KARANLIKTAN AYDINLIĞA (KUTLU DOĞUM)

KARANLIKTAN AYDINLIĞA (KUTLU DOĞUM)

Kum tanelerinin rüzgarla beraber hüzün mısralarını çaldığı şehir..Umutlu bakışlarla dünyaya gelen minik kızların,ertesi gün feryatlarıyla son bulan hayat hikayelerinin yazıldığı yarımada.  Arabistan’ın incisi,şehirlerin anası Mekke.

Arabistan’a her doğan güneş,hüsranla son buluyordu.Kalpler küfür ve şirk ile kasıp kavruluyordu.Müşrikler, Allah’a  isyan ederek ve onun hükümlerine sırt çevirerek cahilâne bir hayat sürüyorlardı.Belirli bölgelerde kumarhaneler kurulur ve kumara katılmamakta büyük ayıp sayılırdı.Cahiliye halkı Allah’a inandıkları takdirde putlara tapıyor ve öldüklerinde putların kendilerine şefaatçi olacaklarına inanıyorlardı.Mekke şairleri yazdıkları şiirlerinde içkinin güzelliğinden bahsederek,halkı içkiye yönlendiriyorlardı.Bir takıminsanlar,çalışmanın yerine tefeciliği meslek edinip zor durumda kalan kişilere borç vererek,ilerleyen günlerde faiziyle geri alıyorlardı.Kadınlar ise tıpkı pazardasatılan eşyalar gibi satılıyordu. Eşi vefat eden kadınlar,zor durumda kalıyor ve hemen evlenmek zorunda bırakılıyordu.Mekke de ahlak denen kavram giderek değerini kaybediyordu.Yolunu kaybetmiş gemi gibi Mekke halkı da nereye gideceğini bilmeden savruluyordu.

Zengin zümre,yanlarınaçalıştırmak için cariyeler alıyorlar,istedikleri kişilerle zinaya zorluyorlardı.Aylar sonra kadınlar hamile ve sahipsiz kalıyordu.Zina sonucunda dünyaya gelen çocuk erkek olursa halk tarafından değer veriliyor ve bakılıyordu.Kız çocuklar ise ailenin namusunu temizlemek için babası tarafından alınıp çöllere  götürülerek “Baba,beni kurtar !” feryatlarıyla diri diri toprağa gömülüyordu.Mekke de adalet,hak,hukuk çocuk meselesine geldiğinde hiç  düşünülmüyordu. Köleler devamlı yüksek  kademelerin kırbaçlarıyla inim inim inletiliyordu.İnsanlar birbirini parçalayan
canavarlar gibi vahşileşmişlerdi.Şehirlerin anası Mekke,zalimlerin hüküm sürdüğü bir şehir haline gelmişti. Mekke,her yönden bilgili,önder ve topluma
yol gösterecek bir kişilik bekliyordu.

İranlıların hiç sönmeden yanan ateşgedeleri bir anda sönmüş,Kisrai  Sarayının 14 şerefesi yerle bir olmuştu.Save Gölünün suyu çekilip,Sema Vadisi suyla dolup taşmıştı.Bütün bu olaylar yol göstericinin geleceğinin habercisiydi…

571 yılının bir akşamı yeryüzünü manevi bir aydınlık kaplamıştı.Mekke sokakları bir başka havaya bürünmüştü.Arabistan’a bir önder geliyordu.Mekke halkına ebedi saadeti gösterecek,doğruyu bulmasında yardım edecek rehber yeryüzüne iniyordu.Bütün kainat,alemlere rahmet olan kişiyi bekliyordu.Her varlık kendi dilince ayrı bir renge bürünüyordu.Çünkü,o Mekke’nin makus kaderini değiştirecek olan kişiydi.İşte her yer güzelliğe bürünürken,karanlıklar nuruyla aydınlanırken,kainatın efendisi Hz.Muhammed (s.a.v) dünyaya gelmişti.Mekke artık ahlak ve adalet yönleriyle önde gelen şehirlerden olacaktı. Mekke asıl şimdi şehirlerin anası olacaktı.

