Hip-Hop Gezegeni

Üç beş kere nefes alıp veriyorsunuz, bir bakıyorsunuz ki oradasınız. New York‘tan kalktıktan, inişte sarsılarak uyandıktan sonra. Dakar (Senegal) Havalimanı’na iniyorsunuz.Afrika’ya hoşgeldiniz. Göreviniz: Hip-hop müziğinin kökenlerini bulmak. Müzik tam bir daire çiziyor. Müzik, evine Afrika’ya geri dönüyor.

Yoksulluğun burun deliklerimdeki feci kokusu öyle kuvvetli ki sanki burnumda yüz kiloluk bir küpe varmış gibi beni yere doğru çekiyor. Dakar’ın Sandaga pazarı ”yerel renklerle” dolu – tabii orada yaşamıyorsanız…

Teranga Oteli kale gibi, kapısının önünde dilencilerin toplandığı beton bir duvarla çevrili. Fransız turistler dilencilerin yanından hızla geçiyor; kadınlar, topuklu ayakkabılar ve taşlanmış kotlar giymiş. Dakar merkezinde kraliyet mensubu gibi salınarak geziniyor, otelin havuzunda çocuklarıyla yüzüyorlar; 1950’lerin Birmingham’ını andıran bir sahne – siyahlar hizmet ediyor, beyazlar eğleniyor.

Beş yüz metre ilerde Afrikalılar kaldırımda yemek yiyor, üç kuruşa yer fıstığı satıyorlar. Bir huzursuzluk hakim; havada yolunda gitmeyen bir şeyler var.

Fransızlar kendi memleketlerinde bunun tadına bakmış olsalar da,  kokusunu alamıyorlar. Ekim 2005’te Paris varoşlarının ateşe verilmesi, büyük oranda Fransa’nın esli Afrika sömürgelerinden gelen göçmenlerin, nesiller boyu toplu konutlara tıkılıp hiçbir iş olanağı bulamamaktan tükenmiş çocuklarının elinden olmuştu.

Her gencin sefaletten bir mikrofon ve bir pikap uzaklıkta durduğu, İngilizce bilmeyen insanların pazar tezgahlarında Amerikalı rapçi Tupac Shakur‘un resminin bulunduğu Dakar’da rap müzik bir numara.

Gelelim her şeyin başladığı Hip-hop’ın kutsal toprağı olan Bronx‘a.1973 yazında , Bronx Nehri Evleri’nde. 1595 Doğu 174. Cadde’de yaşayan Afrika Bambaataa adlı siyahi genç, annesinin ilk kattaki oturma odasının penceresine bir hoparlör yerleştirdi, kendi yatak odasına uzanan bir kablo çekti ve üç bin kişinin yaşadığı toplu konutları parti müziğiyle ayağa kaldırdı. Aynı dönemde Kool Dj Herc adlı Jamaikalı bir genç de Doğu Bronx’u hareketlendirmeye başlamıştı, birkaç km güneyde ise teknik konularda usta olan Grandmaster Flash, giderek ün kazanıyordu.

Bronx, Porto Rikolular, Jamaikalılar, Dominikliler ve çevre semtlerdeki siyah Amerikalılar için müzikal bir mıknatısa dönüştü.Onların arasında bir de şarkı arasındaki boşluğu doldurmak için ”hip-hop” sözünü kullandığı söylenen Lovebug Starski adlı bir MC vardı.

Tipik bir hiphop partisi şöyle gelişirdi: Birisi Dj, iki ayrı pikapta plak çalardı. Rap icra eden genç erkek veya genç kız MC (Master of ceremonies) görevini görürdü.Dj’ler ”scratch” yapmak için plakları iğnenin altında ileri geri oynatmayı, iğneyi plakta ritmin en canlı çaldığı yerde bırakıp ”the break” noktasını tekrar tekrar çalarak insanları dans pistinde tutmayı öğrendiler.Mc’ler partiyi hareketli tutmak için müziğin üzerine ”rap” yaparlardı.Bir Mc diğerini sözlerle alt etmeye çalışırdı.

Ticari radyolar bunları görmezden geldi.Dj’ler  doldurdukları karışık kasetleri araba bagajlarında sattı.Ve Sugarhill Gang grubunun ”Rapper’s Delight” şarkısı 1970 yılında radyolarda çalınmaya başlandı.

Hip-hop müziğinin kısa tarihi bu.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>