Türk Rus Krizi – 2015 Uçak Düşürme Olayı Analizi

Türkler Osmanlı döneminde en çok Ruslarla savaşmıştır. Ancak bu savaşlarda en çok karlı çıkan İngilizler ve Fransızlar olmuştur. O zamanlarda dahi Fransız ve İngiliz gibi devletler Rusları Osmanlı’ya karşı savaşa teşvik ediyorlardı ki, zayıflayan Osmanlı’dan bir şeyler kopartabilsinler.

Bunun en güzel örneği de 1853’te yapılan Kırım savaşıdır. Bu savaşta Ruslar güçlenmiş ve Karadeniz’e hakim olma yolunda ilerleme kaydetmiştir. Osmanlı’nın ise bu olayda batıdan yardım istemekten başka çaresi yoktu. Bu istek neticesinde batıdan yardım aldık ama boğazımıza kadar borca battık. Bu süreç Abdülhamid döneminde Duyun-u Umumiye’nin kurulması ve Osmanlı’nın yıkılmasına kadar devam etti.

İkinci Dünya Savaşı ve soğuk savaş dönemlerinde de aramızda bazı dostluk anlaşmalarının olmasına rağmen Rusya ile hep mücadele ettik. Ancak bu mücadelelerden ne Ruslar karlı çıktı ne de Türkiye Cumhuriyeti. Buna benzer bir olayda hemen hemen çıkmak üzere.

Hatırlayacağınız üzere 2012 yılında bir Rus kargo uçağı Ankara’ya zorunlu iniş yaptırılmış ve aranmıştı. İçinden ise radar parçaları çıkmıştı. Kriz o dönemde de tırmanmıştı. Fakat Putin akıllıca bir hamle ile gerginliği yumuşatmayı başarmıştı.

Şimdi ise uçak düşürme olayı ile birlikte tekrardan gerginlik tırmanmaya başladı. Ama Putin’den bu sefer ortamı yumuşatmaya dair bir sinyal alınamadı.

dusen-rus-ucaginin-radar-izi

Rusya Suriye’ye niçin geldi ve burada çıkan iç savaşın perde arkasındaki gerçek ne olabilir?

Katar’da büyük bir gaz keşfedilmiş ve bu gaz, boru hattıyla Sudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa pazarına taşınması söz konusu olmuştu. Fakat Ruslar bunu istemiyordu. Esad rejimi de hayır deyince batılılar Esad’ı devirmek için Suriye’de iç savaş çıkarttılar. İran ise kendi gazının Türkiye’den bağımsız olarak Suriye üzerinden Akdeniz’e çıkmasını istiyor.

Rusya’nın buradaki emellerinde birisi ise radikal dincilerle de mücadele ederek kendisine karşı yansımaları engellemeye çalışmak ve aynı zamanda Akdeniz’in doğusunda bulunan zengin gaz rezervinden dolayı burada yaşanacak paylaşım kavgasında Suriye’de bir üs elde etmek istiyordu. Temeldeki nedenler anlayabildiğim kadarıyla bunlar.

Şimdiye kadar Türkiye Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması yönünde bir politika izledi. Şimdi Suriye’de bir iç savaş çıkmış ve bölgenin çoğunluğunu Sünnilerin teşkil ettiğini bilmekteyiz. Bu sebepten dolayı Türkiye’nin hedefi Müslüman Sünni kardeşleri başa geçirerek ülke bütünlüğünü korumaktı. Fakat son dört beş senedir yaşanan çatışmalar neticesinde Suriye adeta kan gölüne dönmüş ve halk kitleleri arasında inanılmaz husumetler başlamıştır. Dolayısıyla artık toprak bütünlüğünü koruma ümidi kalmamıştır.

