Olabildiğine İnsan

Birbirini takip eden gece ve gündüz gibidir insan. Bir bedende birden çok lisan. Der ki bir an; çok şükür şu halime, geçer üstünden zaman, başlar sonra feryat figan. Sitem gelir sitem üstüne. Umut itilir en uç köşeye. Göz görmez olur, kulak duymaz, dünya olur halden anlamaz.

Yüzmeyi bilmezken daha, çırpınır durur derin okyanusta. Bir bilse çırpındıkça batacak dibe, sabrı görse çıkacak yüzeye. İnsanoğlu boğulmaya dünden meyilli, başına ne geliyorsa sebebi kendi. Söylesen kabul etmez, kibri çıkmış arşa. Aslında geceleri vuruyor başını taşa.

Her hüzün gebe sonrasında doğan umuda, gökkuşağı çıkar kızgın yağmurdan sonra.

Gül, gülmek bahşedilmiş sana.
Sev, çünkü sevmek en çok yakışan insana.

Bil hüzün-keder dost aslında mutluluğa. Acı önden gelir ki, sen huzurun değerini anla.  Ne kırıl hüznünü ne bağlan sevincine. İkisini de kat ömrüne. Hüzün olmadan sevinç, sevinç olmadan hüzün olmaz. Gün ve gece gibi, et ve tırnak misali. Bir denge sebebi, bir olma nedenleri.

Hayat dediğin bin bir renk. Her rengi yaşamak gerek. Durmuyorken akan zaman, sen geç kalma şu andan.  Karşıt bildiğin yok aslında. Onlar karındaş ruhunda…

Ne iyisin sen ne de kötü can. Sadece olabildiğine insan…

Tuğçe SERİN.

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

1 Yorum Yapıldı

  1. Baran

    26 Ağustos 2012 at 03:17

    Üstad, harikasınız.