Ülkücüler İçerde Teröristler Dışarda

Selamun aleyküm;

11 Ülkücü Çete Üyesi Olmak Suçundan(!) Gözaltında

Ülkemizde yaşanan hadiseleri hepimiz az çok takip edebiliyoruz. Türkiye 2002 yılından bugüne kadar çok şey yaşadı. İyisiyle, kötüsüyle tam 9 sene yaşadık hep beraber. 2002 yılından beri yaşadığımız olayların kimini hatırlıyor, kimini hatırlamıyoruz. 2002 yılından önceki yıllarda yaşadıklarımızın birazını hatırlıyor birazını hatırlamıyoruz.

İnsan beyni geçmişi hep bugünden yorumlar. Yani eğer bugün haberlerde 1999 yılında yaşanan cinayetler gösterilirse biz o yılda yaşadığımız kötü şeyleri aklımıza getiririz. Ama haberler 1999 yılının ilkbaharını gösterirse o yıla ait iyi şeyleri aklımıza getiririz.

Beynimizin böyle bir çalışma şekli vardır. Yaşadığımız hiç birşeyi unutmayız ama bize hatırlatmadıkları sürece aklımıza getiremeyiz.

2001 yılına dair aklınızda sadece kriz varsa bu size sadece onun anlatıldığı içindir. O yüzden özellikle bugünlerde, seçime çok az bir zaman kala bir beyin fırtınası yapınız. Beyin fırtınası yapınız çünkü 8,5 yıllık iktidar döneminde olmaz işler oldu, yok artık denilen hadiseler başımıza geldi.

2002 yılından bugüne terörün nasıl arttığını hepimiz biliyoruz. Terörden bahsediyoruz sürekli amacımız terörü istismar etmek değil canlarını veren ŞEHİDLERİMİZİN emanetlerine sahip çıkmaktır. 

Bu vatan için şehit olanlar bize yalnızca ailelerini emanet etmezler, o askerlerimizin bize bıraktığı en büyük emanet VATANDIR.

Vatana sahip çıkmaz bizim görevimizdir. Biz derken herhangi bir siyasi gruptan değil tüm Türk Milletinden bahsediyorum.  Türkiye’nin kolay kazanılmadığını ve kolay kolayda kaybedilmeyeceğini tüm dünya biliyor artık.

Türkiye’nin kurulduğu yıllardan beri bu bölgeyi kendi kontrolüne geçirmek isteyen dış mihraklar bugün halen görevleri başındalar.

Bu dış mihraklarla iş yapanlar bugün Türk Milleyetçilerine eziyet etmektedirler.

Düşününüz, sokaklarda binlerce terörist ellerini kollarını sallayarak gezerken, Türk Milliyetçileri hapishanelerde yatmakta.

Askerimize kurşun sıkan şerefsizler rahat rahat gezerken Milliyetçiyim diyen ve sesi gür çıkan herkes içeri alınıyor.

Yazımın başında insan beyni ile ilgili kısa bir bilgi vermiştim. Şimdi size yaşadığımız, yaşamadan önce ise hayatta olmaz dediğimiz bir  hadiseyi hatırlatmak isterim.

 

Habur olayını hepimiz hatırlıyoruz değil mi ?

Teröristlerin dağdan sözde barış için indirilip Türkiye’ye getiriliş olaylarını hepimiz hatırlıyoruz. Şu sözde barış ve demokrasi partili sahte milletvekillerinin onları karşılamasını hepimiz izlemiştik. Ancak bizim canımızı sıkan o çakma vekillerin onları karşılaması değildi. Bizim kanımıza dokunan olay Türkiye Cumhuriyeti hakimlerinin, savcılarının onları karşılamasıydı. Rahatsız olmasınlar diye Türk Bayraklarının saklandığını hatırlıyoruz değil mi ?

O eli kanlı terör örgütü üyelerinin nasıl aklandığını hep beraber gördük. Askerimize, milletimize kurşun sıkan şerefsizler tutuksuz yargılanmışlardı. O terör örgütü üyeleri serbest bırakılırken kendi aralarında bir konuşma yapan Türk Milliyetçileri nasıl oluyor da tutuklanıyorlar ?

Bu durum sonucu ülkücülerin sessiz kalması nasıl bekleniyor ?

Bunu yapanların yüce mahkemede yargılanacakları hiç akıllarına gelmiyor mu ?

Teröristleri serbest bırakan ülkücüleri tutuklayan mahkemenin bağımsız olduğu söylenebilir mi ?

Bu yazımızdan ülkücüler yargılanmaz, yargılayamazsınız gibi anlamlar çıkarmayın. Suçlu olan her kişi hakimler, savcılar önünde hesap verecektir, vermelidir. Ancak suçsuz olduğu halde tutuklanan, suçlu olduğu halde bırakılanları görünce sessiz kalmak mümkün olmuyor.

Kendi aralarında konuşma yapan ülkücüleri derhal serbest bırakmalıdırlar. Yoksa bunun vebali altında ezilirler. Ülkücüleri susturamayacaklar.

Erdem Karakoçları, Yusuf Ziya Arpacıkları içeri alırlar ancak onların yerine gelecek Kürşadlar, Alparslanlar, Alperenler bulunur. Yeni gelmiş olan Kürşadlar daha tehlikeli olacaklardır. Ağabeylerinin hesabını sormak isteyeceklerdir. Suçsuz yere yatanların hesabı sorulur.

6 Haziran Günü Devlet Bey’i korumak için emanetlerle gideceklerinden konuşanların konuşmalarını çarpıtarak,  Devlet Bey’e suikast yapacak iddalarını çıkaranları tarih asla affetmeyecek.

Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde oynanan oyunları görmenizi temenni ediyorum. Ülkücü Hareketin kutlu davasından alıkonulamayacağı artık bilinmelidir.

Ülkücü Hareket Engellenemez.

 

Allah Türk’ü Korusun ve Yüceltsin

Allah’a Emanet Olun

Selamun Aleyküm

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

1 Yorum Yapıldı

  1. Kürşad Altan

    4 Haziran 2011 at 14:56

    Bu işin sonu YA İSTİKLAL YA ÖLÜM