Rusya’nın planı ise burada elde ettiği hava üslerini koruyabilmek ve bunun içinde Halep ile İdlip bölgesini Esad’ın eline geçirmektir. Buradaki muhalifleri temizlenmek için Rusya havadan Esad ordusu ise karadan harekâtları sürdürmektedir. Burada yaşayan insanlarında Türkiye’ye güç etmesi söz konusudur. Ama zaten iki buçuk milyon gibi aşırı bir sayıda göçmeni ülkemiz barındırmaktadır. İdlip ve Halep’in de Esad’ın eline geçmesiyle bu rakam iki katına çıkacaktır. Türkiye bundan dolayı da endişelenmiş ve Rusya ile bu konuda da anlaşamamaktadır.

Türkiye’nin bu konu hakkında bir önerisi vardı ve bunu defalarca uluslararası platformlarda dile getirdi. Bu öneri: Suriye’nin çatışma olmayan bir yerinde ” güvenli bölge ” oluşturmaktı. Bunu Esad ve Rusya’nın kabul etmediği gibi diğer muhtelif batılı devletlerde kabul etmedi. Kabul olunsaydı iç savaştan etkilenen halkın güvenli bölgeye sevkiyatı yapılacak, burada çadırlar kurularak bütün ihtiyaçları karşılanacaktı. Bu güvenli bölgenin Suriye sınırları içerisinde yer almasından gocunan muhtelif kuvvetle burada ki insanları tamamen sınır dışına atmak istiyorlar. Buradaki bombardıman harekâtları da bu duruma yöneliktir. Peki ya nereye gidecek bu insanlar? Batılı devletler zaten Paris saldırısından sonra sınırlarını kapattı.

Son haftalarda Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit edecek kadar yakın bir konumda olan Bayır Bucak Türkmenlerinin yaşadığı Türkmen dağını Ruslar IŞİD’i temizlemek bahanesiyle ağır bombardımana tuttu. Bu olaylar devam ederken Rus dış elçisi Türkiye’ye çağrılarak bu bölge de Türklerin yaşadığını IŞİD’in bulunmadığını belirterek bombardımanın kesilmesini söylediler. Ancak bu ikazları dinlemeyen Rusya’ya karşı, bu oyunda bende varım diyen Türkiye Rus uçağını vurdu. Bundan sonra kriz ortamı iyice gerginleşti.

rus-ucaginin-turk-jeti-tarafindan-dusurulmesi

Rusya bu krizden sonra askeri ve ekonomi yaptırımlar aldı. Askeri yaptırımlar arasında S300 füzesinin benzerini taşıyan füze ve en son geliştirdikleri S400’ü Lazkiye üssüne getirdi. S400 çok uzun menzilli bir füze. Yani Rusya bu krizde ben güçlüyüm mesajı vermeye çalışıyor. Fakat burada ki gücü ana karasından çok uzakta ve savunmasız. Şöyle ki; S400’ün menzili 400 km olabilir ama bizim orada ki Türkmen dağından havanla vurulabilecek mesafede.

Buradan kimseyi falan tehdit etmek istemiyorum ama kriz tırmanmaya devam ederse bölgede Rusya’nın başına problem olabilecek tek ülke Türkiye’dir. Bizim Orta Asya Türk cumhuriyetleri ile ve Kafkaslarda ki halklar ile bağlantımız var. Eğer Rusya restleşmeyi göze alırsa Türkiye kendi kartlarını oynamak zorunda kalacaktır.

Ekonomide ise dış ticaret oranında beşe bir şeklinde bir dengesizlik var. Yani biz Rusya’ya bir veriyoruz, beş alıyoruz. Eğer biz ambargo uygulayacak olursak Rusya ekonomisi çok ciddi etkilenir. Rusya’nın bu alandaki tutumu tamamen güç gösterisi gibi geliyor bana. Fakat güç gösterisi her an tehlikeye dönüşebilir.

Ayrıca Türkiye NATO üyesi bir ülke. Burada yapılan anlaşmanın 5.maddesine göre halk ağzıyla birimiz hepimiz birimiz için görüşü yer almaktadır. Yani bir savaş tehdidi sırasında NATO bizi desteklemek zorunda. Eğer o zaman bizi desteklemeyi bırakırsa bu NATO’nun bölünmesi demektir.

Mustafa Çetinkaya

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>