Yanlış Bilinen Atasözleri ve Doğruları

Günlük hayatımızdaki konuşma dilimizde, anlatmak istediğimiz kavramları daha iyi anlatmak ve anlamı güçlendirmek için bir çok atasözü ve deyim kullanırız. Gündelik hayatımızda kullandığımız bu atasözleri ve deyimleri yanlı kullanıyor olabilir miyiz. Siz atasözlerini ve deyimleri, konuşurken hatta yazarken yanlış kullanıyor musunuz bilmiyorum. Ama ben çoğu atasözünü yanlış biliyor, yanlış telaffuz ediyor ve hatta yanlış yazıyor muşum. Yapmış olduğum araştırmalar sonucunda bunu fark ettim.

Çoğu insanın yanlış bildiği atasözlerini ve deyimleri Yazan Gençlik tespit etti ve asıllarını, doğrularını araştırdı. Gelin galeriye bir göz atalım, siz acaba kaçını yanlış kullanıyorsunuz ?

 

” Güzele bakmak sevaptır ” değil
Güzel bakmak sevaptır

guzele-bakmak

Güzel bakmak sevapmış oradaki… Tabi güzel bakmak mantıklı bu sevap olabilir. Zaten başkasının mahremine bakmak neden sevap olsun ki, buradan anlamalıydık.

 

” Su küçüğün söz büyüğün ” değil
Sus küçüğün söz büyüğün

Suyun önce küçüklere ikram edilmesi; Onların susuzluğa daha dayanıksız olduğunu düşündüğümüzden atasözünü sorgulamamış olabiliriz. Ama bana hep mantıksız gelmişti zaten, bu yanlış söylenen atasözü…

 

” Azimle sıçan duvarı deler ” değil
Azimli sıçan duvarı deler

azimle-sıcan

Azimle dışkılayan değil arkadaşlar, azimli sıçan yani farenin büyüğü olan  keme vardırya işte o. Keme azmederse duvarı delebilirmiş.

 

” Kısa kes Aydın havası olsun ” değil
Kısa kes Aydın abası olsun

sırma-efe

Aydın efelerinin üzerine giydikleri kıyafetin üst kısmına aba deniyormuş. Ayrıca bu abalar Aydında kısa olurmuş.

 

” Elinin körü ” değil
Ölünün kûru ”

Kur mezar anlamına geliyor ve ayrıca el değil ölü imiş.

 

” Geçti Bolu’nun pazarı sür eşeği Niğde’ye ” değil
Geçti Bor’un pazarı sür eşeği Niğde’ye

Şimdi düşünmek lazım aslında, neden Bolu pazarını kaçıran eşek sahibi arkadaşımız taa Niğde’ye gitsin. ” Eşşek misin be adam o kadar yolu katediyorsun ? ” diye sorarlar insana…

 

” Fukaranın düşkünü beyaz giyer kış günü ” değil
Zürefânın düşkünü beyaz giyer kış günü

” Zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü ” deyimindeki yanlış anlaşılmayı düzeltirseniz sevinirim. Bu deyimdeki “zürafa” kelimesinin kökü Arapça olup “zarif” kelimesinin çoğuludur ve doğrusu “zürefâ” dır. Zariflerden (şık, gösterişli giyimlilerden) olacağım diye zevksizlik örneği sergileyen kimseler için söylenmiştir.

 

” Sıfırı tüketmek ” değil
Zafiri tüketmek

Zafir soluk demektir.

 

” Su uyur düşman uyumaz ” değil
Sû uyur düşman uyumaz ”

Sû asker demektir. Atasözü asker olan sudan bahsediyor. Birçoğumuz subaşının eski dilde ordu komutanı anlamına geldiğini duymuştur. Subaşının komutan anlamına geldiğini ben de biliyordum lakin subaşı kelimesindeki sunun asker olduğu hiç aklıma gelmedi. Daha doğrusu ben bu atasözünü belleğimde hiç güncelledim. şimdiye kadar hep içtiğimiz su olarak kaldı. 😀

 

” Aptala malum olurmuş ” değil
Abdala malum olurmuş

Aptal nereden bilsin; o deyimdeki aptal değil derviş, alim  anlamına gelen abdaldır.

