Muhteşem Yüzyıl – Kanuni Sultan Süleyman

“Muhteşem Cehalet”

Muhteşem Yüzyıl dizisinin amacını, haremi göstermesi vs geçtim de tarihe ne kadar dokunulmuş ona bakalım. Benim gördüğüm kadar tarihçilere hiçbir şey sorulmamış tarihi dizi yapıp tarihle bir bağlantı kurulmazsa, iki satır kitap okunmazsa böyle saçma şey olur.

Başlayalım:

1- Öncelikle, şehzadeler sakal bırakamazdı. Padişah olunca sakal koyverebilirlerdi. Sultan Süleyman’ın sakalsız resimlerinin de olduğunu biliyoruz. Fakat burada babasının ölüm haberi geldiğinde, yani Manisa’da şehzade iken Şehzade Süleyman’ı sakallı görüyoruz.

2- Filme girişte Sarayı üstten gösteren bir animasyon var. Güya O zamanki İstanbul’u göstermeye çalışmışlar. SultanAhmed yok, Ayasofya’da tek minare var (o da yanlış tarafta galiba)

Ama bakıyorum, IV Murad devirlerinde yapılan Bağdat ve Revan köşkleri

III. Murad köşkü,

Yanındaki Hünkar Sofası

Çifte kasırlar

III. Osman Köşkü

I. Ahmed köşkü

görünüyor. Sultan Süleyman’ın zamanında bu köşklerin ne işi var sarayda?

3- Aynı görüntü de ve sonrasında Adalet kasrı gerçeğe yakın resmedilmeye çalışılmış. Bugünkü hali zaten ampir üslupda ve XIX asırda yapılmıştır. Fakat, Galata kulesi aynen bugünkü yüksekliğinde ve üslubunda görünüyor dizide.

4- Yine film başlarken görüntüye yelkenli bir kalyon tarzı gemi geliyor da o zaman Osmanlılar Kalyon kullanmazdılar ki. Osmanlı harp gemileri kadırga, firkate gibi kürekli gemilerdi. Kanuni devrinde yapılan kalyonlar batmış, Barboros başta olmak üzere denizcilerin de tercihiyle devamlı kürekli gemiler kullanılmıştır.

Geminin içini gördüğümüzde maşallah tahtaların arasından fare bile girer. Gemi tahtaları kalafatlanır ve araları kapatılırdı. Yoksa herhangi bir fırtınayı atlatamazdı gemi. Bunun için tarih bilmeye gerek yok ki azıcık akıl!!!

5- Saraya filmde devamlı Topkapı sarayı dediler de o zaman ne Topkapı sahil sarayları vardı, ne de saraya Topkapı sarayı deniyordu. Oranın ismi “Yeni Saray” “Saray-ı Cedîd-i Âmire” veya Kal‘a-i Cedîd” gibi isimlerle anılırdı. Topkapı Sarayı denmesi XIX. Asırdadır.

6- 1478’de Fatih Topkapı Sarayı’na yerleştiğinde Harem Eski Saray’da kalmıştı. Harem’in Topkapı Saray’ına geçişi, kurumsallaşması ise 1541 de Eski Saray’ın yanması iledir. Yine de Hürrem Sultan’ın Eski Saray’da vefatı orada Kurum olarak Harem’n varlığının devamını gösterir. Bunun yanında zaten Eski Saray mevcudiyetini devam ettirecek, vefat eden padişahın ailesi oraya gidecektir.

İşte film henüz Harem gelmeden Haremi anlatmaktadır. Bu bile sadece dizinin ne kadar gerçek olduğunu gösterir.

7- Hürrem Sultan’ın çok güzel olmadığı, zekasıyla ve çekiciliğiyle Sultan’ı kendine aşık ettiği anlatılır. Burada ise Hürrem’i oynayan kız çok güzel. (Hadi bunu anladım, filmin çekilmesi için normaldir)

8- Filmdeki kostümler de tarihi gerçeklere uymuyor. İlk anda biat eden Sadrazamın başında Kallavî var. O dönem kallav’i kullanılmazdı. Şeyhülislam’ın örfü ise örfe benzemiyor. Ramazan’da Sultanahmed panayırında resim çektirenlerin kıyafetleri gibi.

Sonra nedense vezirler devamlı kafaları çıplak dolaşıyor! O zaman böyle bir şey mümkün mü? Sarıksız gezmek asıl yanlış olandır.

Kadınların kıyafetlerine gelirsek, kıyafetler Avrupa filmlerinden esinlenmiş olduğu apaçık.

9-  Hadım ağalara gelirsek, onlar da ellerini kollarını sallaya sallaya haremde gezemezlerdi. Harem’in ne kadar ciddi kurum olduğunu biliyoruz ki orada gayr-i ciddi, hatta biraz fazla kıvırtan, küpeli ağalar sarayda kızların arasında cirit atıyor.

Hadımların kıyafetleri de oryantalist resimlerden çıkmış gibi. Dönemi gösteren minyatürlerdeki kıyafetlerle ilgilsi yok!

10- Kadınların yarı çıplak gezindiği haremde zülüflü baltacıları görüyoruz. Maşallah kızların yanlarında geziyorlar.

11- Vezirler biat için Kanuni’yi beklerken aralarında bir sürü konuşuyor. Kaptan’ın Üveys Paşa’dan bahsetmesi de saçma! Üveys Paşa’nın baba bir kardeş olduğunu  öldüğünde Kanuni de söylüyor da bu uluorta söylenecek şey değildir. Bu anda Üveys Paşa’dan bahsedilse kesinlikle katledilirdi.

Yine etek öpmek de o zaman adet değildir. Etek öpmek III. Murad devrinde adet oluyor.

