Kızılayda Yolsuzluk Depremi

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Genel, Yaşam | Eklenme Tarihi : 20-06-2011

0

Son dakika haberlerinde gördüğüm ve inanamadığım bir haberi paylaşmak isterim. Türk Kızılayı yıllardır Türk Milleti’nin güvenini kazanmış bir kurumdur. Deprem bölgelerinde ve diğer afet bölgelerinde ihtiyaçları karşılayan, Türk Milleti’nin bağışlarıyla yaşayan bir kurum.

Türk Kızılayı sadece Türkiye’de değil tüm dünya’da ihtiyacı olan insanların yardımına koşmuştur ve koşacaktır. Türk Kızılayı Türk Milletinin güvendiği kurumdur ve bu tür haberler milletin midesini bulandırmıştır.

Elbette yapılanları tüm kuruma mal etmek doğru değildir ama sinek ne kadar küçük olursa olsun mide bulandırır. İsterseniz haberin detaylarını verelim.

Samsun’da Türk Kızılayı Şubesi’ne yönelik operasyonda aralarında Şube Başkanı Mustafa K. ve Yönetim Kurulu üyelerinin de bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Türklerin Müthiş İcatları

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Araştırmalar, Bilim Teknik, Felsefe, Kişisel Gelişim, Nasıl Yapılır, Nedir | Eklenme Tarihi : 22-03-2011

0

Bizim tarihte hicbir sey icat etmemis oldugumuzu soylemek hem ayip hem gunahtir.

Biz az sey icat etmedik tarihte. Istanbul’a ilk elektrigi vaktiyle Satie Sirketi getirdi.Uzak semtlerde elektrik alan tek-tuk evlere her ay tahsildar gondermeyi gereksiz buldugu icin, bu evlere birer kumbara koymustu. Yirmi dort saatte bir kumbaraya, o devrin halk dilinde “manda gozu” denilen, nal kadar yirmi besligi attin mi, elektrik kendiliginden yanardi. Yilda birkac kez de Satie Sirketi’nin adamlari bu evleri dolasarak kumbaralari acar, paralari alirdi. Icerenkoy’deki bir evin kumbarasindan hic bir sey cikmiyordu. Sirket ozel arastirmalarla evin elektrik kullandigini saptamisti. Ancak kumbaraya hic bir sey atmadan nasil calistiriyordu elektrigi, onu cozememisti. Sonunda ev sahibini sirkete cagirdilar:

- Hileni bize acikla, sana bedava elektrik verelim. Yalniz bu ustun bulus ortaliga yayilmasin, dediler.

Ev sahibi gulumseyerek anlatti; gazoz siselerinin kapaklarina su doldurarak bunlari buzdolabinda donduruyor, sonra da yuvarlak buzlari yirmi beslik niyetine elektrik kumbarasina atiyordu. Buzlar mekanizmayi calistiriyor, arkasindan eriyip aktigi icin, hic bir iz birakmiyordu. Elektrik fiziginde Edison’dan sonra en buyuk ve en yararli kesif boylece bize ait oluyordu. Satie Sirketi, bu buyuk mucidi odullendirerek, ona elektrigi bedava verdi ve kumbaralarin yapisini degistirdi. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Battlefield 2

Ekleyen Lokman Günyeli | Kategorisi Bilgisayar-İnternet, Eğlence, Genel | Eklenme Tarihi : 06-02-2011

2

http://www.fromvincent.com/wp-content/uploads/2010/05/Battlefield-2.jpegOyun, tek oyuncu modunda bilgisayar botlarına karşı veya çok oyunculu modda internetteki gerçek rakiplere karşı online olarak oynanabilmektedir. Günümüz modern savaş alanlarında geçen, FPS (birincil kişi vurucu) türünden bir oyundur. Kısaca BF2 olarak adlandırılır.

Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Yeni Maraş Gerginliği Mercek Altında!

Ekleyen Lokman Günyeli | Kategorisi Araştırmalar, Siyaset | Eklenme Tarihi : 21-12-2010

3

20 Aralık 2010 Tarihinde Maraş’ta Alevilerin düzenlemiş olduğu anma yürüyüşüne karşı 30-40 kişilik bir grup karşı çıkarak yürüyüş yaptı.Bu Grubun arasında “bozkurt” işareti yapanlar var ve bu olay yine önceden olduğu gibi Ülkücülerin üzerine oynanmak istendi. Grub’a katılan kişilerin arasında 3-5 kişi kendini belli etmiş ve “bozkurt” işareti yapmayı unutanlarda vardı. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Ey Türk Genci

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Şiir | Eklenme Tarihi : 14-09-2010

0

Ey Türk Genci

Ey Türk Genci! Bir yanın alp,
Diğer yanın eren olsun.
Sen sen ol da kalp kırma kalp
Sevgi mumun çıran olsun.

