Türkiyeye N'oluyor

Selamun aleyküm değerli okurlarımız;

Son günlerde ülkece yaşadığımız sıkıntıları hepimiz doğru yalan haberlerden takip ediyoruz. Kimi kanaldan haberin bir kısmını kimi kanaldan diğer kısmını dinliyor ve haber hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyoruz. Eksik kalanlarıda internetten tamamlamaya çalışıyoruz.

Bu kadar karışık gündemde malesef tarafsız basın bulmakta zorlanıyor hangi kanalı açsak ya Başbakanı görüyoruz yada Kılıçtaroğlunu. Malesef 12 Haziran seçim süreci iyi geçmiyor ve seçim sonrası süreç için endişeler gittikçe çoğalıyor. Herkes geleceğe endişeli gözlerle bakıyor. Gençlerimiz gelecek planı yapamıyor. Büyüklerimiz bizlere yol gösteremiyor. Gösterdikleri yollarda çıkmaz sokak gibi bizleri hiç bir yere ulaştıramıyor.

Ülkemizin geleceği tehdit altındayken malesef Başbakanımız yaptığı yollarla, yaptığı havalimanlarıyla, verdiği beş para etmez kitaplarla oy istiyor. Çıraklık ve kalfalık yaptım şimdi Ustalık için talibim diyor ve kendine Mimar Sinan yakıştırması yapıyor. Bilenler vardır daha öncede bir AKPLİ İl Başkanı Başbakanı anons ederken “adeta ikinci peygamberimiz(!)” gibi talihsiz bir cümle kuruyor ve bu olayın duyulmasından sonra ki bu duyulma süreci yaklaşık   1 sene ondan sonra istifasını istiyor. Malesef bunlarla yetinmiyor bir sahte kabadayılık yapıyor ve “Son Halife” sıfatıyla yüzlerce kişi tarafından karşılanıyor.

Başbakanın böyle karşılanması, böyle sıfatlandırılması bizi ilgilendirmiyor ancak Başbakan’ın gerçek kişiliği hakkında bizlere bilgi veriyor. Başbakan 3. kez hükümet kurabilmenin hırsıyla sağa sola saldırıyor, ağzına geleni söylüyor. Ancak başbakan bu sataşmaları malesef sadece miting meydanlarında sürdürmüyor elindeki kamu kurumları vasıtasıyla Milliyetçi Hareket Partisine bir baskı uyguluyor.

Kaset skandallarını bu seçim döneminde yayınlatarak Milliyetçi Hareket Partisine zarar vermeye çalışıyor. Yanlış anlaşılmak istemem bu yapılan ahlak dışı olayları tasvip etmiyorum. Bu kişilerin Ülkücü Hareketten uzaklaştırıldığı için memnuniyet duyuyorum. Ancak bunun siyasi tarafınıda tartışmamız gerekiyor. Milliyetçi Hareket Partisi belli kesimler tarafından zor duruma düşürülüyor. Bu durum yalnızda Akpye yarıyor. Sadece iktidar partisine yarayan bu durumun sorumlusu olarak akla direk akp geliyor.

Milliyetçi Hareket Partisi konvoylarına saldırılar yapılıyor. Emniyet güçleri önlem almaları gerekirken çayırda çimende yatıyor. Bu tür ihmallere maruz kalan ülkücülerin emniyet güçlerine karşı olan sevgisi giderek azalıyor. Teröristlik suç olmaktan çıkıp ülkücülük, milliyetçilik olmak suç oluyor. Böyle bir döneme girdik ve bu dönemde hiç bir şey eskisi gibi olmayacak gibi duruyor.

Milliyetçi Hareket Partisine yapılanlar yetmiyormuş gibi şimdi birde Ülkücü Hareketin yetiştirdiği ülkücüleri davaya hainlikle suçlayıp gözaltına alıyorlar. Yıllardır Diyarbakır’a neden gitmiyorsun diyen başbakanın asıl nedeni şimdi ortaya çıkıyor. Meğer bizi bize kırdırmayı planlıyormuş. Başbakan ve ekibinin atladığı bir konu var. Ülkücü olan ve Erdem Karakoç, Yusuf Ziya Arpacık gibi adamları tanıyan hiç kimsenin bu yapılan suçlamalara inanmayacağını tahmin edemiyorlar.

Konuşmaların tam metnini yayınlayan internet sitelerinde görüldüğü üzere bu kişiler oraya saldırı yapmaya değil aksine olabilecek bir saldırıyı önlemeye gidiyorlar. Teröristler bir tinerciye silah verip al şunları tara diyebilirler ne yaparız o zaman diye konuşuyorlar.

Konuşmak zorundalar çünkü Sayın Devlet Bahçeli Bey’in bir saldırıya uğraması sonucu çıkabilecek provakasyonların önüne geçmek bihayli zor. Devlet Bey’e bir saldırı sonucu Türkiye bir bölünmeye gidebilir ve milletimiz ağır yaralar alabilir. Bunu önlemek emniyet güçlerine kalıyor. Ama İstanbul’da görülen zafiyet emniyet güçlerine karşı güveni azaltıyor.

Diyelim ki Erdem Bey ve Yusuf Bey ile gözaltına alınan dava adamları Diyarbakır’a kan dökmeye gidiyorlardı. Bunun sonucunda da bir oy almayı planlıyorlardı. Eğer bu gerçekten böyleyse Hopa’da yaşanan olayları akp kendimi yaptırdı. Ondanda önce Kastamonu’da yaşanan olaylarda bir akp eylemimidir yoksa ?

Akp Türkiye’de terör konusunda hiç bir gelişme gösterememiştir. Gelişmenin yanı sıra gerileme yaşanmıştır. Bu zamana kadar hiç bir zaman teröristler bu kadar rahat olamamışlardır. Bugün çok rahatlıkla terör örgütü pkk propagandası yapabilmektedirler.

 

Bir Türk Genci olarak Milletimden istediğim tek şey var;

12 Haziran seçimlerinde yapılan yolları değil,

12 Haziran seçimlerinde yapılan sefer sayılarını değil,

12 Haziran seçimlerinde çakma ekonomik rakamları değil,

12 Haziran seçimlerinde Türkiye’nin Terörle mücadelesini oylayın.

Türkiye’nin terörle mücadelede başarısız olmasının nedeni asker değildir. Terörle Mücadeleyi asker yapmaz. Asker teröristle mücadele eder. Terörle mücadele bir devlet işidir. Terörle mücadele değil müzakere yapılıyor.

 

Allah sonumuzu hayırlı kılsın. Şu mübarek gecede Hak Teala Türk Milletinin Yanında Olsun.

Allah Yar ve Yardımcınız Olsun….

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>