12- Makbul İbrahim kendini anlatırken devşirildiğini söylüyor. Ve adının ne olduğunu hangi dilde ne anlama geldiğini bilmediğini söylüuor. Hesapta devşirilmenin ne kadar acıklı olduğu belirtiliyor dizide.

Fakat ileride İbrahim Venedik elçisi ile bülbül gibi İtalyanca konuşuyor!!!

13- Makbul İbrahim’in Hasodabaşılığa gelmesi sonrasında Ahmed Paşa (Bu acaba Hain Ahmed Paşa mı?) Devşirmeler, kapıkulları iktidara yürüyecek diyor ki bu ozaman yanlış bir şey olarak görülmez. Fatih devrinden beri zaten KaramanÎ Mehmed Paşa, Pirî Paşa gibi bazı istisnalar hariç devamlı devşirmeler vezir oldular.

14- Hasan Can Çelebi (ölümü 1560lar olmalı) bu kadar yaşlı olmaması lazım. Ayrıca Padişaha Yavuz Sultan Selim’in 200 parça kalyon hazırladığını belirtiyor. Üstte de geçtiği gibi o zaman kalyon değil kadırga hazırlandı.

15- Bir ara, Divan toplanıyor ve açılışı Sultan Süleyman yapıyor. Fatih divana padişahların katılması kanununu değiştirdi. Kanuni neden katılıyor??? Ayrıca divanda Kanuni Cafer Ağa’nın adalet önünde yargılanmasını söylüyor. Divan zaten en üst adalet makamıdır. O zaman Cafer Ağa’yı kim yargılayacak???

16- Matrakçı Nasuh bir meczup gibi göserilmiş. İdam sırasında tepeye konmuş izliyor.

17- Harem de disiplin müthiştir. Kızlar padişahın yüzüne bakmazlar, sormadıkça konuşamazlardı. Ama padişah ortada yürürken Hürrem Sultan Sülüman diye bağırarak Sultanın kucağına bayılıyor. Bu sırada Kahya kadın ile Kızlarağası sessizce duruyorlar. Böyle bir sahnenin benzerinin olması bile mümkün değil.

18- Filmde devamlı surette Hürrem’in hristiyanlığına vurgu yapılıyor. Bilindiği gibi, Haram’e alınan kızlar ile, enderuna getirilen erkekler iyi bir eğitimden geçirilir ve müslüman yapılırdı. İsimleri değiştikten sonra da eğitimleri en üst düzeyde devam ederdi.

Ama dizide ısrarla Aleksandra kullanılıp kızın elindeki haça vurgu yapıldı. Hatta tavrını değiştirip  Padişaha kendini beğendirme çalışması bile gördüğü rüya üzerine “Osmanlı’dan intikam alma” sevdasına bağlandı.

19- İslam’da cariyelik müessesesinin olduğu doğrudur. Cariyelerin kıyafetleri hürler gibi değildir. Başörtü takmaları, kollarını kapamaları vs gerekli değildir. Fakat bunun yanında onlar da diğer kadınlara karşı, erkeklere karşı belli bir tesettür kurallarına uymalıdır. Kimse çırılçıplak dolaşamaz. Birlikte soyunup dökünemezdi.

20- İslam’da çocuğa, kadına ve din adamına kılıç çekmek olmadığını herkes bilir. Ama ne hiikmetse Hürrem’i kaçıranlar hem bir kız çocuğunu, hem kadını hem de din adamını öldürüyrlar!!!

Bunun kasıtlı olmadığını kim iddia edebilir???

Bunlar bir oturuşta aklıma gelenler. Osmanlıda kölelik ve cariyelik müessesesi, HAremin durumu, İslamiyetin köleliğe bakışı vs gibi konuları açıklamak bir bu kadar daha yer alacaktır. Sadece filmdeki tarihi hatalara kısaca değinmek istedik

Halil iBrahim Akbulut tarafından yazılmıştır. Facebook Osmanlı Hanedan Vakfı Sayfasından alıntı yapılmıştır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

6 Yorum Yapıldı

  1. hakan bulut

    8 Mayıs 2013 at 18:57

    bırakalım bunları diziyi izleyelm

  2. Kürşad Altan

    9 Haziran 2011 at 18:54

    aha :) Bu iltifatlat bana :)))

  3. melike

    9 Haziran 2011 at 13:39

    sana bayılıyorum kadınları kendine bağlamana hürrem hatunu üzme.SENİ ÇOK SEVİYORUM.oyunculugun çok güzel böyle başarılı bir şekilde devam etmeni diliyorum.umanım bu dizide oynaman kariyer hayatında başarılı olmanı sağlar……………………………..

  4. feyza

    7 Nisan 2011 at 02:06

    slm halil ibrahim akbulut bence iyi bir okuyucu ve araştırmacısınızki bunları yazdınız.senaryoyu yazan kişilerde araştırmalılar aslında sadece bu dizi için degil takip ettiğimiz tüm diziler için geçerli araştırılmalı. tabiiki emek çok sadece giysi konusunda katılmıyorum tabloları araştırın kapalı peçeli kadın yok.bazı şeyler zorla kabul ettirilmeye çalışılıyor benceosmanlı neden avrupaya özenmesin abd ye özendiğimiz gibi?

  5. dfyhdf

    20 Ocak 2011 at 18:46

    ve etek öpmek o zaman vardu

  6. dfyhdf

    20 Ocak 2011 at 18:41

    çok saçma şeyler bunlar emeğe saygısızlık sizin yaptığının sonuçta dörtdötrlük değil hiç kimse ayrıca film m ayrıntılara girmemiş önemli olanları anlatmış