Mekke de çaresizlik son demlerini yaşarken,ortalığı kasıp kavuran çöl sıcaklığı,yerini  serin bir havaya bırakmıştı.Kıtlık içinde
yüzen Beni Sa’d yurdu,nimetlerle dolup taşmaya başlamıştı.Umutsuzluk ve azap içinde olan Mekke halkına Hz.Muhammed aracılığıyla “Yaratan rabbinin adıyla oku!” müjdesi gelmişti.Mekke de  bazı kişiler bu müjdeyle İslam dinine ilk adımı atmıştı.Müslümanların sayısının giderek artmasıyla Kureyşliler şaşkına dönerek, adeta etrafına zehir saçan bir yılana dönüşmüştü.Peygamberimizin halkı İslam’a davet ettiğini gören amcası Ebu Leheb,çılgınca hareketler yaparak,Müslümanlara ve peygamberimize işkence yapmıştı.Peygamberimize İslam’a yaymada yardımcı olan Bilal-i Habeşi çeşitli işkenceler görmesine rağmen taviz vermeyerek şu kutlu sözü haykırmıştı:“Allahu Ekber !” Uzun uğraşlar ve işkenceler sonucu halk Müslüman olmuş ve Arabistan da şu kutlu söz
yankılanmıştı: “La ilahe illallah Muhammeden Resulallah !”.Zifiri bir karanlık içinde olan Mekke,İslam dininin nuruyla aydınlanmıştı.

Onun gelişiyle halk Müslüman olmuş,kıtlık ve kuraklıktan dolayı kemikleri belli olan canlılar,şimdi istediği kadar karınlarını doyurabilmişlerdi.Bereketsiz topraklar bir anda canlanmış,suyu kesilmiş çeşmeler bir anda akıvermişti.İslam dininin gelişiyle Mekke de hiç kimse birbirinin malına göz dikmemiş,topraklarının verimsizliği  ve çeşitli nedenlerden dolayı borç alan insanlar tarlalarının mahsulüyle para kazanmaya
başlamıştı..Mekke halkı onun gelişiyle bir başka güzelliğe bürünmüştü.Küçük yaşta toprağa gömülen Ayşelerin,Fatmaların,Zehraların hakları onun verdiği
adalet dersiyle can bulmuştu.Mekke’de kumar oynayanlar,içki içen kişiler Peygamberimizin verdiği ahlâk dersiyle  hakikati
bulmuştu.Güzel ahlak,onun yeryüzüne gelmesiyle  tamamlanmıştı tıpkı birbirini tamamlayan yapboz parçaları gibi.Eski Mekke halkının cehaleti ,adaletsizliği,ahlaksızlığı peygamberimizin verdiği derslerle son bulmuştu

Ey Nebi ! Senin gelişinle Arabistan  “Allahu Ekber” sesleriyle yankılandı.Mekke halkı seninle hayata tutunma imkanı buldu ya Resulallah ! Halk,ahlâkı,adaleti,haramı,helali senin örnek davranışlarınla öğrendi ve yol haritasını belirledi ey alemlerin efendisi ! Anne ve babalar kız
çocuklarının ne olduğunu seninle öğrendi ey sevgili ! Senin gelişinle her şey tam manasına ulaştı güllerin efendisi.

Sen Arabistan’dan tüm dünyaya yayıldın.Işık olup tüm gönülleri aydınlattın.Hem de ne aydınlık.Sadece bu dünyamızı değil,iki dünyamızı da karanlıklardan kurtardın.Şükür rabbimize,binlerce şükür.Senin gibi bir hediyeyi bizlere bahşettiği için. “İman etmedikçe cennete giremezsiniz,birbirinizi sevmedikçe gerçek mümin olamazsınız.” hadisinde ifade edilen anlamın ruhlarımıza hakim  olması dileğiyle.

NUMAN DEMİRCİ

KUTLU DOĞUM KOMP. YARIŞMASI TÜRKİYE 3’SÜ

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>