Rosetta, Uzay Programı ve Philae

Rosetta, Avrupa Uzay Ajansı ESA tarafından bir kuyruklu yıldızda orbiter (uydu) ve lander (yüzeysel) tipi keşif yapmak için başlatılan ve geliştirilen uzay programının adıdır. ESA program kapsamında 2 Mart 2004 tarihinde uzay programıyla aynı adı taşıyan Rosetta uydusunu Fransız Guyanası, Kourou uzay üssünden fırlattı. ESA’nın ilk amacı bir kuyruklu yıldıza ilk sonda indiren organizasyon olmaktı ve bu amaç Rosetta’nın üzerinde taşıdığı  Philae adlı uzay aracını 12 Kasım 2015 günü Türkiye saati ile 15:33’te 67P diğer adıyla Churyumov Gerasimenko kuyruklu yıldızına indirmesiyle başarıldı. İnsanlık ilk kez bir kuyruklu yıldıza sonda indirmiş oldu.

Rosetta Görevinin Amacı

İnsanlık Rosetta programı kapsamında Philae adlı uzay sondasını kuyruklu yıldıza indirerek bir ilki gerçekleştirdi. Ancak ESA’nın amacı bununla kısıtlı mı ? Tabi ki Hayır. Peki Rosetta programında amaç nedir ? Rosetta kuyruklu yıldızda ne yapacak ?

ESA-Rosetta programında amaç bir kuyruklu yıldıza sonda indirerek bir tarihi ilki başarmanın yanı sıra, Philae sondasını 67P kuyruklu yıldızına indirip yüzeyde incelemeler yapmak. Neticesinde Güneş Sistemi’nin ve gezegenlerinin nasıl oluştuğu ve geliştiği ile ilgili fikirler edinmektir. Böylelikle belki de ” Güneş Sistemi’nde veya Dünya’da yaşam nasıl başladı ? ”  sorusuna çok sağlam bir yanıt verebileceğiz. ESA(AUA)’nın umutları bu yönde…

Peki bu soruların cevabını bi’ kuyruklu yıldız mı verecek ? Kısmen evet. Çünkü kuyruklu yıldızlar Güneş Sistemi’nin sınırlarını belirliyor diyebileceğimiz bir asteroid kuşağından, Kuiper Kuşağı’ndan geliyorlar. Güneş Sistemi’nin dışından geldikleri için de pek az değişime uğramışlar. Bu yüzden Güneş Sistemi’nin nasıl oluştuğu ile ilgili en sağlam cevabı kuyruklu yıldızların verebileceğini düşünüyoruz. Görevi daha önemli ve kıymetli kılan unsur ise asteroid madenciliği ilgili olan kısmı. Acaba insanlar Mars ile Jüpiter arasında bulunan asteroid kuşağından asteroidleri alıp Ay’ın yörüngesine getirebilecekler mi ? İşte bu soruya cevap bulabilme olasılığı Rosetta görevini astronomide çok özel bir yere konumlandırıyor. Asteroidleri Ay’ın yörüngesine getirebilirsek belki onları işleyebilir ve üzerindeki madenleri Dünya’ya getirebiliriz.

Rosetta Uydusunun Rotası

Bahsettiğimiz amaçlar kapsamında Rosetta, Fransız Guyanası’ndan 4 Mart 2004 tarihinde fırlatıldı. Görevi yeri olan 67P’ye ortalama 6,5 Milyar km yol yaparak vardı. Bu kadar büyük bir yol yapmasının sebebi 67P kuyruklu yıldızına ulaşmak için direkt bir rota değil de dolaylı ve karmaşık bir rota izlemesidir. Rosetta neden direkt bir rota değil de karmaşık bir rota izledi ? Sorusunun cevabı kütle çekimsel sapandır. Kütle çekimsel sapan için ayrıntılı bir açıklama yapmadan önce nasıl bir rota izledi ona bir bakalım.

Rosetta’nın rotası üzerindeki ziyaretlerinin kronolojik sırası:

2 Mart 2004: Fırlatma.

4 Mart 2005: Kütle çekimsel sapandan yararlanmak için Dünya ile ilk kez buluştu.

25 Şubat 2007: Mars ile buluştu. Bu buluşmanın ve bu tür buluşmaların amacı da kütle çekimsel sapandan yararlanma.

13 Kasım 2007: Rosetta 2. kez Dünya buluştu.

5 Eylül 2008: Steins Asteroidi ile buluşma. Steins Asteroidi ile ilgili araştırmalar yaptı.

13 Kasım 2009: 3. Dünya Buluşması. Buluşmadan kasıt yörüngesine girmedir.

10 Temmuz 2010: Lutetia Asteroidi ile buluşma.

8 Haziran 2011: Rosetta, görev yeri olan 67P kuyruklu yıldızının peşine artık takıldı. Bu arada tabi ki dış güneş sistemine giriş yapmış oldu. Artık kütle çekimsel sapandan yararlanarak gerekli olan hıza ulaştığı için Rosetta uyku maduna alındı.

