İşlerinizin Yolunda Gitmesini Nasıl Sağlarsınız

 İşlerinizin belli bir düzeninin olması önemlidir. Aksi takdirde memnun olmayacağınız sonuçlarla karşılaşmanız kaçınılmaz olacaktır. Çünkü düzensiz yapılan bir işin takip edilebilirliği ve kontrol edilebilirliği oldukça düşüktür. Neyi, nerede ve ne zaman yapacağını bilmek yönetici için olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. Çünkü belirsizlik para ve saygınlık kaybetmenize neden olacaktır. Eminim bunu hiç birimiz istemeyiz.

İnsan olarak her zaman her yerde olmamızın imkânı yoktur. Ve robot gibi sürekli çalışamayacağımız için yardımcılara ihtiyaç duyarız. İyi bir yönetici her işe kendisini sokmamalı ve bazı durumlarda sadece emir vererek işi başkalarına yaptırmalıdır.

Emir komuta zincirinin oluşması işlerin gerçekleştirilmesinde kolaylık yaratacak ve daha az yorularak daha büyük işler yapılmasını sağlayacaktır. Daha az yorulan insanlar daha çok çalışırlar ve daha çok çalışan insanlar daha çok kazanırlar. Daha çok çalışırken verimsiz çalışmaktan bahsetmiyorum tabi ki…

Bir yöneticinin işi konusunda kaygılanacağı sadece üç şey vardır: kendisine bilgi akışını sağlayan kişiler, yaptıkları iş; ve gelen ile giden para. Bu konuların dışında kalan şeyleri paylaşarak daha sağlıklı bir iş hayatınızın olması kaçınılmazdır.

Bir yönetici olarak temel prensipleriniz şunlar olmalıdır :

Herkesten daha çok çalışmak.  Eğer çalışma arkadaşlarınız sabah 08:00’da işlerinin başında oluyorlarsa ve siz öğlen 12:00’de işinizin başınıza geçiyorsanız bu sizi başarısızlığa sürükleyecektir. Her zaman ekibinizden daha çok çalışmak zorundasınız. Onlar sizin için siz kendiniz için çalışıyorsunuz bunu sakın unutmayın. Hafta sonu çalışanlarınıza mesai yaptırıyor ve siz keyfinize bakıyorsanız bu onların verimsiz çalışmalarına sebep olacaktır.

Çalışanlarınıza işlerini gösterin ve bırakın nasıl yapıyorlarsa yapsınlar.  Çalışanlarınıza bir öğretmen olmalısınız. Onlara işi nasıl yapacağından çok nasıl kolay yapacağını öğretmeli ve kararı kendisine bırakmalısınız. Örneğin muhasebe departmanınıza aylık gelir gider raporlarını tutarken nelere dikkat etmeleri gerektiğini söyleyip gerisine karışmamalısınız. Ve bir dersi yalnızca bir kere verin. Eğer çok karışık bir ders ise bir kez daha tekrarlayın ama sakın üstelemeyin. Bırakın nasıl biliyorsa öyle yapsın. Siz sonuca odaklanın. Raporlar istediğiniz gibiyse nasıl yaptığının bir önemi yoktur.

Her konuya kendinizi dahil etmeyin. Bırakın çalışanlarınız kendileri sorumluluk alsınlar. Kendi inisiyatiflerine bıraktığınız kararlarda onları sorumlu tutun. Eğer çalışanınız işe hiçbir şekilde karışamıyorsa kendini kötü hissedecektir yada iş tamamen onun elindeyse kendini çok çok önemli hissedecektir. Bu iki durumda sizin zararınızadır. İşin kontrolü sizde olsun fakat ona da söz ve karar hakkı  tanıyın..

Çalışanlarınıza tebessüm edin. Sadece işler yolunda gittiğinde değil işler sarpa sardığında da tebessüm edin. Sonuçta bu durumun sonunda ölüm olmadığını unutmayın. Eğer işler kötü giderse patron bize hayatı zindan eder korkusundan çok eğer işler iyi giderse patron bizi ihya eder düşüncesi yerleşsin kafalara. Bence ödül cezadan daha etkili bir yöntemdir. Eğer sürekli işler kötüye gidiyorsa tabi ki bu durum normal karşılanmamalı ama ara sıra yapılan hatalar büyütülmemeli ve çalışanlara sert davranılmamalı.

Unutmayın ki mutlu insanların yaptıkları işler daima övgüyle anılır. Yaptığı işten memnun olmayan insanlar müşterileri memnun edece işler başaramazlar. Müşteri memnuniyetiniz için önce ekip memnuniyetini gözetmelisiniz. İşlerinizin yolunda gitmesi için ekibinizi kontrol etmeyi başarmanız gerekir…

 

Başarılı Yönetici Olmak İçin Neler Yapılmalı başlıklı makalemize de göz atabilirsiniz..

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>