Türk Ticaret Donanması’nın Kısa Tarihi

Türk Ticaret Donanması, yelkenli çağından makineli taşıtlar çağının 1827 de tersane için satın alınan ilk buharlı gemiyle girmiştir.

Daha önceleri Osmanlı Türkleri, deniz ticaretine paralel olarak ticaret donanmasına çok önem verirler. XIV. Yüzyılın başlarından sonra Akdeniz’deki deniz ticaretinin önemli bir bölümü Türklerin eline geçmiştir. İstanbul limanına bağlı Türk ticaret gemilerinin sayısı 17. yy. ortalarında 2600 ü bulmuştu. Bunun 600 ü büyük yelkenliydi. İstanbul limanında 3 bin deniz ticaret kaptanı, ticaret gemilerinde çalışan 27 bin tayfa bulunuyordu. Akdeniz tüccarı denilen İstanbul’daki  Türk armatörleri içinde çok zengin olanları vardı. ( yazan gençlik hizmeti)

Evliya çelebiye göre 17. yy ortalarının büyük Türk armatörleri olan kasım, Envar, Ferhat, Nimetullah Çelebilerden her birinin onar açık deniz ticaret gemisi yedişer  ticaret hanı kırk ellişer bin kese altını vardı.

Makineli deniz araçlarıyla deniz ticaretine girişimimiz ise 1843 de bahriye nezareti tarafından Marmara bölgesinde İzmit, Gemlik, Tekirdağ, iskelelerine Seyribahri adında bir vapurun işletilmesiyle başladı. Bu Türk ticaret donanmasının başlangıcı sayılabilir. Aynı yıl içinde bu hatlara bir vapur daha katıldı. Boğaziçi’ ne de  eseri hayır adında bir vapur işletildi. Bunun üzerine bu işlerle uğraşacak bir idarenin kurulması gerekli görüldü. Böylece bahriye nezaretine bağlı olmak üzere 1845 de Fevaid-i Osmaniye kuruldu. Fevaid-i Osmaniye 1870 yılına kadar sürdü. Bu arada adı İdari-e Aziziye oldu. 1878 yılında bu idarenin yerine kurulan İdare-i mahsusa 32 yıl Türk sularında gemi işletti ama kapitülasyonlar Türk  Ticaret Donanması’nın gelişmesini önlüyordu. Birçok yabancı ortaklık Türk sularında serbestçe gemi işletiyordu. İdare-i mahsusa 1910 yılında kaldırılıp yerine Osmanlı Seyrisefain İdaresi kuruldu.

Cumhuriyetin kuruluşuyla da bu idare iktisat vekaletli (ekonomi ve ticaret bakanlığı)ne bağlanıp ismi Türkiye seyrisefain idaresi olarak değiştirildi. Bu arada aralarda çok daha önceleri kurulmuş birçok denizcilik ortaklığı da  Türk Ticaret Donanması’nın gelişmesine yardımcı oldu. En önemlileri Şirketi Hayriye Gemi kurtarma Şirketi ile Vapurculuk Şirketi’ydi. Lozan Barış Anlaşması’yla Türk Ulusunun en açık haklarından biri olan Kabotaj Hakkını Türk bayrağı tekeline almış olan Türkiye Cumhuriyeti, Türk Ticaret Donanmasını da geliştirecek tedbirleri almaya başladı. 1923 yılında çoğu onarım isteyen bir durumda 34.902 Net Tonilato’luk gemiden meydana gelen Türk Ticaret Donanması, 1928 yılında 88.069 Net Tonilato’ya yükseldi. 1933 yılı Haziranında Türkiye Seyrisefain İdaresi de kaldırılıp Türk kıyıları arasında düzenli posta seferlerinin işletilmesi  tekeli Denizyolları İşletmesi İdaresine verildi. 1937 yılında bu idarede kaldırıldı. Liman işletmesi  fabrikalarla birlikte bütün denizcilik işletmeleri birleştirilip Denizbank kuruldu. Kısa bir süre sonra 1938 de Denizbank da kaldırıldı, yapısındaki bütün işletmeler ayrı birer idare durumuna geldi. Bunlardan düzenli posta seferleri ve şilepçilik işleriyle İstanbul ve çevresi yakın kıyılar servisleri Devlet Denizyolları İşletmesi adıyla kurulan idareye, liman hizmetleri de Devlet Limanları İşletilmesi idaresine verildi.1943’te bu idareler birleştirilip Devlet Denizyolları ve Limanları  İşletmesi Genel Müdürlüğü kuruldu.

Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi Genel Müdürlüğü de görevini 10 Ağustos 1951 tarih ve 5842 sayılı kanunla kurulan Denizcilik  Bankasına devredilen işletmeler şunlardır:

  • İstanbul Şehir Hatları
  • Açık Deniz Hatları
  • Silepçilik İşletmesi
  •  İstanbul Liman İşletmesi
  • İzmir Liman İşletmesi
  • Trabzon Liman İşletmesi
  • Van Gölü İşletmesi
  • Haliç Fabrika ve Havuzlar İşletmesi
  • İstinye Fabrika ve Dokları İşletmesi
  • Kıyı Emniyet İşletmesi

Denizyolları idaresi, eldeki gemilerin tonajını, iki katına yakın bir oranda arttırdı, özel şilepçilik işletmelerinin de gelişmelerine yardım etti. Bu arada liman tesis ve araçları da modernleştirildi. Özellikle kömür yükleme boşalma  işi için en modern araçlarla geniş bir kömür alanı meydana getirildi. Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Akdeniz hatları kuruldu.

Son yıllarda gerek iç ve gerek dış hatlarda çalışan gemilerimizin sayıları hızla artmış kaliteleri de yükselmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kömürle işleyen buharlı gemiler yerine motorlu gemiler satın alınmış ya da dünyanın büyük gemi tezgahlarına ısmarlanıp yaptırılmıştır.

Yurdumuzdaki tersanelerde de bütünüyle Türk mühendis ve işçileri tarafından değişik tiplerde gemiler yapılmaktadır. Özellikle son yıllarda İstanbul’daki Hasköy, Camialtı ve İstinye tersanelerinde birçok Şehir Hattı gemisi, araba vapuru, feribot, römorkör ve şilep yapılmıştır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

1 Yorum Yapıldı

  1. mustafa

    22 Ekim 2012 at 00:06

    camialtı tersanesinde üretilen salacak ve eminönü arabalı vapurlarının yolcu ve araba kapasitesini mail adresime atarmısınız…