Olur isen bir alperen,
Tam Müslüman Türkler gören
Hayatına şekil veren;
Dinin ile tören olsun.

Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Genç Nesil Üzerinde Oynanan Oyunlar

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Eğitim, Genel, Siyaset | Eklenme Tarihi : 01-09-2010

0

Arkadaşlar Türk Gençleri fokur fokur kaynıyor. Türk Gençleri’nin bu potansiyeli Türk düşmanları için gerçekten korkutucu. Bende Türk düşmanı olsam bende korkardım. Çünkü Türk Gencinin savaşta ne kadar duyarlı olduğu tarihte görülmüştür. Bu genç potansiyeli diğer devletler tarafından sürekli bastırma çabalaının varlığı kimsenin gözünden kaçmamıştır. Yazinin devamini oku »

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

TÜRK TİCARET DONANMASININ KISA TARİHİ

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Kişisel Gelişim, Nedir | Eklenme Tarihi : 30-08-2010

0

TÜRK TİCARET DONANMASININ  KISA TARİHİ

 

Türk Ticaret Donanması , yelkenli çağından makineli taşıtlar çağının 1827 de tersane için satın alınan ilk buharlı gemiyle girmiştir.

Daha önceleri Osmanlı Türkleri, deniz ticaretine paralel olarak ticaret donanmasına çok önem verirler. XIV. Yüzyılın başlarından sonra Akdeniz’deki deniz ticaretinin önemli bir bölümü Türk’lerin eline geçmiştir.İstanbul limanına bağlı Türk ticaret gemilerinin sayısı 17. yy. ortalarında 2600 ü bulmuştu. Bunun 600 ü büyük yelkenliydi. İstanbul limanında 3 bin deniz ticaret kaptanı, ticaret gemilerinde çalışan 27 bin tayfa bulunuyordu. Akdeniz tüccarı denilen İstanbul’daki  Türk armatörleri içinde çok zengin olanları vardı. ( yazan gençlik hizmeti)

Evliya çelebiye göre 17. yy ortalarının büyük Türk armatörleri olan kasım, Envar, Ferhat, Nimetullah Çelebilerden her birinin onar açık deniz ticaret gemisi yedişer  ticaret hanı kırk ellişer bin kese altını vardı.

Makineli deniz araçlarıyla deniz ticaretine girişimimiz ise 1843 de bahriye nezareti tarafından Marmara bölgesinde İzmit, gemlik, Tekirdağ, iskelelerine Seyribahri adında bir vapurun işletilmesiyle başladı. Bu Türk ticaret donanmasının başlangıcı sayılabilir. Aynı yıl içinde bu hatlara bir vapur daha katıldı. Boğaziçi’ ne de  eseri hayır adında bir vapur işletildi. Bunun üzerine bu işlerle uğraşacak bir idarenin kurulması gerekli görüldü. Böylece bahriye nezaretine bağlı olmak üzere 1845 de Fevaid-i Osmaniye kuruldu. Fevaid-i Osmaniye 1870 yılına kadar sürdü. Bu arada adı İdari-e Aziziye oldu. 1878 yılında bu idarenin yerine kurulan İdare-i mahsusa 32 yıl Türk sularında gemi işletti ama kapitülasyonlar Türk  Ticaret Donanması’nın gelişmesini önlüyordu. Bir çok yabancı ortaklık Türk sularında serbestçe gemi işletiyordu. İdare-i mahsusa 1910 yılında kaldırılıp yerine Osmanlı Seyri Sefin idaresi kuruldu.

Cumhuriyetin kuruluşuyla da bu idare iktisat vekaletli (ekonomi ve ticaret bakanlığı)ne bağlanıp ismi Türkiye seyrisefain idaresi olarak değiştirildi.Bu arada aralarda çok daha önceleri kurulmuş birçok denizcilik ortaklığı da  Türk Ticaret Donanması’nın gelişmesine yardımcı oldu.en önemlileri Şirketi Hayriye Gemi kurtarma Şirketi ile Vapurculuk Şirketi’ydi.Lozan Barış Anlaşması’yla Türk Ulusunun en açık haklarından biri olan Kabotaj Hakkını Türk bayrağı tekeline almış olan Türkiye Cumhuriyeti,Türk Ticaret Donanmasını da geliştirecek tedbirleri almaya başladı.1923 yılında çoğu onarım isteyen bir durumda 34.902 Net Tonilato’luk gemiden meydana gelen Türk Ticaret Donanması ,1928 yılında 88.069 Net Tonilato’ya yükseldi.1933 yılı Haziranında Türkiye Seyrisefain İdaresi de kaldırılıp Türk kıyıları arasında düzenli posta seferlerinin işletilmesi  tekeli Denizyolları İşletmesi İdaresi ne verildi.1937 yılında bu idarede kaldırıldı.Liman işletmesi  fabrikalarla birlikte bütün denizcilik işletmeleri birleştirilip Denizbank kuruldu.Kısa bir süre sonra 1938 de Denizbank da kaldırıldı,yapısındaki bütün işletmeler ayrı birer idare durumuna geldi.Bunlardan düzenli posta seferleri ve şilepçilik işleriyle İstanbul ve çevresi yakın kıyılar servisleri Devlet Denizyolları İşletmesi adıyla kurulan idareye,liman hizmetleri de Devlet Limanları İşletilmesi idaresine verildi.1943’te bu idareler birleştirilip Devlet Denizyolları ve Limanları  İşletmesi Genel Müdürlüğü kuruldu.

 Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi Genel Müdürlüğü de görevini 10 Ağustos 1951 tarih ve 5842 sayılı kanunla kurulan Denizcilik  Bankasına devredilen işletmeler şunlardır: İstanbul Şehir Hatları, Açık Deniz Hatları, Silepçilik İşletmesi, İstanbul Liman İşletmesi, İzmir Liman İşletmesi, Trabzon Liman İşletmesi, Van Gölü İşletmesi, Haliç Fabrika ve Havuzlar İşletmesi, İstinye Fabrika ve Dokları İşletmesi, Kıyı Emniyet İşletmesi.

 Denizyolları idaresi, eldeki gemilerin tonajını, iki katına yakın bir oranda arttırdı, özel şilepçilik işletmelerinin de gelişmelerine yardım etti. Bu arada liman tesis ve araçları da modernleştirildi. Özellikle kömür yükleme boşalma  işi için en modern araçlarla geniş bir kömür alanı meydana getirildi. Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Akdeniz hatları kuruldu.

 Son yıllarda gerek iç ve gerek dış hatlarda çalışan gemilerimizin sayıları hızla artmış kaliteleride yükselmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kömürle işleyen buharlı gemiler yerine motorlu gemiler satın alınmış ya da dünyanın büyük gemi tezgahlarına ısmarlanıp yaptırılmıştır.

 Yurdumuzdaki tersanelerde de bütünüyle Türk mühendis ve işçileri tarafından değişik tiplerde gemiler yapılmaktadır. Özellikle son yıllarda İstanbul’daki Hasköy, Camialtı ve İstinye tersanelerinde birçok Şehir Hattı gemisi, araba vapuru, feribot, römorkör ve şilep yapılmıştır.

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Destanlar

Ekleyen admin | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 25-08-2010

0

Destanlar bir milletin başından geçen önemli olayları, toplumsal sorunları, doğal afetleri ve bunlarda kahramanlık gösterenleri yiğitlik ve olağanüstülük temelinde uzun manzum eserlerdir.

1) Doğal Destanların Oluşum Safhaları

a) Oluşum Safhası

Çok eski çağlarda destanda anlatılacak olayların meydana gelmesi yaşanmasıdır.

b) Yayılma Safhası

Bu olayları kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır.

c) Derlenme Safhası

O toplumda yetişmiş bir halk ozanı tarafından halkın dilinde efsaneleşmiş olayları derleyip şiir biçiminde yazmasıdır.

Türk Destan Türleri

İslamiyetin Kabülünden Önceki Türk Destanları

Yaradılış Destanı Ergenekon Destanı

Alp Er Tunga Destanı Türeyiş Destanı

Şu Destanı Göç Destanı

Oğuz Kağan Destanı

Bozkurt Destanı

İslamiyetin Kabülünden Sonraki Türk Destanları

Saltuk Buğra Han Destanı Manas Destanı

Cengiz Nâme Timur Destanı

Seyyid Battal Gazi Destanı Danışmend Gazi Destanı

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Halk Edebiyatı

Ekleyen admin | Kategorisi Edebiyat | Eklenme Tarihi : 25-08-2010

0

Anonim Türk Şiiri

Söyleyeni belli olmayan ürünlerden oluşan ve dilden dile dolaşarak halka mal olan şiirlerdir. Mani, türkü ve ninni bu edebiyattaki en önemli şiir türleridir.

Örnek :

Karşların ak dedikçe

Kirpiğin çok dedikçe

Pek mi gönlün büyüdü

Sen gibi yok dedikçe

Aşık Tarzı Türk Şiiri

Aşık adı verilen halk ozanları tarafından genellikle saz eşliğinde söylenen şiirleridir.Bu anlayışla ortaya konulan üünlerin en önemlisi koşmadır. Aşıklar koşmanın yanında semai, varsa ve destan adı verilen şiirlerde söylenmiştir.

