Ramazanda Sağlığa Dikkat

Değerli okuyucular, manevi olarak son derece özel günleri yaşadığımız Ramazan ayının içindeyiz. Oruç zor ve zor olduğu kadar da çok değerli bir ibadettir.  Hele hele uzun süre aç ve susuz kalınması gereken sıcak yaz günlerinde oruç insanı daha fazla zorluyor. Ancak sonunda büyük bir iç huzuru ve rahatlık veriyor, çekilen tüm sıkıntılara değiyor. Hepimiz bu günleri sağlık ve mutluluk içinde geçirmeyi arzu ediyoruz. Ramazan ayının gerçekten sağlıklı ve mutluluk içinde geçmesi için sağlığımızla ilgili dikkat etmemiz gereken bazı konuları sizlerle paylaşmak istiyorum. Aksi halde hiçte hesapta olmayan sıkıntılı durumlarla karşılaşabiliriz. Özellikle bazı sağlık problemleri olanların çok daha dikkatli olmaları gerekiyor.  Ayrıca beni arayan pek çok hastam oruç tutup tutamayacağını soruyor. Bu konuda ciddi tereddütler ve bilgi ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Bu günkü yazımızda bu konuya da eğilmeye çalışacağım.

Öncelikle iftar sofralarında yenen bol ve çeşitli gıda alımından sonra neler olabileceğine bir göz atalım. Bütün gün istirahat eden sindirim sistemi bir anda alarme olur ve ayağa kalkar, hummalı bir çalışma başlar. Ancak boş olan sistemin birden doldurulması çeşitli mide rahatsızlıkları, reflü, pankreas ve safra kesesi iltihapları, kabızlık veya ishal gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarına yol açar.  Sindirim zorlaşır, başta beyin ve kalp akciğer olmak üzere hayati organlardaki kan mide ve bağırsaklara doğru hareket eder. Özellikle beyin kan akımının azalması sonucu  halsizlik, güçsüzlük ve uyku hali ortaya çıkar. Ancak yemekten hemen sonra uyunması daha da zararlıdır. Bu şekilde yatıp uyuyan kişi dolu olan mide ve bağırsakların kalbe ve akciğerlere yaptığı baskı nedeniyle çok daha ciddi bir risk altına girer.

Kalp krizleri, solunum yetmezlikleri ve beyin kanaması gibi hayati durumların genellikle ağır ve bol miktarda yemeklerden sonra ortaya çıktığı hepimiz tarafından bilinmektedir. İftarda veya sahurda fazla gıda alınması kalp krizine davetiye çıkartmak demektir. Ramazan ayında gündüzleri çok az kalp krizi vakası görülüyor. Enfarktüs geçirenlerin çoğu iftar veya sahur yemeğinden sonra hastaneye getiriliyor. Bu nedenle kalp hastalığı, yüksek tansiyonu, kolesterol problemi olanlar  iftarda ve sahurda az yemeye, hafif besinler tüketmeye özellikle dikkat etmelidirler.

Sevgili okuyucular, pek çok hastam bana oruç tutup tutamayacakları konusunda bizzat gelerek, telefonda veya internet yoluyla arayarak sorular sormaktadırlar. Gerçekten de Oruç ibadetinin bizim için ayrı bir yeri, önemi var, gücümüzün son damlasına kadar bu ibadeti yerine getirmeye çalışıyoruz. Öncelikle oruç ibadetini yerine getirebilmek için sağlıklı olmak gerektiğini vurgulamak istiyorum. Bir kimse için oruç tuttuğu takdirde hastalığının nüks etmesi, artması veya  iyileşme süresinin uzaması söz konusu ise oruç tutması sakıncalıdır.

– Şeker hastalarının uzun süre aç durmaları doğru değildir ve bazı ilaçları düzenli şekilde belirli dozlarda almaları gerekir. Bu hastalarımızın oruç tutmalarını önermiyoruz.
– Yüksek tansiyonu, kalp yetmezliği olan ve ilaçlarını düzenli şekilde alması gereken hastaların da oruç tutmalı sakıncalıdır.
– Yeni ameliyat geçirmiş hastaların ameliyat sonrası yoğun şekilde yara iyileşmeleri devam etmekte ve organizma kendini tamir etmeye çalışmaktadır. Özellikle mide barsak hastalıkları nedeniyle ameliyat geçirenlerin beslenme düzenleri daha geç normale döneceği için bunların oruç tutması kesinlikle doğru değildir.
– Ülser, gastrit, reflü gibi mide problemi olanlar. Ramazanda acil servise gelen mide delinmesi vakalarının önemli şekilde arttığını belirtmek istiyorum. Bu nedenle mide şikayeti olanların veya oruç boyunca giderek mide şikayetleri artanların oruç tutmaları sağlıkları için zararlıdır.
– Sindirim sisteminin en önemli organlarından olan pankreas bezi ile ilgili bir hastalığı olanların oruç tutmaları doğru değildir.
– İltihabi barsak hastalığı (Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı)  olanların oruç tutmaları sakıncalıdır.
– Susuzluktan en fazla etkilenen organların başında böbrekler gelmektedir. Bu nedenle herhangi bir böbrek rahatsızlığı olanların oruç tutma konusunda çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Böbrek yetmezliği olanlar veya  diyaliz programında olan hastalar ise kesinlikle oruç tutamazlar.
– Değişik sebeplere bağlı karaciğer yetmezliği olan hastaların da oruç tutmaları doğru değildir.
– Hamile ve bebek emziren anneler.

Yukarıda bahsedilenlerin dışında kalan pek çok farklı durumlar vardır. Bu durumlarda yapılacak en doğru davranış mutlaka doktorunuza danışarak onun tavsiyelerine göre hareket etmektir. Israrla ve inatla sağlığınızı tehlikeye atacak şekilde bir ibadeti yapmaya çalışmak sizleri diğer ibadetleri de yapamaz hale getirebilir, bu da dinimize uygun bir davranış olmaz.

Hepinize hayırlı ve sağlıklı Ramazanlar dileklerimle…


Prof. Dr. Erdoğan Sözüer

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>