Millet İçin Dil

Dil milleti millet yapan unsurlardandır. Ziya Gökalp dili kültürün temel unsuru saymaktadır. Bu görüşünde haklıdır. Dili olmayan kültür düşünülemez.

Bir milleti oluşturan, bir araya getiren en önemli unsur dildir. Dili olmayan millet anlaşamaz. Millet için ortak bir tarihe sahip olmak ne anlam ifade ediyorsa ortak bir dilde onu ifade eder.Aynı tarihe sahip olmayan topluluğu millet olarak sayamayız. Aynı dile sahip olmayan topluluğuda Millet olarak sayamayız. Dolayısıyla ülkemizde yeni dil çıkarmak için bu kadar çaba sarfetmek yerine güzel TÜRKÇEMİZİ geliştirmeye çalışsak daha hayırlı bir iş yapmış oluruz. Konunun önemini ifade etme bakımından, mevzuyla ilgili bir şeyler söyleyebilmemiz ve yazabilmemiz için, aslında dilin mahiyetinin ne olduğuna, neleri kapsadığına, tarihi süzgeçten geçip günümüze kadar nasıl geldiğine, istikbalimiz açısından onun olmazsa olmazımız olup olmadığına bakmamız ve buna göre değerlendirmemiz gerekmektedir. Dil, varlığın kendi var oluşunu ifade etmesi açısından olmazsa olmaz unsurlarından biridir. Her ne kadar o, seslerin, hecelerin, kelimelerin ve cümle gruplarının anlamlı ve ahenkli bir şekilde bir araya geldiği bir semboller bütünü olsa da, onu milletlerin varlığı, devamlılığı ve geleceği açısından değerlendirdiğimizde dil; bir milletin kendisini, yaşayışını, kültürünü, inancını, devlet anlayışını, tarih şuurunu, geleneklerini, göreneklerini, eğitimini, teknolojisini, mimarisini, musikisini, yeme-içme şeklini, giyimini, mutfak kültürünü, yatmasını, kalkmasını; başka bir ifadeyle folklorunu; iç ve dış dünyasını söz ve yazıyı kullanarak ifade ettiği, asla vazgeçilmesi mümkün olmayan şah damarı niteliğinde bir unsurdur.

Ünlü düşünür Wittgenstein: “Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.” İfadesindeki gerçekle, dilin sadece düşünceyi aktaran kuru bir ifade unsuru olmadığını, aynı zamanda dilin, kişinin dünyayı algılama biçimi olduğunu ifade etmektedir. Bu açıdan dil, düşünce şeklimizle de yakından ilgilidir.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk diline verdiği önemi hepimiz biliyoruz. Üstelik sömürgeci devletler, sömürdükleri ülkelere dillerini mecbur kılmaktadır. Bunu boşuna yapmıyorlardır herhalde. İngilizce sömürge devletlerine kendi dillerini zorunlu kılarak bugün evrensel dil olmasını dayatmıştır.Eğer atalarımız fetih ettikleri yerlerde Türkçe zorunluluğunu getirselerdi bugün evrensel olarak konuşulan dil Türkçe olurdu. Ama buna rağmen bugün dünya üzerinde en geniş arazide konuşulan dil Türkçedir.

Türkçenin önemini hepimiz kavradık. Ancak malesef bunu kavrayamayan ve özellikler internette TÜRKÇE konuşanlarla alay eden gerizekalılarda mevcut malesef. Onlarla aynı yerde yaşamaktan utanç duyuyorum. Türkçemizi katlettiler. Aslında bu belkide onların suçu değil sonuçta işin en başında öyle konuşan biri var. Suç bizim gerizekalılarda değil. Suç bu gerizekalıları eğiten insanlarda. Bu gerizekalılara güzel gelecek için sağlam bir eğitim şart.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>