KÜRTÇE VE BAYRAK !!!

KÜRTÇE VE BAYRAK !!!

 

Ne zamandan beri bu iki kelimeyi yan yana göremez,duyamaz olduk. Aslında bakıldığı zaman ikisi yan yana pek de fena durmuyor. Türkçe ve Bayrak,Kürtçe ve Bayrak… Kelimelerin arasındaki tek fark “T” ve “K” harfleri. O kadar basit değil aslında keşke aradaki tek fark sadece bu iki harf olsa. O iki harf için çok canlar gitti. Hem “T” tarafından hem “K” tarafından. O iki harf için çok analar ağladı. Hem “T” tarafından hem “K” tarafından. Çok baba intikam yeminleri etti hem “T” tarafından hem “K” tarafından. Ama nitekim “T” nin de dini birdi “K” nında. “T”ninde camisi birdi “K”nında . “T”ninde anası birdi “K”nında. Yani binlerce birimiz,ortak yanımız varken sadece bir harfe dünyaları değişebildik. Ama  artık işler tersine döndü diyebiliriz. Artık herkesi olduğu gibi kabul edebiliyoruz,hoşgörü mayamız biraz daha kabardı sanki. Nasıl mı? Gelin birlikte şu şahit olduğum olaya bi bakalımda görelim.

Yanlış olmasın bundan 2 ay önceydi sanırım. Yorgun bir halde eve gelmiştim. Tam koltuğa uzandım,azcık kestireyim dedim ki bir de ne duyayım. Sokakta bangır bangır Kürtçe müzikler, zılgıtlar kadını erkeği birazı sevinç çığlığı atıyor,birazı sessizce sakince bir  yer de ağlıyor. Hemen televizyonu açtım. Acaba özerklik talebi kabul mu edildi ? Yoksa federasyon mu kurdular? Ya da eyaletlere mi ayrıldık da bazıları seviniyor bazıları üzülüyor bu grubun. Hemen televizyona koştum.Neyse kanal kanal dolaşırken her şey olağandı. Değişen hiçbir şey yoktu. Yani Türkiye bölünmemişti. ( ki böyle bir şey asla olmayacak.) Eyalet,federasyon filan yoktu. Allah Allah dedim peki bu işin aslı astarı nedir ? Neden bazıları seviniyor. Bazıları üzülüyor. Gençleri Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekiyor. Neden olabilir diye merdivenlerden aşşağı ine ine kendime de soruyorum içim içimi yiyo. Sonra vardım olayın olduğu yere. Evet şarkılar Kürtçeydi. Konuşmalar Kürtçeydi. Sevintiler,üzüntüler hepsi Kürtçeydi. Fakat tam ortada duran bir şey vardı. Parıl parıl parlayan,baktıkça bakası gelen bir şey. Tarif edilemez bir şeydi. Kelimelerin anlatmaya yetmeyeceği bir şey… Türkün bayrağıydı o… Evet yanlış duymadınız Türkün bayrağıydı. Meğerse askere gidiyormuş Diyarbakırlı bir arkadaş. Töreni sonuna kadar izledim. Köşede oturdum. Türkçe kelimenin geçtiğini bulunduğum bölgede hiç duymadım. Ve müzik kesildi. Asker orta alana geldi. Ve ay yıldızlı Bayrağımızı kaldırdı. Bayrağa bakarak: “Ez de pır hazdıkım.” ( Ben seni çok seviyorum)  dedi. Bi alkış tufanı koptu o anda. Ben mi naptım. Ben utandım kıpkırmızı oldum. Ne düşündüm dedim haklarında. Ama yaptıkları meğer neymiş helal olsun dedim sonra. Eve döndüm tabi düşündüm sonra. Neden bir Makedon genci ama Türk vatandaşı askere giderken Bayrağımızı kaldırıp: ” sakam te.”( Ben seni çok seviyorum)  demesin. Neden bir Romen köklü ama Türk vatandaşı kişi askere giderken bayrağı kaldırıp ” te ador”( Ben seni çok seviyorum) demesin. Neden bir Arnavut kökenli ama Türk genci askere giderken bayrağı kaldırıp  “Te dua”( Ben seni çok seviyorum)  demesin . Neden ? Neden ? Bence demesinde hiç bir sakınnca yoktur. Hatta denmelidir. Çünkü bunlar bizim zenginiliğimizi göstermektedir. Ama ta ki bu dillerden her hangi biri ülkemizi bölmek, vatana millete zarar verecek raddeye gelirse işte o zaman o bölmeye kalkışan millet; Diyarbakırlısınıda, Arnavutunuda,Makedonyalısınıda karşısında bulur. Ama ülkemizde yaşayan her hangi bir millette bu şahısların konuşma haklarını ellerinden almaya çalışır, Allahın doğuştan bahşettiği varlıklarına dokunmaya çalışır işte o milette karşısında Türkiye Cumhuriyetini oluşturan Milletleri pekala karşısında bulacaktır.

 

Demem o ki Türkü de Kürdü de Rumu da Arnavutuda bu ülkede istediği dili konuşsun. Kimsenin bir şey demeye hakkı yoktur. Çünkü o dil onlara yaradan tarafından verilmiştir. Birbirlerine kendi dillerinde hal hatır sormaları vatannı bölmez. Örnekte de görüldüğü gibi. Ancak dediğimiz gibi olur ya bu dillerden her hangi biri ülkemizi bölmeye ezanımızı dindirmeye çalışır. İşte o zaman Aziz Türk Gençliği o milletin karşısına geçmekten asla geri durmayacaktır…

 

 

Derviş Alpaslan BEYHAN

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

1 Yorum Yapıldı

  1. sonér

    19 Ağustos 2012 at 23:11

    Yazı çok güzel ve bi o kadar da doğru…..