Evliliğin Tarihi Gelişim Süreci

Evlilik hakkında birçok şey yazılmıştır anlatılmıştır. Hoş bir şekilde ilham verici şeylerden gülünç derecede alaycı şeylere kadar… Ancak hepsinin ortak noktası, her birinin kulağa evrensel bir gerçeği dile getiriyor gibi gelmesidir. Aslında evlilikle ilgili her şey, temel amacından kapsadığı ilişkilere tarafların sorumluluklarına kadar, çağdan çağa, kültürler ve sosyal sınıflar arasında birçok farklılık göstermiştir. Haydi, birlikte evliliğin evrimine hızlıca bir göz atalım.

Evliliğin Tanımı ve Amacı

Eşleşmek ve çocuk yetiştirmek insanlığın kendisi kadar eskidir. Yerleşik tarımsal toplumların yükselişi ile birlikte, yaklaşık 10,000 yıl önce evlilik, belli şartlar altında dünyaya gelen çocukları haklı varisler ilan ederek toprak ve mülk haklarının korunması için bir yol haline gelmiştir. Bu topluluklar büyüdükçe ve karmaşıklaştıkça evlilikler bireyler ve aileler arası bir mesele olmaktan çıkıp dini ve mülki otoriteler tarafından idare edilen resmi bir kurum haline gelmiştir. Evlilik kurumu, günümüze dek ulaşan en eski yazılı yasalar olan M.Ö. 2100’e ait Mezopotamyalılar Ur-Nammu Anayasası’nda evliliği idare eden, zinadan tutunda köle çocuklarının yasal statülerine kadar kapsayan birçok yasayı ilan etmeden çok daha önce zaten kurulmuş durumdaydı.

Evlilik Çeşitleri

Birçok antik uygarlık, aynı anda birden fazla eşle yapılan evlilik, düzenine izin vermekteydi. Bugün bile dünyanın yüzlerce farklı kültürünün çeyreğinden daha azı bunu yasaklıyor. Fakat bir şeye izin veriliyor olması onun her zaman mümkün olduğu anlamına gelmez. Demokratik gerçekler ve aynı zamanda evlilik ile mal varlığı ilişkisi gösteriyor ki, Antik Mezopotamya’da, Mısır’da ve Kenan (Filistin) ‘da yöneticiler ve elit kesim birden fazla cariyeye ve eşe sahip olsa da sıradan insanların bir veya iki tanesine gücünün yettiği ve pratikte tek eşliliğin olduğunu gösteriyor. Diğer yerlerde iş tersine işliyor. Bir kadın birden fazla erkekle evlenebiliyor, birden fazla kocaya sahip olabiliyor. Himalaya Dağları’nda olduğu gibi, bir ailedeki tüm erkek kardeşler aynı kadın ile evlenerek az miktardaki verimli toprağın sürekli yeni kurulacak aileler arasında bölünmesini engelliyor.

Evlilikler sadece dahil olan insan sayısına göre değil, insan tiplerine de göre değişiklik gösterebilir. Eşcinsel evliliğin tarihsel gelişimi Antik Mezopotamya’ya kadar dayanır. Bu tip uygulamalar için isimler ve yasalar farklılık göstermiş olsa da toplumca kabul görmüş aynı cinsiyet arası evlilikler, eşleşmeler tarih boyunca çeşitli uygarlıklarda ortaya çıkmıştır. Mezopotamyalı duaları bu çiftler için kutsamalar içermektedir. Amerikan Yerlilerinin çift ruhlu bireyleri her iki cinsle de ilişki kurmuşlardır. Bu uygulamaların yani eşcinseller arasındaki ilişkilerin “ evlilik ” olarak adlandırılan ilk örnekleri Antik Roma’da ortaya çıkmıştır. İmparator Nero ve İmparator Elagabalus halka açık seremoniler ile erkeklerle evlenmişlerdir. Bu uygulamalar M.S. 342 tarihinde açıkça yasaklanmıştır. Ancak benzer gelenekler Hristiyanlık döneminde de sürmüştür. Adelphopoiesis gibi ya da Ortodoks kiliselerindeki “ kardeşlik yapma ” gibi ve hatta 1601 yılında İspanya’da küçük bir şapelde iki erkek arasında yapılan gerçek bir evliliğin kaydı tutulmuştur.

Evliliğin yaşayan iki insan arasında olması bile gerekli değildir. Hayalet evlilikleri, gelin ya da damadın ölü olduğu evlilikler Çin’de sülalelerin devamı veya rahatsız ruhları memnun etmek için yapılmıştır. Sudan’daki bazı kabileler de benzer uygulamalar yapmaktadır.

Tüm bu farklılıklara rağmen tarih boyunca yapılan birçok evliliğin tek bir ortak noktası vardı. Mülkiyet ve üreme gibi önemli olgular söz konusu olduğundan evlilikler gençlik aşklarına dayandırılamayacak kadar önemliydi. Özellikle üst sınıflar arasında eşleştirmeler çoğunlukla aileler ya da yöneticiler tarafından yapılmıştır. Hatta sıradan insanlar için bile bir noktaya kadar seçme hakları olmasına rağmen temel endişe uygulanabilirlikti.

Günümüzde Evlilik

Modern evlilik fikri, aşk ve hayat arkadaşlığı fikri, son birkaç yüzyılda ortaya çıkmıştır. Sanayileşme, şehirleşme ve orta sınıfın büyümesi ile birlikte daha fazla geniş ailelerden özgürlüğüne kavuştu. Ve kendi aile ocaklarını kurabilir hale geldi. Aydınlanmanın getirdiği yeni fikirlerden cesaret alarak insanlar, ailevi görevler ve statü yerine kişisel mutluluklara ve hedeflere odaklanmaya başladılar, en azından ara sıra… Bu kişisel mutluluğa odaklanma kısa zamanda diğer değişimlere yol açtı,  boşanma önündeki engellerin azalması ve giderek daha çok insanın geç yaşta evlenmesi gibi…

evlilik-kalp-el

Kısaca, günümüz dünyasında evliliğin rolü ve tanımı üzerinde tartışmaya devam ederken evliliğin her zaman toplum tarafından şekillendirildiğini aklımızda tutmanın yararı olacaktır ve bir tolumun yapısı, değerleri ve hedefleri zamanla değişir, evlilik anlayışı da toplumun görüşleri ile birlikte değişmeye devam edecektir.


Kaynakça
1. The history of marriage – Alex Gendler erişim tarihi: 28.06.2015

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>