Type Wheel – Toz

Toz, Type Wheel’in uzun süreler üzerinde emek harcadığı ve emeğine de değen başarılı Oyuk albümünün altı parçasından dördüncüsü olarak albümde yerini almaktadır.

Toz isimli şarkının vokal kayıtları Samsun’da Filo Müzik Stüdyo‘nda yapılırken mix işlemleri ve altyapısı da Filo Müzik Stüdyo’da Type wheel’in kendisi tarafından yapılmıştır. Bu şarkı da Type Wheel’in liriklerinde Abstract Hiphop’ın taht kurduğunu anlayabiliriz.Bildiğiniz üzere Type Wheel daha çok soyut çalışıyor ancak herkes o şarkılardan bir yerlerden kendine bir parça bulmayı başarıyor ve bu parçada kendinden pay bulan birisi de benim. Kanımca albümün birbirinden değerli parçaları içerisinde favorim olan Toz, Samsun’dan da biraz bahsediyor ki eğer Samsun’da yaşıyorsanız sizin de bir parça hissedeceğinizi düşünüyorum. Bu düşüncelerin ve duyguların aynısını hisseden bir ben değilimdir ,herhalde çoğuluz.Altyapıdan da biraz bahsedecek olursam ki şarkının alt yapısı -özellikle de nakarat safhası- sözlerle bir uyum içerisinde, gerçi bunu yazıya dökmek biraz zor oluyor. Velhasıl kelam şarkı sözlerine alt kısımdan ulaşabilirsiniz. Ve unutmadan “Kırmızı Şal Görmüş İspanyol Boğası” ,”891″ şarkılarını da yazdıktan sonra Oyuk’un albüm kritiği yapılacaktır.

Keyifli Dinlemeler.

 

Type Wheel – Toz şarkı sözleri

Verse
bu derime işleyen okyanus serinliği
kimlik bunalımına tabi birkaç film repliği
taradığım alandan yüzüme ilişir ne bir iz ne bir toz
kurduğum cümlenin daha da devriği

mesafelere olan kinimin daralmış çemberi
sabır da bir yere kadar derim umut da bir yere kadar
bu bardak dolmuyor dolsa dahi ederi gideri kadar malesef
geleni gideni kadar

ölüm hak dudaklarımda demirden bir tat durur
ve kızıla döner retina örneği
şimdi son bir şans daha bir daha geriye dönmeyin
delirme arifesinde hazır kıta gömleğim

ve doğruluğunu yitirmiş bir kahinin
acıma duygusundan sıyrılıp son sigarasına talibim
yani kanı bozuk bir coğrafyanın hamisi
kalır mıyım gider miyim ne değilim ve dahilim

ne kar ne iz yolumu bulmak adına takip ettiğim bu sis
belli belirsiz simalar haznesi
kafam düşer boynumdan kanyona
devir değişti artık ateş ile barut yan yana

tutsağım mayına bastı beynimin sol lobu
adımı gömdüğün lambadan çıkart beni derim ki yorgunum
damarlarımı tıkayan vefa benim bayrağım
inmedikçe insanım ben tatmadım hiç korkuyu

Nakarat
şimdi bakıyorum da oyuktan eksilen tek parça
başıma bela sabahlardan odama düşen korkuluktu
şöyle bakıyorum da yorgunluğuma aldanıp
bir cümle kurarsam diye bu sefer susarsam diye

itirazım olmaz bak yeminler olsun
kimliğimde adıma karşılık gelen ne var ise unuttum
şimdi soruyorum kendi kendime
bu iskeletten tekrar insan olur mu

Verse
tabiatında var olan bu rutine bağlı halatlar ile kan pompaladım
bu şehir beni sokaklarında unuttu ve lakin bende yüzüne konuştum
mukadderat yanmışız
biraz tamahkar ne lanet vapurundan ne ***tan travmayan faydalandım

burada merkür kadar bayır var
teleferik ise kahraman taşır limandan
kadifekale nin en köhne kanyonuna
dedim ya yanmışız ateşin harlısı

cebinde afyon saklı şurada köşe başında kansızın
tevafuk eder aynı dolmuşta gölgemiz
nasılsın hakaretine tabiyim
uyandım ansızın

ve şehrin ortasında bir karartı
boynumdan içeri sızan soğuğa karşı dayandım
mülteciler bozuk lisanı ile yoldalar oradalar
kaybolmak namümkün namümkün anlarsın

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>