Liseler İçin Osmanlı Tarihi – 6

Yıldırım Bayezid Döneminin Siyasi Olayları

I. Murat’ın Kosova’da şehit olması üzerine, devlet adamlarının ittifakıyla, yerine, büyük oğlu Bayezid geçti (1389). Bayezid, daha şehzadeliği sırasında, babasının yanında savaşlara katılmış ve bu savaşlarda büyük kahramanlıklar göstermişti. Savaşında gösterdiği ustalık ve çabukluk, ona “Yıldırım” unvanını kazandırmıştı.
Yıldırım Bayezid, Kosova zaferinden sonra Balkanlar’da ileri hareketlere devam etmek düşüncesindeydi. Ancak, Karamanoğlu Alâeddin Bey’in teşvikiyle Anadolu re merinin Osmanlılara karşı düşmanca bir davranış içine girmeleri üzerine Bayezid bir süre Balkanlardaki ilerlemeyi durdurdu.
Yıldirim Bayezid döneminde Balkanlar’daki başlıca gelişmeler şunlar olmuştur:

a) Osmanlı-Bizans İlişkileri ve İstanbul’un Kuşatılması

Yıldırım Bayezid ile Karaman seferine katılan İmparator Manuel dönüşte, izin al­madan  İstanbul’a gitmişti. İmparatorun davranışlarından şüphelenen Yıldırım Bayezid Edirne’de iken, Manuel’in, Macar Kralı Sigismund’a gönderdiği mektubu ele geçirdi durum üzerine Yıldırım Bayezid, İstanbul’un kuşatılmasına karar verdi. 1391 yılında İstanbul, karadan ve denizden kuşatıldı.
Niğbolu Savaşı’nın çıkması üzerine kuşatmayı kaldıran Yıldırım Bayezid, Niğbolu zaferinden sonra İstanbul’u yeniden kuşattı. Boğazdan geçişi denetlemek için, Ana­dolu Hisan’nı yaptırdı. İstanbul’un ikinci kez kuşatılması, 1401 yılı ortalarına’kadar devam etti. Bu tarihte, Timur’un Anadolu’ya girmesi üzerine, Yıldırım Bayezid, anlaş- mayı tercih ederek kuşatmayı kaldırdı. Yapılan anlaşmaya göre;
• Bizans, her yıl Osmanlılara vergi verecek,
• İstanbul’da bir Türk mahallesi kurulacak ve bir cami inşa edilecek,
• İstanbul’daki Türklerin davalarına bakmak için kadı tayin edilecekti.

b) Balkanlara Yapılan Yeni Seferler

Yıldırım Bayezid, Eflâk Voyvodası Mirça’nın Tuna nehrini geçmesi üzerine, 1392 yılında Rumeli’ye geçti. Eflâk, bu tarihlerde Macarların nüfuzu altındaydı. Yenilgiye uğratılan Mirça, vergi vermeyi kabul etti. Ancak, Niğbolu’da Haçlıların yanında yer alınca, Yıldırım Bayezid, 1397’de yeni bir sefer düzenleyerek, Mirça’ya, Osmanlı hâkimiyetini kabul ettirdi.
Osmanlıların, Anadolu olayları ile uğraşmasını fırsat bilen Macar Kralı Sigis- mund, 1392’de Bulgaristan’a girmişti. Fakat Yıldırım Bayezid’in Rumeli’ye geçmesi üzerine, işgal ettiği yerlerden çekilmek zorunda kaldı. Bu sefer sonunda, Türkleri tek başına durduramayacağını anlayan Sigismund, Avrupa’dan müttefikler arama­ya başladı. Bu sefer sırasında Macarían destekleyen Bulgar Krallığı’na son verildi
(1393).
Yıldırım Bayezid, 1394’te Selânik’i aldıktan sonra, 1397’de Mora seferini yaptı. Aynı yıllarda Türk akıncıları, Arnavutluk içlerine kadar akınlarda bulundular.

c) Niğbolu Savaşı (1396)

Niğbolu Savaşına yol açan sebepler şunlardır:
• Yıldırım Bayezid’in, Macar Kralı Sigismundo yenilgiye uğrattıktan sonra, Bul­gar Krallığı’nı ortadan kaldırması ve sınırlarını Tuna nehrine kadar genişletme­si.
• 1391 yılından itibaren İstanbul’un kuşatma altına alınmış olması ve Bizans’ın Avrupa’dan yardım isteği.
• Yıldırım Bayezid’in, Bosna ve Arnavutlukla yaptığı akınlar sonunda, buralara yerleşmeye çalışması.
Bütün bu nedenler sonucu, 1394 yılında Papa IX. Bonifas, Türklere karşı yeni bir Haçlı seferi düzenlenmesi için harekete geçti. Papa’nın bu konuda başvurduğu tüm Avrupa ülkeleri, olumlu cevap verdiler. Macar Kralı Sigismund’un idaresinde büyük bir ordu toplandı.
Yıldırım Bayezid, Avrupa’da bir Haçlı seferinin düzenlendiğini ve bu kuvvetlerin yola çıktığını duyunca, İstanbul kuşatmasını kaldırarak Edirne’ye geldi. Aynı hızla Tır- nova’ya gelen Yıldırım Bayezid, burada son hazırlıklarını tamamlayarak Niğbolu’ya ulaştı. Niğbolu, daha önceden Haçlılar tarafından nehir ve karadan kuşatılmış bulu­nuyordu. Niğbolu kalesi komutanı Doğan Bey, az bir kuvvetle kaleyi savunmaktaydı. Kendilerine son derece güvenen Haçlılar, Yıldırım Bayezid’i, hiç beklemedikleri an­da karşılarında görünce ne yapacaklarını şaşırdılar (bk. Resim: 8). Çünkü, Haçlı kuv­vetleri, Niğbolu’yu kuşatmış durumda ve dağınık hâldeydiler. Düşmanın bu duru­mundan yararlanmayı düşünmeyen Yıldırım Bayezid onlarla mertçe bir meydan sa­vaşı yapmak için toparlanmalarına fırsat tanıdı.
Fransız şövalyelerinin saldırısıyla başlayan savaş, Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Macar Kralı Sigismund, Tuna nehrindeki bir Venedik gemisine binerek kaçabildi. Avrupa’nın birçok ünlü şövalyesi tutsak edildi (1396). Bu zaferden sonra, Haçlılar tarahndan işgal edilmiş olan kaleler geri alındı. Macaristan içlerine kadar akınlar yapıldı.
Yıldırım Bayezid, esir alınan şövalyeleri, önce Gelibolu’ya, sonra Bursa’ya gönder­di. Daha sonra bu şövalyeler, kurtuluş parası (fidye) karşılığında serbest bırakıldılar. Savaş sırasında elde edilen ganimetle ülkenin birçok yerinde hayır kurumları yaptırıl­dı. Bursa’daki (Jlucami, bunlardan biridir. Yıldırım Bayezid’e, bu zaferinden dolayı, Mısır Abbasî Halifesi I. Mütevekkil tarafından “Sultan-ı İklim-i Rum” unvanı verildi.
Liseler İçin Osmanlı Tarihi Kitabı – Kemal Kara
Kaynak belirtmeden sitenizde kullanmayın lütfen.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>