 

” Saatler olsun ” değil
Sıhhatler olsun

Yeni tıraş olmuş birisine neden saatten bahsettimizi bi’ düşünmedik ki. ” Bu saatte tıraş mı olunur be manyak. 😀 ”

 

” Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz ” değil
Ane gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz

Aslı Ane’dir, arkadaşlar. Ane Bağdat’ta bir uçurumun adıymış. Yar eski dilde uçurum anlamına geliyor. Bu bilgiler ışığında atasözünün aslı mantığa kavuşuyor. Ancak bizim yanlış olarak bildiğimiz hali de kullanılabilir aslında ne olacak ki.

 

” Altı kaval üstü şişhane ” değil
Altı kaval, üstü şeşhane

seshane

Kaval: namlu mermiyi nereye atacağı çok da kestirilemeyen düz bir borudur. Şeşhane: mermiyi atış ekseni etrafında döndürerek çok daha hassas nişan almayı sağlayan altı yivli namludur.

 

” Haydan gelen huya gider ” değil
Hayy’dan gelen Hu’ya gider

Hayy, ezelî ve ebedî diri olan, uyuklama, yorulma gibi noksanlıklardan uzak olan, anlamlarına gelen Allah’ın isimlerinden biridir.

Hu ise ” O ” anlamına gelir. Sufi literatürde sıklıkla Allah’ı kastetmek için kullanılır. Yani atasözü Allah’tan gelenin Allah’a döneceğini anlatır. Kısaca her şey gelip geçicidir.

 

” Göz var nizam var ” değil
” Göz var izan var ”

Nizam kural, düzen anlamına gelir. Atasözünün aslındaki izan ise anlayış, anlama yeteneği anlamına gelir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

8 Yorum Yapıldı

  1. Mekan

    29 Ekim 2016 at 20:44

    Selam! Ben Türkmenistan’lıyım! Su küçüğün atasözü bizdede var ama sus kelimesi yok sus yerine DIM deniliyor!

  2. Sıla

    6 Nisan 2016 at 15:34

    Ödevime çok yardımcı oldunuz sizlere çok teşekkür ederim

  3. Ömer

    4 Ocak 2016 at 23:29

    ” Zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü ” deyimindeki yanlış anlaşılmayı düzeltirseniz sevinirim. Bu deyimdeki “zürafa” kelimesinin kökü Arapça olup “zarif” kelimesinin çoğuludur ve doğrusu “zürefâ” dır. Zariflerden (şık, gösterişli giyimlilerden) olacağım diye zevksizlik örneği sergileyen kimseler için söylenmiştir.

    • Muhammet Aygün

      5 Ocak 2016 at 12:01

      Merhaba Ömer Bey,

      Beni uyardığınız için ve bilgilendirici yorumunuz için teşekkür ederim. Makaledeki bahsettiğiniz kısım düzeltilmiştir. Saygılar.

      • Ömer

        5 Ocak 2016 at 12:52

        Rica ederim. Yanlışları düzeltme adına giriştiğiniz çaba için bizler teşekkür ederiz. Saygılar bizden…

      • Ömer

        16 Ocak 2016 at 11:46

        Tekrar merhaba. ” Zürefânın düşkünü beyaz giyer kış günü ” atasözünde yazım yanlışı da kelimenin tamamen yanlış anlaşılması da söz konusu. Yazım hatasını düzeltmişsiniz ama sözdeki “zürefâ” kelimesinin hayvan olan zürafa ile zerre kadar alakası yok. Anlatılmak istenenin ne zürafanın boyuyla ne de rengiyle açıklanabilecek bir yanı yok. Teşekkürler…

        • Muhammet Aygün

          16 Ocak 2016 at 18:17

          Merhaba Ömer Bey,

          Sakıncası yoksa yapmış olduğunuz 1. yorumu açıkla olarak ekliyorum. Deyimi editledik ama açıklamayı editlememişim. Uyarınız için yeniden teşekkür ederim.

          • Ömer

            16 Ocak 2016 at 23:15

            Yorumu açıklamaya bire bir yazmanıza gerek yok; istediğiniz gibi yeniden düzenleyebilirsiniz. Rica ederim. İyi çalışmalar…