Gök Cisimleri Neden Yuvarlaktır ?

Dünya’dan çıplak göz ile görülebilen en net iki gök cismi, sırasıyla Güneş ve Ay; Bahsi geçen gök cisimlerini incelediğimizde yuvarlak olduklarını görüyoruz. Bunun yanı sıra çıplak gözle görebildiğimiz ama çok net olmadıkları için yuvarlak olduklarını nitel gözlem ile anlayamadığımız gezegenler Jüpiter, Satürn, Merkür, Venüs ve Mars gezegenlerini bilimsel araştırmalardan biliyoruz ki yuvarlaklar. Daha doğru tabir ile küresel bir yapıya sahipler. Tabi buna üzerinde yaşadığımız gezegen Dünya ve çıplak göz ile göremediğimiz diğer Güneş Sistemi Yörüngesi gezegenleri de dahil.

Zaten gezegen olma koşullarına baktığımızda küresel bir yapıya sahip olmanın şart olduğunu görüyoruz. Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) 2006’da aldığı karara göre gök cisimlerinin gezegen sayılabilmesi için 3 koşulu yerine getirmesi gerekiyor.

  1. Gök cismi, bir yıldız etrafında dönmelidir.
  2. Gök cismi, küresel bir şekle sahip olmalıdır.
  3. Gök cismi, yörüngesindeki diğer gök cisimlerini temizleyebilmelidir.

Görüldüğü gibi gezegen olmak için yuvarlak olmak gerekiyor. Asıl sorumuza dönelim neden gök cisimleri yuvarlak olma eğilimi gösteriyor ? IAU’in gezegen demesini mi bekliyorlar ? Tabi ki hayır. Cevap, kütle çekimi kuvvetidir. Kütle çekimi kuvveti cismin atomlarının merkeze olan uzaklığını azaltmaya çalışır.

hidrostatik-denge

Kütlesi olan her şey kütle çekimi kuvvetine de sahiptir. Buna insanlar da dahil. Ancak insan o kadar az kütleye sahiptir ki sahip olduğu kütle çekim kuvveti nitel (duyular ile yapılan) gözlem ile hissedilemez. Ama Dünya öyle değil. Kendisini küresel şekle getirebilecek kadar kütleye, kütle çekimi kuvvetine sahiptir. Ayrıca bu cevap insanların neden yuvarlaklaşmadığına da cevap oluyor. Çünkü insanlar yeteri kadar kütle çekim kuvvetine sahip değil.

Ayrıca bütün gök cisimlerinin küresel yapıya sahip olmadığını da söylememe gerek yok sanırım. Örneğin Avrupa Uzay Ajansı ESA’nın Rosetta uydusu 67P kuyruklu yıldızına ulaşmış ve bize ulaştırdığı bilgilere göre kuyruklu yıldızın patates gibi olduğunu görmüştük. Hatta patatesten daha patates.

Dünya ve diğer gezegenler yuvarlak bir yapıya sahiptir dedik. Ama dağlara nehirlere, okyanus tabanlarına baktığımızda pürüzsüz olmadıklarını görüyoruz. Bunun nedeni de yine kütle çekimine bağlıdır. Demek ki çekim kuvvetleri pürüzsüz bir yüzeye sahip olabilecek kadar kuvvetli değil.

Nötron yıldızlarına baktığımızda ise gerçekten pürüzsüz bir yüzeylerinin olduğunu görürüz. Bu demek oluyor ki bir nötron yıldızının kütle çekimi kuvveti muazzam derecelerde. Buna karşın çapları 10 Km’ye kadar düşebiliyor. Buradan çıkarılabilecek bir başka sonuç ise kütle ile hacim arasında doğru orantı veya alaka yok.

Kütlenin hacimden bağımsız olması umut vaad edici bir olay. Ne için umut; yaşam için umut. NASA 28.09.2015 tarihinde Mars’ta sıvı halde su bulunduğunu dünya kamuoyuna bildirdi. Bu haber mikroorganizma boyutunda bir yaşam için umut verici bir haber. Ama insan yaşamı için su tek başına yeterli değil. Yerçekimi de önemli bir unsur. İnsan yaşamı için yerçekimine (Dünya’nın kütle çekimi) eş değer bir kütle çekimine ihtiyaç var. Hacmin kütleden bağımsız olması yerçekimine eşdeğer bir kütle çekimi elde edebilmek için illa ki Dünya ebatlarında bir cisme gerek olmadığını gösterir. Ama hemen sevinmeyin Mars’ın kütle çekimi yerçekimine eşit değil.

Konuyu toparlamak gerekirse; kütle varsa çekim kuvveti de vardır. Kütleye sahip tüm cisimler küreselleşmeye eğilim gösterir. Bu olaya bilimsel tabirle hidrositatik denge denir. Bunun nedeni cismin olabildiğince düşün potansiyel kütle çekimi kuvvetine sahip olmak istemesidir. Bu çekim kuvveti; cisimlerin kütleleriyle doğru orantılı, merkezleri arasındaki uzaklığın karesiyle de ters orantılıdır. Kütle ve dolaysısıyla kütle çekimi kuvveti hacimle alakalı bir olay değildir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>