak uyarlanmış kitapları seçerdi ki aradaki uçurum anlaşılsın diye. Lakin ne yazık ki çoğu kişi kitabı okumaz dizisini seyrederdi. Sanki dizi kitaba sadık kalıyor ve olayları ona göre oynuyorlar. Dikkat edin çoğu kitaptan uyarlanan dizi kitap ile pek bağdaşmaz. Belirli olay örgüsüne sadık kalır ama olaylara sadık kalmıyorlar. Zaten kitabın can alıcı noktalarından birisi de odur ama nerde biz de o.

İlla olaylar abartılacak. Bir ağlama sahnesi var ise üstünde durulacak. Sanki çok neşeli hayatlarımız var. Her gün insanlarımız bin türlü dertle tasa ile uğraşıyorlar. Her gün ne manzaralar karşısında yıpranıyor. Bir de eve gelip ağlıyorlar. İyicene psikolojiler berbat oluyor.

Artık sigara ve alkol bağımlılarından kurtulmanın konuşulduğu şu zamanda dizi bağımlılığından kurtulmanın konuşması da geldi de geçiyor bile.

19.01.2011

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>