20 Ocak 2014: Derin uzaydan çıkış.

Mayıs 2014: Artık Rosetta 67P kuyruklu yıldızına çok yaklaştı. İniş için hazırlanmalı. Bu uykusundan uyandırıldı.

Agustos 2014: Rosetta 67P kuyruklu yıldızının yörüngesine girdi.

6 Agustos 2014: Rosetta kuyruklu yıldızı haritalamaya başladı.

12 Kasım 2014: Rosetta üzerinde taşıdığı Philae sondasını 67P’nin üzerine bıraktı. Ve tarihi an, Philae uzay aracı yüzeye iniş yaptı.

67P-kuyruklu-yildizi  Philae

Agustos 2015: 67P Güneşe en yakın konumda. Dolayısıyla aktivitesi en üst seviyeye vardı. Kuyruklu yıldızlar güneşe yaklaştıkça üzerindeki buz parçalarının erimesine neden olur. Eriyen buz parçaları gök cisminin üzerinde bulunan ve baca denen yapılardan uzay boşluğuna fışkırır. Böylelikle gökcisminin arkasında bir kuyruk oluşur. İşte Philae bunu inceleyecek, bu bacaları.

Aralık 2015: Görevin sonu.

Kütle Çekimsel Sapan

Bir gezegenin yörüngesine, güneş etrafında ilerleyişinin ters yönünde girilmesi ardından o gezegenin kütle çekiminin ters etkisi nedeniyle bizi savurup hızlanmamıza neden olan kozmik harekete tam olarak kütle çekimsel sapan denmese de uzay araçlarının kütle çekimsel sapandan yararlanma işi bu şekilde oluyor. Örneğin bir uzay aracı Dünya’nın yörüngesine Güneş’in etrafında ilerleyişinin tersi yönde giriyor. Çevresini yarım tur dönüyor ve Dünya o uzay aracını, uzay aracının başlangıçtaki hızı + Dünya’nın güneş etrafındaki hızının 2 katı olarak uzay boşluğuna fırlatıyor. Olay bundan ibaret. Ama neden Dünya’nın kütle çekim kuvvetine kapılmıyor derseniz. Bunun detaylı açıklamasını yapmayacağım. Çünkü çok karışık ve konumuz dağılabilir. kutle-cekimsel-sapan

Philae ve Kuyruklu Yıldıza İniş

Operatörlüğünü ESA’nın yaptığı Rosetta uydusu, toplamda 6.552.039.481 km yol yaptıktan sonra üzerinde taşıdığı Philae sondasını 12 Kasım 2014 Çarşamba günü saat 09:03 UTC (Türkiye saati [EEST]: 11:03)’te serbest bıraktı. Philae sondasının 67P yüzeyi ile teması ise saat 16:00 UTC (EEST: 18:00)’da gerçekleşti. Philae saniyede 1 metre hızla yüzeye indi. Ve iner inmez kendini yüzeye kancaladı. Nedeni ise kuyruklu yıldızdaki kütle çekim kuvvetinin çok zayıf olması. Philae’nın inişi bir tarih. İnsanlık tarihinde bir dönüm noktası. Google bu tarihi anı kutlamak için bir doodle dahi hazırlamıştı.

2014 tarihinde 67P Kuyruklu Yıldızı’na inen Philae’nın indirilişi için izlenen rotanın günbegün analizi: videolarla-rosetta-uzay-programi > rosetta-philae-firlatma-manevralari

Philae üzerindeki 10 ayrı bilimsel cihazı çalıştırarak göreve başlamış oldu. Ancak Philae göreve başlar başlamaz kendini kapatmak zorunda kaldı. Philae’nin indiği yer, kendini kapatmadan önce gönderdiği 2 fotoğraftan anlaşıldığı üzere Güneş görmez bir mekan. Hal böyle olunca Philae pillerini dolduramaz oldu. Bu yüzden de kendini kapattı. Ama bu Rosetta görevinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Philae, kuyruklu yıldız Güneş’e yaklaştığında pillerini doldurabilecek ve rötarlı da olsa göreve başlayabilecek. Bilim insanlarının umutları bu yönde.

Philae Teknik Özellikleri

Üzerinde 10 ayrı bilimsel cihaz veya analizer bulunan Philae’nın kütlesi 100 kg’dır. İstiap haddi kütlesi ise 21 kg’dır. Ebatları 1 x 1 x 0,8 metredir.Güç: 32 watt / 3 AU (Astronomi Birimi: Güneş ile dünya arasındaki mesafe)

Philae Bilimsel Araçları

Rosetta Teknik Özellikleri

Rosetta uydusunun fırlatma kütlesi yani Dünya dışına çıkmasına yardım eden roketlerle beraber toplam kütlesi 2,900 kg’dır. Dünya’dan ayrıldıktan sonra fırlatıcı roketlere ihtiyacı kalmayınca roketlerden kurtulmasıyla kütlesi 1,230 kg’a düştü. İstiap haddi kütlesi ise 165 kg’dır. Ebatları 2.8 × 2.1 × 2 metredir. Güneş panelleri ile toplam uzunluğu ise 32 metredir.  Güç: 850 watt / 3,4 AU.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>