Burada adı geçen destanla milletlerin başından geçen önemli olayların anlatıldığıi olapanüstü olay ve kahramanlara yer verilen şiirlerin farklı ürünler olduğunu belirtelim

Aşık tarzı Türk şiiri ürünleri, işledikleri konulara göre şu adlarla anılmıştır.

A) Güzelleme : Lirik bir anlatımla aşk, doğa gibi konuların ele alındığı şiirlerdir.

B) Koçaklama : Epik bir anlatımla Kahramanlık, savaş gibi konuların işlendiği, şiir türüdür.

C) Taşlama: Satirik üslupla dile getirilen ve bir kişi ya da topluluğun bozuk beğenilmeyen yönlerini eşleştirmek için söylenen şiirlerdir.

D) Ağıt : Sevilen bir kişinin ölümünden duyulan üzüntüyü dile getirilen çoğunlukla lirik bazende didaktik bir anlatıma sahip olan şiirlerdir.

ÖRNEK : Hasta oldun yatağını istersen Kadir Mevlam sağlığını göstersin cennet-i alâdan bir köşk dilersin Beynunun farzını kıldın mı gönül ?

Dini Tasavvufi Türk Şiiri

Tasavvuf anlayışına bağlı kişilerce söylenen, dini konuların işlendiği şiirlerdir.Bu geleneğin enönemli ürünü ilahilerdir.

İlahilerin yanında nefes, demeç, nutuk, sayhiye ve devriye gibi nazım şekilleride bu tür şiirin içinde değerlendirir.

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF

Kürşad Ruhu

Ekleyen Kürşad Altan | Kategorisi Tarih | Eklenme Tarihi : 24-08-2010

0

Yaşamak ve ölmek kişinin doğası, tabiatın kanunudur. Fakat tarih öyle hayatlar, öyle ölümler kaydetmiştir ki bunu sadece doğal bir süreç olarak açıklayamayız. Cihan tarihinin en büyük kahramanı Kürşad’da biyoloji bilimine sığdırılamayacak bir ölüme nail olmuş, neticesinde Türk soyunun bekasını kurtarmıştır.”Bir Türk dünyaya bedeldir” sözünün edebiyat tarihimizdeki karşılığı kuşkusuz bu kahraman Göktürk Şadı’dır.

Göktürk’lerin esarete boyun eğmeyeceklerini dünyaya gösterdikleri yıllardı. Ümitsizliğin hiçbir devirde ruhumuza hâkim olamayacağını, Türk’ün zincirle imtihan edilemeyeceğini bilinçaltımıza yerleştiren kutlu bir ihtilalin kumandanıydı Kürşad. Kırk çeriyle Çin sarayını basmanın karşılığı yüzyıllarca sürecek bir bağımsızlıktı elbette. Kaçınılmaz bir ölüme doludizgin at süren atalarımız Çinliye öyle bir korku saldı ki kurulacak Kutluk Devletine mani olacak cesareti bırakın göstermeyi akıllarından bile geçiremediler. Kürşad’ın dirilip tekrar saldıracağını düşünenler Çin ordusunun seçme subaylarıydı. Böyle bir ölüm hangi ruhu sarhoş etmez?

Kutluk tarihinde yer alan kahramanlıkların temelini oluşturan Türklük şuuru bugünde ihtiyacımız olan yegâne hazinedir. Bizim, bu hazineye sahip olduğumuzu hatırlamamız bile zafere giden yolu açacaktır. Bugün bütün Türkeli’nde o kırk yağız çeriyi aratmayacak kahramanların olmadığını kim söyleyebilir? Verdiğimiz İstiklal mücadelesinde Kürşad’ın ruhu muhakkak ki bizimleydi. Çanakkale’yi geçilmez yapan sadece topumuz, tüfeğimiz değildi. Zannetmeyin ki Vey ırmağında can veren Kürşad Çanakkale sularında dirilip Atatürk’e silah arkadaşlığı etmedi.

Türk ordusu ve devleti maneviyatındaki Göktürk mayasını, damarlarındaki asil kanı unutmadığı sürece yeryüzünde esaret görmeyecektir. Yeter ki atalarımızın izini zihnimizde arayabilelim. Üstünden binlerce yılda geçse o izler ne Avrupa’da ne de Asya’da düşmanın zihninden silinmemiştir. Düşmanın aklından çıkmayan Türk korkusunu bizler kılavuz edip övünç kaynağına döndürmediğimiz sürece basılan her sarayın yerine yenileri kurulacaktır. Türk uludur ve “Erlik ululuktan yanadır”

Paylaş :
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • RSS
  • Live
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • FriendFeed
  • PDF