YAZMAK MI? YOKSA SUSMAK MI?

Yazmak… Elim kaleme gitti kalem beni itti. Sanki küsmüştü bana, sanki adına tükenmez denilen ama günden güne tükenen bir zamanı yazmamak için direniyordu. Suskundu cümleler. Özne yüklemine hasretti yüklem bi türlü sonlandıramadığı noktasını arıyordu. Kalemin kıyısında, kelamın ötesindeydi hayat…

Susmak… Herkes konuşuyordu, herkes birilerine bir şeyler anlatmanın çabasındaydı. Maksat susmaktaydı? Neden Mevlana kendine suskun demişti?  Neden hala hamdı? Onun ham olduğu zamanda biz tammıydık? Susmak ve çok şey anlatmak, belkide önemli olanda buydu.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>